Anasayfa - Künye - Haber Gönder - Reklam - İletişim  Giriş Sayfam YapRSS/XML
 
     Çok Okunanlar
     Son yorumlananlar
KEMAL E.;
ARTIK TABULARIN YIKILMASININ ZAMANI GELDİDE GECİYOR...

KEMAL;
SALİH BEYİN YAZISI CİDDİ ANLAMDA DOYURUCU OLMUŞ TESEKKUR EDİYORUZ...DEVAMINI BEKLİYORUZ...

mehmet gönenc;
ihsan deniz eğer şiire nokta koyuyorsa buna sadece üzülürüm...ne de olsa buz ve fire tek ciltte kala

Mehmet Oyan;
Kitabevleri şiire bigane kalsa da,şiirler sayfalar arasında öksüz-yetim olsa da,ölümüne şair

KEMAL ERİMEZ;
mustafa kemal ülkenin sartlarına göre her kesimi kullanmış anlaşılan ...U.SALİH BEYE TESEKKUR EDERİZ

EROL KÖMÜR;
Yeşil Ordu'nun kurucu üyelerine bakıldığında neredeyse tamamının İttihaçı olduğu görülür. İttiha

EROL KÖMÜR;
Ne acı! Memleket işgal edilirken veliaht şehzademiz üzüntüsünden Şişli atölyesinde tabloları yapıp&#

sezai gülşenoğul;
pes mi desem peh mi karar veremedim.Bu ne ego birader!! Peh!

Muhammed;
Sokaklarına sinmiş, nispet kokusundan belli: Mersin’den gelmiş geçmiş, nûrlu bir Kur’an G

y. emre altuntaş;
yeni ekip, yeni bir ruh... güzel şeyler olacak inşallah. allah kolaylıklar versin...muvaffakiyet

     Foto Galeri
Celal Hoca Anma Programı
Cahit Zarifoğlu
Aşkar Dergisi
     ANKET
Sitelerdeki anketlerin herhangi bir konuda gerçeği yansıtacağına inanıyor musunuz?
Hayır (52 %)
Evet (10 %)
Biraz (7 %)
Bazen (5 %)
Siteye göre değişir (24 %)
 
    Anasayfa | Sinema Kültür  
Matrix’in elindeyiz hala…
Matrix’in elindeyiz hala…
14 Nisan 2010 - 05:46:18
Beyaz tavşanı izle yeter!..

 

1.000.000.000.000 (yazıyla yalnız bir trilyon) hücreden oluşan beynimiz, evrenin en gelişmiş kompüterize sistemidir aslında, yaşayan efsane yani!.. “Abi çalıştır şu saksıyı!” Ama, yok! Neden? Çünkü, birer şahidi olduğumuz şu varlık aleminin en kıymetli ve nazlı misafiri olan insanoğlunun, üstün bir bilinçle yaşamasını ve yeryüzünü cennetten önce yaşanabilecek en güzel yer haline getirmesini sağlayacak olan fikirleri kemiriliyor!  

“Aksiyon” meyvasını, “program” dallarında taşıyan “plan” gövdesinin, üzerinde yükseldiği “strateji” kökünün fihristesi olan “ideal (fikir)” çekirdeği; kurtlar ve solucanlar tarafından kemiriliyor. Böylelikle,  o saksıdan doğarak yeryüzünü saracak kadar geniş dallı bir ağaç olabilecekken bulunduğu toprağa gömülen bir çekirdek gibi, beşiği mezar oluyor bir beyin hücremize daha. 

İyi de ne diyor bu âdaem! demeden önce “yazılım” örneğini bir daha gözden geçirin lütfen. Bilgisayara bedel “beynimiz”, programlara bedel “fikirlerimiz”, programlama diline bedel “lisanımız” yazılıma bedel “cümlelerimiz”, ve nihayet kodlamaya bedel “kelimelerimiz”. 

Madem ki virüs bir yazılım (cümle), öyleyse beynimize gelen her virüsün karşılığı olan cümle hatalı kodlamalardan (kelimelerden) oluşuyor demektir. Hedef aldığı da fikirlerimizdir. 

Peki Hatalı Kodlama Nedir? 

Hatalı kodlama o kadar içimizde, o kadar bizden gibidir ki, biz onu kendi fikrimiz sanırız. Çocuğu yuvasından, kadını kocasından, komşuyu komşusundan, kardeşi kardeşten, kulu Rabbinden ayıran (neûzubillah) odur. Aslında hepsinin gerisinde bir tek şey olmaktadır.”İnsanın kendine yabancılaşması”, kendinden ayrı düşmesi bir anlamda. Kalbiyle ruhu arasına dumanlı virüs dağlarının girmesi ve bunların ayrılığında görüş mesafesi fazlasıyla daralan biçâre aklın firaktan ağlaması... Bu ortamda artık “bed sector” vermeye başlamıştır insan!.. 

Artık fikirlerimiz çarpıtılacak, eğilip bükülecek, gerçekleri görüş ekranımız olan kalp monitörümüzde bulanıklıklar oluşacak, bu, gerçekleri olduğu gibi değil bize göründüğü gibi görmemize sebep olacaktır. Kimi zaman dev aynası, kimi zaman içe veya dışa bükük bir ayna gibi düz ve net göstermeyen bir monitörden ne bekleyebilirsiniz ki? 

“Kurtarmak istediğimiz insanların beyinleri, ama onlar buna hazır değiller. İçinde yaşadıkları sisteme o kadar bağlılar ki onu korumak için canlarını bile tehlikeye atarlar” diyen ve Matrix ile mücadelenin temel felsefesini özetleyen Morpheus, ne doğru söylemiştir. Bu açıdan bakıldığında Matrix’in elindesin! Ya içinde bulunduğumuz yalan, escape ile çıkamayacağımız kadar gerçekse!!! Ne yapacağız? Ne yapılabilir? Ne yapılması gerekir? Basit, beyaz tavşanı izle yeter!! 

Neo, herkes gibi çöpünü  kapıya koyan, faturalarını yatıran, lokantaya giden iyiliksever, dürüst, mütevazı, çalışkan biriydi, ancak Neo farklıydı.  Çünkü, zihninin dışa açılan kapıları kapanıp, içe açılan kapıları açıldığı gece vakti, ki buna seher vakti demeniz beni hiç şaşırtmaz, düşünmeye koyuluyordu. Sabahlara kadar uykuya karşı gözlerine bekçilik yapan şey fikirleriydi, bir şeyi arıyordu. Onu güdüleyen şey sorunun kendisiydi ve daha önemlisi, aradığı gerçek dışında değil onun içindeydi. “Eğer çok istersen, seni bulacak” diyen Trinity bir melek gibi inmişti dünyasına. 

Matrix, bizim virüs ya da hatalı kodlama dediğimiz yazılımın, “asıl programa karşı” üstün, galip ve aksine hatıralarda bile yer bırakmayacak kadir hakim bir pozisyonda olması üzerine kurgulanıyor. Matrix, insanoğlunun gerçeklerle arasının kesin olarak ayrıldığı ve bu ayrılığın uçuruma dönüştüğü sanal bir platform. Nerede kaldı bizim fikri hür vicdanı hür insan?!  

İnsan, bir parça su gibidir. Programında engin denizlere varmak olduğu kadar donanımı da buna uygun yaratılmıştır. Nevar ki tek başına bunu gerçekleştirmesi mümkün değildir. (Deniz ona gelirse o başka!..) Onun arayışı, kendisini engin denizlere ulaştıracak bir ırmağa katılmak içindir. Aksi halde durgunlaşıp bulanacak ve kokacaktır. Bu tek çıkar yolun yolu ise, önce kendi varlığının farkına varmaktır.

Bu ise kendini bilmek ile mümkündür. Zihni, hatalı ya da anlam içeriğini yitirmiş düşünce müsveddeleriyle işgal edilmiş bir kişi, bu eylemi nasıl gerçekleştirebilecektir. zihnini; ona ulaşan ve ondan çıkan her bir düşünceyi (kodlamayı– kelimeyi, buna altyazı da diyebiliriz) tek tek ele alıp, hatalıysa silip, yerine doğru satırı yazmakla, kalıplaşmak sebebiyle anlam yoğunluğunu kaybetmiş fikir kutucuklarını açarak yerine doğru anlamı yerleştirmekle mümkün olur.

Beyaz tavşanı izlemeye ne dersiniz?..

Hasan Murat

HaberKültür.Net

 

 

Paylaş
 

Yorum Ekle   Arkadaşına Gönder   Yazdır
     Yorumlar Tüm yorumları göster
 kaptaner / Ajan Smithlere ölüm!
 Son zamanlarda okuduğum en kaliteli yorumlardan biri. Sınırlarını bilen insan ne kadar da sınırsızlaşıyor. Bütün sanatlar kişiyi sahibine ulaştırmak için var. Diri yazılarınız için teşekkürler.
14 Nisan 2010 - 06:13:48


     Sinema Kültür kategorisine ait diğer haberler
 08:08  Bu Filmi İzlemeden Olmaz!
 19:10  Büyükler de animasyon sever
 01:43  Bu filmi heyecanla bekliyoruz!
 22:18  Genç sinemacılarda ümit var!
 03:18  Bu da mı gol değil hâkim bey!
 13:09  Bal'ın tadına doyulmuyor
 12:10  Güneşin fethi yakın!
 07:45  İnce ve zekice...
 15:26  Bu adam benim babam!
 13:14  Homofobik bir adam değilim!

     NE VAR NE YOK







     SORU - CEVAP
Gariplerin Kitabı bir klasik
     ÖZEL HABER
Anadolu’da Bir Gönül Efendisi
     ÖZEL RÖPORTAJ
Kutuz Hoca’nın ardından…
     KİTAP KÜLTÜR
Aşk öldürür
     DERGİ KÜLTÜR
Kış mü’minin baharıdır
     Videolardan
Zikir
Neşet Ertaş
Erkan OĞUR
  Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin kullanılması yasaktır.
Görsel Tasarım ve Yazılım : Mehmet Akif KARDEŞ

Kültür,Sanat Edebiyat