Anasayfa - Künye - Haber Gönder - Reklam - İletişim  Giriş Sayfam YapRSS/XML
 
     Çok Okunanlar
     Son yorumlananlar
enes;
ödevim vardı çok işe yaradı saolun bu siteyi herkese tavsiye edecem.com

yılmaz altunöz;
sergül hanım ihlas kokan yazılarınız, ufuk açıyor devamını dileriz...

Ahmet Şevki Şakalar;
Kahramanmaraş'ımızın edebiyatla anılması ne güzeldir.Güzel adamları şehrimizde ağırlamaktan memn

Metin doğdu;
Kimsenin kimseyi yücelttiğine mı bakıyoruz.bunlar çok üzücü olaylar bir kere engin noyan ve Mustafa

mehmet;
Zamana yeni düşmeyi geçtim TDK'nın sözlüğünde bulamadım kimisini.

bünyamin;
haznevi benimiçin en büyük tarikat bu yüzden muhammed mutaya selam söyller ellerinden öperim

sır;
eyvallah... böyle düşünenlerin olduğunu görmek sevindirdi beni, yalnız olmadığımızı hissettik. R

şeyma betül;
Bursa'da kitaba sığınanlara selam olsun,yolları açık olsun...

Damla;
Çok etkileyici ve çok güzel, yararlı bir haber, teşekkür ederiz...

ahmet şevki şakalar;
Dualarımız Abdurrahim ağabey için... sağlık ve şifalar....

     Foto Galeri
Yusuf Dursun Özel Programı
Yenidünya Kutlu Doğum
2011 Yılı TYB Ödülleri
     ANKET
Sitelerdeki anketlerin herhangi bir konuda gerçeği yansıtacağına inanıyor musunuz?
Hayır (51 %)
Evet (10 %)
Biraz (8 %)
Bazen (5 %)
Siteye göre değişir (23 %)
 
    Anasayfa | Tarih Kültür  
Bir çeşmenin müthiş hikayesi
Bir çeşmenin müthiş hikayesi
04 Mayıs 2010 - 14:50:03
Osmanlı hikayesi olan bir devlet. Onda herşeyin bir hikayesi var. İşte Saliha Sultan Çeşmesinin ilginç hikayesi...

Saliha Sultan Sebil ve Çeşmesi

IV. Mehmet’in eşi Rabia Gülnuş Valide Sultan, bir gün Azapkapı taraflarından geçerken, gözüne buradaki küçük bir çeşmenin önünde, iki gözü iki çeşme ağlamakta olan küçük bir kız çocuğu çarpar. Arabacısına arabayı durdurmasını rica eder ve çocuğun yanına varırlar. Valide Sultan, ağlamaktan etrafını bile göremeyecek hale gelen çocuğa kendisini bu kadar çok üzen şeyin ne olduğunu sorar. Çocuk: “Evimize en yakın çeşme bu çeşmedir. Benden başka da su ihtiyacımızı karşılayacak kimse yok. Testim kırıldı. Ben şemdi ne yaparım” der. Küçük kızı avutmak amacıyla eline biraz para sıkıştırarak: “Ben testinin parasını veriyorum” dese de, çocuk: "testinin kırıldığı için değil, evime su götüremediğim için ağlıyorum" der.

Saliha adındaki bu küçük kızın cevabından oldukça hoşlanan Sultan Hanım, kızcağızın ailesinin yanına gitmeye karar verir. Oldukça fakir bir aile olduğu her halinden belli olan ve kendi yağları ile kavrulmaya çalışan aileye bir teklifte bulunur. Ve şöyle der: “Eğer arzu ederseniz ve tabii izniniz olursa bu hanım kızımızı saraya almayı eğitimini yaptırmayı ve sizin de iaşenizi karşılamayı taahhüt ediyorum ne dersiniz?” Böyle bir teklife hazırlıksız yakalanan aile şaşırıp kalır ve ne yapacaklarına bir türlü karar veremezler. Bir yandan evlatlarından ayrı kalmanın acısı ve hasret kaygısı.  Diğer yanda kızlarının istikbali… Derken böyle bir fırsat elbette kaçırılmamalıydı. Hem teklifte bulunan öyle sıradan bilinmeyen bir aile de değil ki. Padişah’ın annesi, Hanım Sultan’dı…

Sultan, her türlü garantiyi verdikten sonra anlaşırlar. Kısa bir müddet hazırlıklar yapıldıktan sonra Saliha saraya alınır. Saray’da yıllarca özenle büyütülür, yetiştirilir ve her türlü eğitimi tamamlar. Yaşı gelince de Rabia Gülnuş Valide Sultan’ın tavsiyesi ile oğlu II. Mustafa ile evlendirilir. Saliha Sultan, dindar, iyi kalpli, zarif ve iyiliksever birisidir. Çocukluğunu geçirdiği bu fakir mahalleyi asla unutmamıştır. Seneler önce önünde testisinin kırıldığı o basit, küçük mahalle çeşmesinin yerine, mevkiine yaraşan büyük bir çeşme yapılmasını arzu eder.

Yıllar sonra oğlu 1. Mahmut tahta çıktığında, annesinin bu arzusunu yerine getirmek için harekete geçer. Kayserili Mustafa Ağa’ya, Lale Devri üslubuna uygun, her yanı nefis taş işçiliğiyle süslü bir çeşme yaptırır. Suyunu da Topuzlu Bendi’ne bağlı Taksim Suyu"ndan getirtir.

Saliha Sultan Sebili ve Çeşmesi, İstanbul’ un en turistik bölgelerinden biri olan Beyoğlu, Unkapanı Köprüsü ayağında, Sokullu Mehmet Paşa Camii arkasında yer almaktadır. Çeşme’nin restorasyonuna bir protokol çerçevesinde Vakıflar-Kuveyttürk tarafından Eylül 2005 tarihinde başlandı. 5 ay süren bir çalışma sonucunda özellikle çeşmenin altın varaklı çatısı ve kubbeleri aslına uygun olarak yenilendi ve Restorasyonu tamamlandı.

Nidayi Sevim
Paylaş
 

Yorum Ekle   Arkadaşına Gönder   Yazdır
     Yorumlar Tüm yorumları göster
Henüz yorum eklenmemiş. İlk yorumuz siz yazabilirsiniz.

     Tarih Kültür kategorisine ait diğer haberler
 15:14  Şehit Enver Paşa hain miydi?
 10:23  Hilafete ne oldu?
 17:27  Koruma Kanunu kimi koruyordu?
 10:09  Tarihin dili olsa…
 09:53  Yeşil Ordu'nun derdi neydi?
 09:34  Türkiye azınlıkların cenneti
 09:50  Evveline selam olsun sultanım
 07:56  Osmanlı’da millet sistemi vardı
 21:51  Abdülmecid Efendi'yi unutmayacağız
 15:01  Tarihimizi küstürdük

     NE VAR NE YOK







     SORU - CEVAP
Neyin sırrı nedir?
     ÖZEL HABER
Üstad’ın şanına layık bir anma!
     ÖZEL RÖPORTAJ
Nefs hırsız gibidir
     KİTAP KÜLTÜR
Hangi Meşhurlar Üsküdarlı?
     DERGİ KÜLTÜR
Yeni Dünya'dan Tekkeler Özel
     Videolardan
Nezih Uzel Salavat
Nezih Uzel TVNET
Zikir
  Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin kullanılması yasaktır.
Görsel Tasarım ve Yazılım : Mehmet Akif KARDEŞ

Kültür,Sanat Edebiyat