Anasayfa - Künye - Haber Gönder - Reklam - İletişim  Giriş Sayfam YapRSS/XML
 
     Çok Okunanlar
     Son yorumlananlar
KEMAL E.;
ARTIK TABULARIN YIKILMASININ ZAMANI GELDİDE GECİYOR...

KEMAL;
SALİH BEYİN YAZISI CİDDİ ANLAMDA DOYURUCU OLMUŞ TESEKKUR EDİYORUZ...DEVAMINI BEKLİYORUZ...

mehmet gönenc;
ihsan deniz eğer şiire nokta koyuyorsa buna sadece üzülürüm...ne de olsa buz ve fire tek ciltte kala

Mehmet Oyan;
Kitabevleri şiire bigane kalsa da,şiirler sayfalar arasında öksüz-yetim olsa da,ölümüne şair

KEMAL ERİMEZ;
mustafa kemal ülkenin sartlarına göre her kesimi kullanmış anlaşılan ...U.SALİH BEYE TESEKKUR EDERİZ

EROL KÖMÜR;
Yeşil Ordu'nun kurucu üyelerine bakıldığında neredeyse tamamının İttihaçı olduğu görülür. İttiha

EROL KÖMÜR;
Ne acı! Memleket işgal edilirken veliaht şehzademiz üzüntüsünden Şişli atölyesinde tabloları yapıp&#

sezai gülşenoğul;
pes mi desem peh mi karar veremedim.Bu ne ego birader!! Peh!

Muhammed;
Sokaklarına sinmiş, nispet kokusundan belli: Mersin’den gelmiş geçmiş, nûrlu bir Kur’an G

y. emre altuntaş;
yeni ekip, yeni bir ruh... güzel şeyler olacak inşallah. allah kolaylıklar versin...muvaffakiyet

     Foto Galeri
Celal Hoca Anma Programı
Cahit Zarifoğlu
Aşkar Dergisi
     ANKET
Sitelerdeki anketlerin herhangi bir konuda gerçeği yansıtacağına inanıyor musunuz?
Hayır (52 %)
Evet (10 %)
Biraz (7 %)
Bazen (5 %)
Siteye göre değişir (24 %)
 
    Anasayfa | Hayat Kültür  
Kendi semasında tek yıldız!
Kendi semasında tek yıldız!
24 Temmuz 2010 - 21:53:56
Kim, etrafında, gerçekte olması gerektiği gibi olmayan nice şeyi görecek kadar zekî değildir ki…
 
“… insanları ve hadiseleri beklenmedik taraflarıyla mı  anlatacaksınız? Sakın ha! Okuyucuyu tedirgin edersiniz. Okuyucu tedirgin olmaktan haz etmez. Tarihte aradığı, ezelden beri bildiği saçmalıklardır. Onu aydınlatmaya kalkmak, gururunu incitmek ve öfkelendirmektir. Sakın ha! Böyle bir hadnâşinaslığa yeltendiniz mi çığlığı basacaktır: ‘Mukaddeslerimizi ayaklar altına alıyor.’  Tarihçiler birbirlerini kopya ederler. Böylece hem çalışıp yorulmaktan kurtulur, hem de küstahlık ithamından azad olurlar. Onlar gibi yapın efendim, onlar gibi yapın. Orijinal olmayın! Orijinal bir tarihçi, cümle âlemin güvensizliğine, küçümseyişine ve nefretine maruz kalır. ( Anatole France, ‘Penguenler Adası’/ Önsözden)
 
İbn Haldun (1332-1406), Cemil Meriç’te ‘kendi semasındaki tek yıldızdır.’ Engin tecessüs; lakin dağınık bir şuur. Ortaya koyduğu metot onu hem tarih sahasında, hem de içtimaî sahada bir numara yapmaya yetecektir. Meriç’in gönlünde büyük yer eden İbn Haldun, hep karanlık bir çöl olarak kalmıştır. Adamı büyük yapan ilkeleri ve eserleridir kuşkusuz. Eserleri yani ruhu. Mukaddime, Mağrip’e el sallayan metotların atası. Saf tarih anlatmadı muhterem. Bir tarz ortaya koydu. Toplumlardan bahsederken toplumu okşayan dokuyu meydanlara indirdi. Toynbee, Mukaddime için ‘nevinin en büyük eseri’ diyor.
 
‘Ortaçağın karanlık gecesinde muhteşem ve münzevî bir yıldız; ne öncüsü var ne devamcısı. Mukaddime, çağları  aydınlatan bir fecir, girdapları, mağaraları, zirveleriyle’ Umran, yetim bırakılmış bir kelime. Bu kelime, Meriç’in çocuğu olmuş adeta. Umran bir ülkenin herşeyidir. ‘biz sizi kavimlere ayırdık ki, aranızda anlaşın diye…’ uyarısının bütün bir parçasıdır. Bir dünya düzenidir. Umrandan uygarlığa. Doğudan Batıya, orjinalden etikete.
 
Meriç için Mukaddime, Batı irfanına İslâm dünyasını  tanıtan ilk eser. Şüphesiz İbni Haldun’suz bir tarih ve toplum ilmi güdüktür. Böyle bir ortamda biz suçluyuz. Aydınlarımız  İbni Haldun’u ya tanımamışlar ya da tanımadan ölmüşler. Saray aydınlığından, cumhuriyet aydınlığına kadar suçluyuz.
 
İbni Haldun, Mukaddime’de şöyle diyor: ‘ konumuz beşerî  umran yani insanın içtimaî hayatı; ve bu hayatı etkileyen olaylar: yabanilik (haderiyet), aile ve kabile tesanüdü ( asabiyet), devletlerin hânedanların  kuruluşuna yol açan içtimaî  farklılaşmalar, tabakalaşmalar… İnsanların hayatlarını kazanmak için giriştikleri faaliyetler (meslekler, zanaatler), ilimler, güzel sanatlar, bir kelimeyle toplum yapısında ortaya çıkan her nevi değişiklik.' Koskoca bir dünyadan bahsetmiş hazret. Hiçbir yere sığmayan bir gönül. Eseri gibi. Sahibi var. Sahipleneni yok. Hobbes’in atası. Vico, onun şakirti. Kendisiyle sürekli övünen bu kıta Meriç’in deyimiyle, ‘havsalaya sığmaz hayasız ve cahiliyye karekteri’
İlmi siyasetten, ütopyayı hakikatten ayıran, ayakları  yere sağlam basan derin kabiliyet takdire şayandır. Tarih üzerine bir deney yapılacak olsa patoluğu İbni Haldun olurdu. Cemil Meriç’in gözünden ibni Haldun bambaşka oluyor elbette. ‘hazineyi ejderler bekler, kapitolü kazlar’. Bunları bekleyecek çok kaz var ama umutluyuz.
 
İlme, verdiği kıymetle onu taçlandıranlar, mürekkebi hiç kurumayacak olan insan-ı kâmil ve basiret sahibi her kul, etrafına şöyle bir baksın ve desin ki: ‘Kim, etrafında, gerçekte olması gerektiği gibi olmayan nice şeyi görecek kadar zekî değildir ki?’( Friedrich Hegel) 
         
Salih Furkan
 
Paylaş
 

Yorum Ekle   Arkadaşına Gönder   Yazdır
     Yorumlar Tüm yorumları göster
Henüz yorum eklenmemiş. İlk yorumuz siz yazabilirsiniz.

     Hayat Kültür kategorisine ait diğer haberler
 17:31  O Kalemdar'dı!
 13:53  Mutlu aşk vardır!
 07:19  Bir Kur’an aşığı daha sırlandı
 12:23  Akif önce kuldu
 13:12  Budizmden İslam’a gelen can
 09:31  Her öyküsü beni ağlatmıştır
 11:56  Aradığın ben değilim!
 10:25  Devletli Yusuflar gerek bize
 13:49  Haksal'ı mutlu eden şiir!
 07:02  Achmed Schmiede geçti bu dünyadan

     NE VAR NE YOK







     SORU - CEVAP
Gariplerin Kitabı bir klasik
     ÖZEL HABER
Anadolu’da Bir Gönül Efendisi
     ÖZEL RÖPORTAJ
Kutuz Hoca’nın ardından…
     KİTAP KÜLTÜR
Aşk öldürür
     DERGİ KÜLTÜR
Kış mü’minin baharıdır
     Videolardan
Zikir
Neşet Ertaş
Erkan OĞUR
  Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin kullanılması yasaktır.
Görsel Tasarım ve Yazılım : Mehmet Akif KARDEŞ

Kültür,Sanat Edebiyat