Untitled Document
Anasayfa | Yazarlar | Foto Galeri | Video Galeri | Künye | Reklam | Sitene Ekle | İletişim
REKLAM İLETİŞİM KÜNYE
BİZİ TAKİP EDİN
Gazete Kültür Köşe yazarlığı kimin işi?
 

Köşe yazarlığı kimin işi?
Cündioğlu köşe yazarlarının gerçekte ne iş yaptıklarına dair güzel yorumlar getiriyor…
Ekleme Tarihi : 20111107165218 -

'Köşe yazarlar' ile 'köşe yazarları'


Bugünkü Türkçemizde şeyleri tasnif etme edimini 'bölümleme', tasnif'in kendisini de hemen hemen 'bölümler' anlamına gelebilecek üç ayrı sözcükle ifade ederlerdi: envâ (nev'îler), aksâm (kısımlar) ve asnâf (sınıflar). 

Bu bölümleme, şeylerin zâtî araz'i ve hem zâtî, hem de arazî hususiyetlerden mürekkeb oluşlarına göre yapılır ve bu bölümler, kendi aralarında daha küçük bölümlere ayrılmak istendiğinde daha farklı adlar alırlardı. Öyle ki şeylerin bu suretteki ayrımı, kitapların bölümleri içinde kullanılırdı: Meselâ mukaddeme, kısım, fasıl, bahis... 

Biz, yazarları bazı hususiyetlerine göre ayırmak istesek, acaba onları hangi hususiyetlerine göre sınıflandırabiliriz? Sözgelimi yazdıkları konulara ve sahalara göre mi? Yazma biçimlerine (uslûblarına) göre mi? Yaşlarına göre mi? Sahip oldukları ideolojilerine göre mi? Ortaya koydukları ürünün nev'îne göre mi? Yazdıkları gazetenin adına ve özelliklerine göre mi? Nerede yazarlarsa yazsınlar aldıkları maaşa göre mi? Ahlâkî tutumlarına göre mi? Profesyonel ya da amatör oluşlarına göre mi? Ülkelerine ya da ırk ve cinslerine göre mi?.. 

Yazarları, hususiyetlerine göre ayırmak istediğimizde, bu şekilde gelişigüzel suâller işe yaramaz. Çünkü suâl sormadan önce kendisinden suâl olunan hususiyetlerin tasnif edilmesi gerekir. Bu hususiyetler, yazarların zâtî özelliklerini mi, arazî özelliklerini mi gösteriyor, yoksa ikisinden mürekkeb özelliklerini mi?  

Verilecek cevaba göre, daha sağlıklı bir bölümleme yapmak ve daha muhkem bir tefrikte bulunmak imkânını elde edebiliriz diye düşünüyorum. Ne ki bu benim işim olmadığı gibi, böyle bir bölümlemeden elde edilecek sonuç da umurumda değil... Burada beni ilgilendiren asıl husus, 'köşe yazarlar' ile 'köşe yazarları' arasındaki esasa ilişkin farkın nereden kaynaklandığını, nasıl husule geldiğini bulmak... 'Köşe' kelimesinin, nasıl olup da birbirinden farklı iki yazar türünü ortaya çıkarabildiğini anlamak... Öyle ya yazarlık, 'köşe' olanların mı 'köşe' olacak olanların mı işi, yoksa bir köşede öylece yazanların mı? Bir açıdan baktığınızda 'köşe' sözcüğü yazarı nitelemekte, yazarın ne olup olmadığını göstermekte; diğer yandan aynı 'köşe' sözcüğü, yazının türünü ve yerini göstermek suretiyle yazarına alem olmakta. 

Öteden beri köşe yazarlarının gerçekte ne iş yaptıklarını merak eder dururum. 

Köşe yazıları okuduğumda bu suâlleri sorduğum gibi, köşe yazıları yazmaya başladıktan sonra da sormaya devam ettim. Her iki halde de bulduğum cevaplar değişmedi ve hep aynı hikâye aklıma geliverdi: 

İbn Sirin bir gün yolda bir arkadaşına rastlar ve selam verip 'nasılsın' der. Arkadaşı da üzüntülü bir şekilde, 'Beş yüz dirhem borcu olan bir kimse nasıl olabilir ki?" diye cevap verir. Bunun üzerine İbn Sirin hemen evine gider ve çok geçmeden geri gelir. Arkadaşına 1000 dirhem uzatarak "Al bu dirhemleri" der; "Beş yüzüyle borcunu öde, beş yüzüyle de geçimini temin edecek bir iş yap"  

Arkadaşından ayrıldıktan sonra İbn Sirin kendi kendine söylenir: "Vallahi! Bundan sonra kimseye 'nasılsın' demeyeceğim!" 

İşte 'köşe yazarlar' ile 'köşe yazarları' arasındaki fark, tam da bu noktada ortadan kalkmakta; öyle ki bu kıssa aklıma geldiğinde he iki terkip arasında mevcut olan ses uyumunun keyif verici harmonisinin dahi anlamı kalmamaktadır. Zira hem 'köşe yazarlar', hem de 'köşe yazarları', yazdıkları konularda herhangibir şeye fiilen (bizzat) derman olmayı düşünmeksizin eyleyen adamlardır. 

Bu ise benim çok zoruma gidiyor ve hüccetimiz Gazâli'nin şu sözü hiç aklımdan çıkmıyor: 

"Selef-i salihîn, derdine derman olmayı düşünmeksizin bir kimseye 'nasılsın' demeyi riyakarlık olarak görürlerdi." 

Hal böyle olduğuna göre, köşelerin türü de önemli değildir. Ha üçgen, ha dörtgen, ha dikdörtgen, ha beşgen, ha altıgen... 

Bu arada size bir uyarı: Uzmanlardan duyduğuma göre, köşelerin sayısı arttıkça, köşe 'köşe' olmaktan çıkıyormuş, yumuşuyormuş ve 'daire' halini alıyormuş. Çünkü dairevî şekillerin bereketi, köşeli şekillere nazaran daha kolay, daha hızlı ve daha mükemmel imiş.

 

Dücane Cündioğlu

Yeni Şafak, 19 Mayıs 1998

 


Etiketler - Köşe - yazarlığı - kimin - işi? -
FaceBook ta paylaş
20111107165218 -
Gazete Kültür
0 Yorum
Haberi Yazdır
DİĞER HABERLER
ERCİYESİN ZİRVESİNDE EDEBİYAT ESİNTİSİ
MEHMET DOĞAN'DAN GÖKÇEK'E ELEŞTİRİ
HAŞMET BABAOĞLU: SEZAİ KARAKOÇ'UN DÜŞÜNCESİNİ TANIMASAYDIM YAZIK OLURDU!
KİMSESİZLER YURDUNDA AÇAN ÇİÇEK!
MURAT MENTEŞ'İN YENİ ROMANINI TOPLUM İÇİNDE OKUMAYIN!
İBRAHİM TENEKECİ, İBRAHİM PAŞALI'YI YAZDI
İBRAHİM TENEKECİ AHMET MURAT'I YAZDI: İSMİNİ ANARSAM SERİNLİYORUM
İBRAHİM TENEKECİ'DEN SONRA NE OLACAK?
MURAT MENTEŞ: ALEVİLER DÜNYA AHİRET KARDEŞLERİM
SÖZÜN BİTTİĞİ YERDEYİZ
Hamidoloji kulağa hoş geliyor!
Çağrı'yı tekrar çekmek yürek ister!
İki yazı iki duruş!
“120 yaşına kadar yaşayacaksak…”
Ses peyzajı: Hakikatin anayurdu
Arayüzlerimizle yüzleşebiliyor muyuz?
Eller ruhun aynasıdır!
Bütün kavşakları tutmuş ...klar
Abdurrahim Karakoç bir Türkiye sevdalısı!
Sizin bir bahçeniz var öyle mi?
Amacımız Kur’ân’a ve Sünnet’e gitmek!
Kalbin Direnişi ne asil direniş!
Kocaya secde en güzel bişey
Dizilerdeki Üç Tehlike: Masa, Kasa, Nisa
 
Untitled Document
ÖZEL RÖPORTAJLAR
 
 
ÖZEL HABERLER
 
TYB'DE AŞK İSTERSE KONUŞULUYOR
BESTAMİ YAZGAN YILIN YAZARI SEÇİLDİ
ŞİİR HAZA ŞİFADIR!
 
HABERKÜLTÜR TV
 
İbn Arabi
Türkiye Yazarlar Birliği'nde Ömer Lütfi METE
Balkan Savaşlarının 100. Yılında Büyük Göç 2
Balkan Savaşlarının 100. Yılında Büyük Göç
 
DERGİ
 
YEDİ İKLİMDEN ŞAKİR KURTULMUŞ DOSYASI
 
KİTAP
 
UMUT POSTASI OKUNMAYA HAZIR
 
Untitled Document
Hayat Kültür Haber Kültür Şehir Kültür Özel Haber Özel Röportaj Medya Kitap Söyleşi Kültür Dergi Sinema Kültür Sosyal Medya Müzik Kültür Tarih Kültür Tv Kültür Gezi Kültür Radyo Kültür Sufi Kültür Soru Cevap Gazete Kültür
haberkultur.com - Tüm Hakları Saklıdır © 2012
İzinsiz ve Kaynak Gösterilmeden Yayınlanamaz