Anasayfa - Künye - Haber Gönder - Reklam - İletişim  Giriş Sayfam YapRSS/XML
 
     Çok Okunanlar
     Son yorumlananlar
enes;
ödevim vardı çok işe yaradı saolun bu siteyi herkese tavsiye edecem.com

yılmaz altunöz;
sergül hanım ihlas kokan yazılarınız, ufuk açıyor devamını dileriz...

Ahmet Şevki Şakalar;
Kahramanmaraş'ımızın edebiyatla anılması ne güzeldir.Güzel adamları şehrimizde ağırlamaktan memn

Metin doğdu;
Kimsenin kimseyi yücelttiğine mı bakıyoruz.bunlar çok üzücü olaylar bir kere engin noyan ve Mustafa

mehmet;
Zamana yeni düşmeyi geçtim TDK'nın sözlüğünde bulamadım kimisini.

bünyamin;
haznevi benimiçin en büyük tarikat bu yüzden muhammed mutaya selam söyller ellerinden öperim

sır;
eyvallah... böyle düşünenlerin olduğunu görmek sevindirdi beni, yalnız olmadığımızı hissettik. R

şeyma betül;
Bursa'da kitaba sığınanlara selam olsun,yolları açık olsun...

Damla;
Çok etkileyici ve çok güzel, yararlı bir haber, teşekkür ederiz...

ahmet şevki şakalar;
Dualarımız Abdurrahim ağabey için... sağlık ve şifalar....

     Foto Galeri
Yusuf Dursun Özel Programı
Yenidünya Kutlu Doğum
2011 Yılı TYB Ödülleri
     ANKET
Sitelerdeki anketlerin herhangi bir konuda gerçeği yansıtacağına inanıyor musunuz?
Hayır (51 %)
Evet (10 %)
Biraz (8 %)
Bazen (5 %)
Siteye göre değişir (23 %)
 
    Anasayfa | Hayat Kültür  
Bediüzzaman'ın tavrı ne olurdu?
Bediüzzaman'ın tavrı ne olurdu?
13 Haziran 2010 - 14:57:54
Murat Türker, “Yardım için İsrail’in izni beklenmeli miydi”, sorusuna 19. mektuptan hareketle yeni bir cevabî boyut kazandırmış…

Murat Türker, Yardım için İsrail’in izni beklenmeli miydi hatta müracaat edilmeli miydi? sorusuna cevap olarak, Bediüzzaman Said Nursi’nin tavrının ne olacağını; Üstad’ın Mektubat adlı eserinin ondokuzuncu mektubu’nun zeylinden bazı bölümleri aktararak, meseleye yeni bir boyut ve anlam kazandırıyor.

Türker, Karakalem sitesinde yayınlanan yazısında, Bediüzzaman’ın, içinde bulunduğu duruma karşı resmi çözümler getirmesini isteyen dostlarına neden onların istediği gibi davranamayacağını ifade ettiği 7 maddeden hareketle “Gazze Filosu İsrail’den izin almalıydı” şeklinde basına yansıyan haberlere karşı Said-i Nursi’nin muhalif bir tavrı olacağını delil olarak getiriyor.

Yazıdan bizi arkadaşımız Sinay Avşar haberdar etti. Hakikaten Bediüzzaman’ın dostlarına cevabında önemli noktalar var… Bu ifadelerin bir kısmı Rabbiyle arasındaki dostluğu bu derece ilerletememiş bizler için anlaşılması pek de kolay ifadeler değil. Fakat şahsî menkıbesini kaybetmeye  yüz tutmuş bir insanlığa karşı direnirken bu derin menkıbeli hayatlardan sızan ‘kitabî’ sözlere ihtiyacımız var.

Bediüzzaman neden izin istemiyor?

Öncelikle bulunduğu durumun Rabbiyle kendi arasında bir imtihan olduğunu düşünüyor ve müracaatını asıl merci olan el-Vekîl’e yönelttiğini ve bulunduğu her yeri vatan kabul ettiğini söylüyor. Esas sebep ise sonraki maddelerde zikrediliyor: Müracaat kanun dairesinde olur. Bana yapılan muamele ise gayr-ı kanunidir. Kanun tanımayana kanuni yoldan müracaat edilmez… Reddedileceği bilinen şeye yönelmek insana zillet getirir. ‘Haksızlığı hak ittihaz edenlere müracaat haksızlıktır. Hakka karşı hürmetsizliktir.’ Ayrıca ehl-i dinin ehl-i dünyaya müracaat etmesi, dinden pişmanlık göstermek ve meslek-i zındıkayı okşamak demektir. Ben onlara müracaat eylesem, onları fail bildiğim için İlahi takdir beni daha çok sıkıntılara düşürür…

Müracaat kanun dairesinde olur. Halbuki bu altı senedir bana karşı muamele keyfî ve fevkalkanundur. Menfiler kanunuyla bana muamele edilmedi. Hukuk-u medeniyetten ve belki hukuk-u dünyeviyeden iskat edilmiş bir tarzda bana baktılar. Bu fevkalkanun muamele edenlere kanun namına müracaat mânâsız olur… Haksızlığı hak iddia edenlere karşı hak dâvâ etmek ve onlara müracaat etmek bir haksızlıktır, hakka karşı bir hürmetsizliktir. Ben bu haksızlığı ve hakka karşı hürmetsizliği irtikâp etmek istemem vesselâm…

Bediüzzaman’ın söyledikleri özetle böyle. Onun karşısındaki idari emaret de, geçmiş ve hal-i hazırdaki duruşuyla İsrail de ‘zulum odağı’nı temsil etmektedir. Zalime yapılacak yardım, zulmüne mani olmak suretiyledir.

 

Murat Türker, yazısını şu cümleler ile bitiriyor:

“Mühim yerler vardır. Malesef izzet-i diniye ve ilmiye yerle yeksan olmuş; âlimlerimiz bile ne kelam sarfettiklerini bilmez olmuşlar. Sonumuz hayrola.”

Bizim kanaatimiz şudur:

 

Ortada bir ictihad farklılığı görülüyor. İmam Yusuf ve İmam Muhammed’in, hocaları Ebu Hanife ile aralarında yüzlercesine şahitlik ettiğimiz gibi.

 

HaberKültür olarak başında ortasında ve sonunda ‘Özgürlük Filosu’nun arkasında olduk. Karşısında duranlara muhalif olduk. Zulme karşı direnişte, nükleer silahlarla gerçekleşemeyecek büyük bir zafer kazanıldığına inanıyoruz.

 

Bu harekât gerekliydi. Bu bir hamledir, stratejidir, tarihi tavırdır. En büyük faydası ise yeniden ümmet şuurunu diriltmesi noktasındadır. Etrafımda yüzlerce genç insanın Özgürlük Filosu’ndan ilham alarak kendi hayatlarındaki haksızlıklara karşı mücadeleye giriştiğini gözlemliyorum.

 

Bunun hafife alınamayacak bir ‘zafer’ olduğunu düşünüyorum. Müslüman insan, zulüm her nereden gelirse gelsin karşı durmak konusunda yürek ve eylem birliği içine girmiştir.

 

“Feth-i karîb” de bu olsa gerek!

 

 

Yavuz Gencer

HaberKültür.Net

 

 

Paylaş
 

Yorum Ekle   Arkadaşına Gönder   Yazdır
     Yorumlar Tüm yorumları göster
 tayyipaşık / Emir-itaat
 Çok güzel bi çalışma olmuş. Gerçekten itaat nedir ve kime itaat edilir konusu çok karıştı veya karıştırıldı. Zihenler allak bullak oldu. Sapla samanı ayıramaz olduk. Hak ile batılı kasti olarak birbirine karıştıranlar, kurandaki cihad ayetlerini inkar edenler, çıkarmaya çalışanlar var. Bunlara yine en büyük cevabı Allah ve kitabı verecektir.
14 Haziran 2010 - 10:01:16


     Hayat Kültür kategorisine ait diğer haberler
 21:30  Çağları Aşan Bir Veli
 08:27  Said Havva büyük alimdi
 22:18  Sütçü İmam'ı nasıl bilirsiniz?
 17:31  O Kalemdar'dı!
 13:53  Mutlu aşk vardır!
 07:19  Bir Kur’an aşığı daha sırlandı
 12:23  Akif önce kuldu
 13:12  Budizmden İslam’a gelen can
 09:31  Her öyküsü beni ağlatmıştır
 11:56  Aradığın ben değilim!

     NE VAR NE YOK







     SORU - CEVAP
Neyin sırrı nedir?
     ÖZEL HABER
Üstad’ın şanına layık bir anma!
     ÖZEL RÖPORTAJ
Nefs hırsız gibidir
     KİTAP KÜLTÜR
Hangi Meşhurlar Üsküdarlı?
     DERGİ KÜLTÜR
Yeni Dünya'dan Tekkeler Özel
     Videolardan
Nezih Uzel Salavat
Nezih Uzel TVNET
Zikir
  Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin kullanılması yasaktır.
Görsel Tasarım ve Yazılım : Mehmet Akif KARDEŞ

Kültür,Sanat Edebiyat