Anasayfa - Künye - Haber Gönder - Reklam - İletişim  Giriş Sayfam YapRSS/XML
 
     Çok Okunanlar
     Son yorumlananlar
enes;
ödevim vardı çok işe yaradı saolun bu siteyi herkese tavsiye edecem.com

yılmaz altunöz;
sergül hanım ihlas kokan yazılarınız, ufuk açıyor devamını dileriz...

Ahmet Şevki Şakalar;
Kahramanmaraş'ımızın edebiyatla anılması ne güzeldir.Güzel adamları şehrimizde ağırlamaktan memn

Metin doğdu;
Kimsenin kimseyi yücelttiğine mı bakıyoruz.bunlar çok üzücü olaylar bir kere engin noyan ve Mustafa

mehmet;
Zamana yeni düşmeyi geçtim TDK'nın sözlüğünde bulamadım kimisini.

bünyamin;
haznevi benimiçin en büyük tarikat bu yüzden muhammed mutaya selam söyller ellerinden öperim

sır;
eyvallah... böyle düşünenlerin olduğunu görmek sevindirdi beni, yalnız olmadığımızı hissettik. R

şeyma betül;
Bursa'da kitaba sığınanlara selam olsun,yolları açık olsun...

Damla;
Çok etkileyici ve çok güzel, yararlı bir haber, teşekkür ederiz...

ahmet şevki şakalar;
Dualarımız Abdurrahim ağabey için... sağlık ve şifalar....

     Foto Galeri
Yusuf Dursun Özel Programı
Yenidünya Kutlu Doğum
2011 Yılı TYB Ödülleri
     ANKET
Sitelerdeki anketlerin herhangi bir konuda gerçeği yansıtacağına inanıyor musunuz?
Hayır (51 %)
Evet (10 %)
Biraz (8 %)
Bazen (5 %)
Siteye göre değişir (23 %)
 
    Anasayfa | Gezi Kültür  
Daha gezecek çok yer var!
Daha gezecek çok yer var!
21 Nisan 2010 - 14:56:08
İçi onlarca balık, dışı yüzlerce kuş türüne ev sahipliği yapan Çağa Gölü yolu Bolu’ya düşenlerin ilk uğrak yerlerinden biri… Göl kenarında küçük bir yerleşim yeri düşünün.

 

Bir yanda günümüz şehri; modern, hayat dolu, çarşı pazarın insanlarla cıvıl cıvıl renklendiği, okullarda çocukların, iş yerlerinde insanların günlerini değerlendirdiği, marketlerde alışveriş yaptığınız, göl kenarında manzara eşliğinde yemek yiyebildiğiniz restoran ve piknik yerlerinin olduğu bir yer.  

 

Diğer tarafta, gölün tam karşı kıyısında da geçen yüzyılın sakinliğinde güngörmüş pirifâni dedelerin ve nenelerin yaşadığı, eski yazıyla mezar taşlarının sakince toprak üstünde beklediği, horozların sanki zamansız sabahlara öttüğü, derenin şırıltısında hepi topu beş on hane sakini ailenin günlük meşgalelerle vakit geçirdiği, köyün camiinin hemen yanında bir toplanma yeri olan kahvehanenin sobası etrafında sohbetler edildiği, aynı zamanda köyün berberi de olan kahvehanenin duvarlarında geçen zamanların takvim yaprakları gibi eski fotoğrafların duvarlarda asılı olduğu bir yer.  

 

Bu iki yeri sadece isimlerinin önüne takılan kelimeler birbirinden ayırıyor. Eski ve yeni.

 

 

 

 

Mengen, Gerede, Dörtdivan ilçelerinin tam ortasında kalan, Bolu’nun Çağa ilçesinden bahsediyorum. Çağa gölü etrafında yer alan yerleşim yeri konumu itibari ile biraz daha ‘sapa’ kalınca Ankara ile İstanbul arası yolun tam kenarına yeni bir şehir kurulmuş. İlk yaşanılan Çağa böylelikle ‘Eski Çağa’, şimdi kullanılan yere de ‘Yeni Çağa’ ismi verilmiş. Her iki adresi birbirinden ayıran Çağa Gölü’nü Kuzuviran, Ibrıcık ve Çağa dereleri besliyor. Göl, Yeniçağa ve Mengen karayolunun tam kenarında yer alıyor. Doğuda Arkot Dağı, Kuzeybatı’sında Gökçeler Dağı gölü çevreliyor.  

 

 

 

Evliya Çelebi’nin Erzurum yolculuğundaki ilk duraklarından biri olan Çağa Gölü için seyyahımız bakın neler söylemekte: ‘Çağa gölü, dört tarafı  47 pare mamur köylerle müzeyyen bir göldür. Etrafı 11 mildir. İçinde adası yoktur. Derinliği 20 kulaçtır. Suyu tatlı  olduğundan ahalisi kenarında sabun sürmeden bir gömleği beyaz gülpenbe gibi yaparlar.’   

 

Gölü bu kadar meşhur olan Yeniçağa’nın bir diğer ünü de bereketli toprakları. Yakın zamana kadar ülkemizin birçok noktasına bahçe toprağı olarak gönderilen toprağını ilçe artık kendisi için saklıyor.    

 

Eskiçağa 

 

Anadolu’nun birçok kasabasında köyünde görebileceğiniz bir mekân da Eskiçağa’dır. Burada tarihi miras olarak göreceğiniz yerlerin başında Yıldırım Beyazıt zamanında yaptırılan cami yer almaktadır. Yapımı 14. yy.’a tarihlenen caminin iç süslemeleri dikkat çekiyor. Camiden birkaç yüz metre ilerde yer alan bir diğer dikkat çeken eser Eskiçağa hamamı. Bugün nispeten kullanılmaz ve işlevsiz de olsa dikkatli bir restorasyonla ilk günlerindeki gibi yenilenebilecek bir duruşu olan hamam bir dere kenarına kondurulmuş. Uğrayanı olmasa da bir su kenarında olmanın dinginliği muhtemelen ona yetiyordur.  

 

 

 

Eskiçağa’yı cazip kılan hayatın hay-huy’u içinde yanından öylesine geçip giderken sizi müşfik sokaklarına çağıran dingin sesidir. Camiye gelmeden hemen önce yoldan geçenlere bir iki nefes aldıracak hem çayhane, hem berber, hem bir sohbet evi hem bir misafirhane gibi işlev gören kahvehane’sini mutlaka görmek gerekiyor. Büyükçe bir köy, küçük bir kasaba havasında olan Eskiçağa’da insanların çoğu ya Yeniçağa’ya ya da başka memleketlere göçmüş. Masal diyarlarını anımsatan evleri, bahçeleri, toprak yollu sokakları bile burada yaşamak için gidenleri ikna edememiş. Köyde öpüp koklayacağınız bir tek çocuk var. O da buraya vazifeli gelmiş İmam Efendinin oğlu. Evinin penceresinden muzip ve utangaç bakan bu küçük kahramanın keyfi oldukça yerinde. Çünkü köyde yaşayan herkesin tek eğlencesi, tek neşesi o. Kahvede oturduğunuzda bahar günlerinde dahi sizi sıcak bir soba ağırlıyor önce. Ardından masanıza kalbiniz kadar sıcak bir tavşan kanı çay konuluyor. Sonra gelsin sohbetler. Eski zamanlar, gurbet hikayeleri, ‘hökümet’ muhabbetleri, kışın mahrumiyetleri, yazın neşeleri… Sohbet uzayacak belli. İzin isteyip yola koyulduğunuzda size Eskiçağa balı hediye etmek istiyorlar. Çayların parasını ödemek istediğinizde ‘ne münasebet’ çaylar bizden diyorlar. Günde bu yoldan kaç kişi geçer. Kaçından kaç kuruş para alınır ve işler nasıl döner belli değil. Burada zenginlik parayla değil.  

 

 

 

Eskiçağa’nın miltaşı

 

Anadolu’nun Roma dönemi tarihi miras olarak oldukça önemli ve doludur. Bir dünya imparatorluğu olan Roma, hakimiyeti altında olan toprakların tamamında olduğu gibi Anadoluda’da büyük bir medeniyet  kurmuşlar. Yaşadıkları yüzyılın zor şartlarında dahi her tarafı yollar, tiyatrolar, tapınaklar, köprülerle donatmışlar. Romalıların yaptıkları yollarda 1000 adımda bir, bir mil taşı koymuşlar. Bu mil taşları hem mesafeleri tespit edebilme işine yaramış hem de bu taşlar üzerine yazılar yazarak bir yol tabelası sistemi kurulmuş. Eskiçağa’da bu mil taşlarından bir tane bulunmaktadır. Kendi zamanının önemli bir yol güzergahı olduğunu buradan anladığımız Eskiçağa’ya uğrayan seyyahların bolluğu da bu önemi tekrar vurgulamaktadır. Ünlü Arap seyyah İbn Battuta, Evliya Çelebi, 1700’lü yılların ünlü Fransız seyyahı Chevalier M. Otten bunlardan sadece birkaçı.  

 

Çağa ayak uyduran belde / Yeniçağa

 

İçi onlarca balık, dışı yüzlerce kuş türüne ev sahipliği yapan Çağa gölünün diğer kenarında kalan Yeniçağa Bolu’nun yükselen yıldızı olarak kendini adlandırıyor. Göl kenarında bulunmanın verdiği bir ferahlık ilçeyi kaplamış vaziyette. Dünyayı dolaşma niyeti ile bisikletinin pedalına basan yüzlerce gezgin’in uğrak yeri olan ilçeye vakitlice uğrayabilirseniz belediye başkanı Ahmet Kızıltan’ı bir yabancı misafiri ağırlarken görebilirsiniz.  

 

Bugün göl kenarında mesireler, sazlıklar ve sazlıklarda mevsimine göre göçmen kuşlar, yaban ördekleri, turnalar ve daha ne tür kuşlar bulunuyor. Ruhunuzda bir göçmenlik, bir uçma hayali varsa ilk uğrayacağınız göl Çağa gölü olmalı. Büyülü bir atmosferde bir başka zamanda yaşamak, sabah dinçliği ile çiğ düşmüş çimenler üzerinde yürümek, sonra bir kuşun kalbi gibi ürpererek sazlıklar arasında kaybolmak isterseniz adresiniz belli. Yolunuz açık olsun.  
 

Neler yapılabilir?

 

Bir bahar günü çok erken saatlerde yola çıkıp Çağa Gölünde güzel bir piknik iyi fikir olabilir. Şehrin hala kullanılan tarihi evleri ziyaret edilebilir.

Hacımülazım Kolonyalarından hediye olarak alınabilir.

Eğer kuş meraklısı  iseniz göç zamanlarında kuş gözlemi ve ornito fotoğrafçılık için zaman ayrılabilir.

 

Göl kenarında yapılan manzara terasında keyifli bir kahvaltı yapılabilir.

Höşmerim Tatlısı, Yaprak Sarma, Yayla Çorbası tadılabilir.

Yeniçağa Hamamında yıkanılabilir.

Gölde mevsimine göre balık tutulabilir.

Yeryüzü harikası  yaylalarına çıkılabilir.

Bahar aylarında göl kenarında çiğdem toplanabilir.

Daha fazlası için Yeniçağa ve Eskiçağa’ya uğranılabilir.

 

Nurya Çakır

HaberKültür.Net

 

 

Paylaş
 

Yorum Ekle   Arkadaşına Gönder   Yazdır
     Yorumlar Tüm yorumları göster
 yunus emre çağrı / Çok gezen de bilir
 Bolu'nun yeniden gezginler diyarı olması ne güzel. Bolu ahalisini sevindirdiniz. Sağolun.
21 Nisan 2010 - 16:27:18


     Gezi Kültür kategorisine ait diğer haberler
 10:14  Kable’r-refik ayne’t-tarik
 17:04  Derebağın suyu başka!
 12:53  Doğu Ekspresi bizim ordan geçer!
 08:29  Medinem beni kabul eder mi?
 17:21  Yahyalı'da bir şelale
 17:23  Kırılmış bir vatanın gözyaşları
 15:05  Galata kulesine çıktınız mı hiç ?
 14:56  Daha gezecek çok yer var!
 19:08  Şehirler onarır bizi!
 23:38  Abdulhamit'in sırları burada!

     NE VAR NE YOK







     SORU - CEVAP
Neyin sırrı nedir?
     ÖZEL HABER
Üstad’ın şanına layık bir anma!
     ÖZEL RÖPORTAJ
Nefs hırsız gibidir
     KİTAP KÜLTÜR
Hangi Meşhurlar Üsküdarlı?
     DERGİ KÜLTÜR
Yeni Dünya'dan Tekkeler Özel
     Videolardan
Nezih Uzel Salavat
Nezih Uzel TVNET
Zikir
  Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin kullanılması yasaktır.
Görsel Tasarım ve Yazılım : Mehmet Akif KARDEŞ

Kültür,Sanat Edebiyat