Anasayfa - Künye - Haber Gönder - Reklam - İletişim  Giriş Sayfam YapRSS/XML
 
     Çok Okunanlar
     Son yorumlananlar
KEMAL E.;
ARTIK TABULARIN YIKILMASININ ZAMANI GELDİDE GECİYOR...

KEMAL;
SALİH BEYİN YAZISI CİDDİ ANLAMDA DOYURUCU OLMUŞ TESEKKUR EDİYORUZ...DEVAMINI BEKLİYORUZ...

mehmet gönenc;
ihsan deniz eğer şiire nokta koyuyorsa buna sadece üzülürüm...ne de olsa buz ve fire tek ciltte kala

Mehmet Oyan;
Kitabevleri şiire bigane kalsa da,şiirler sayfalar arasında öksüz-yetim olsa da,ölümüne şair

KEMAL ERİMEZ;
mustafa kemal ülkenin sartlarına göre her kesimi kullanmış anlaşılan ...U.SALİH BEYE TESEKKUR EDERİZ

EROL KÖMÜR;
Yeşil Ordu'nun kurucu üyelerine bakıldığında neredeyse tamamının İttihaçı olduğu görülür. İttiha

EROL KÖMÜR;
Ne acı! Memleket işgal edilirken veliaht şehzademiz üzüntüsünden Şişli atölyesinde tabloları yapıp&#

sezai gülşenoğul;
pes mi desem peh mi karar veremedim.Bu ne ego birader!! Peh!

Muhammed;
Sokaklarına sinmiş, nispet kokusundan belli: Mersin’den gelmiş geçmiş, nûrlu bir Kur’an G

y. emre altuntaş;
yeni ekip, yeni bir ruh... güzel şeyler olacak inşallah. allah kolaylıklar versin...muvaffakiyet

     Foto Galeri
Celal Hoca Anma Programı
Cahit Zarifoğlu
Aşkar Dergisi
     ANKET
Sitelerdeki anketlerin herhangi bir konuda gerçeği yansıtacağına inanıyor musunuz?
Hayır (52 %)
Evet (10 %)
Biraz (7 %)
Bazen (5 %)
Siteye göre değişir (24 %)
 
    Anasayfa | Dergi Kültür  
Müslüman aydın kime denir
Müslüman aydın kime denir
03 Ağustos 2010 - 09:59:58
Rasim Özdenören, Müslüman aydın ve Batılı aydın arasındaki zihniyet farkını gözden geçiriyor…

Rasim Özdenören, aylık yazılarından birinde Amerikalı reformist sosyolog C.Wright Mills’in  “İktidar Seçkinleri/The Power Elite” adlı kitabını referans göstererek önemli bir konuya değiniyor. Mills, bir sosyoloğun  insan yaşamının kalitesinde bir farklılık yaratmakla ilgisi olması gerektiğini düşünen ve sosyologları “Scientism” (bilimcilik) tehlikesine karşı uyaran bir bilim adamı.

Özdenören Wills’in "Sıradan insanlar yaşadıkları gündelik hayatın dünyasını  aşacak güçte değildirler." önermesi üzerinden yürüyerek konuyu “müslüman aydın”ın vazifesine getiriryor.

Batının, kutsaldan arınmış değerlerden örülü bir dünya görüşünün savunucu olan “İktidar Seçkinler”i  “hep bildiğimiz aile sorumluluklarının cenderesine sokulmamışlardır. Bu tür insanların kalacakları pek çok oteller, moteller, oturacakları, kalacakları pek çok evler bulunmaktadır. Bu tür insanlar küçük ve tek bir topluluk içinde hapsedilmiş de değillerdir; gündelik hayatın ihtiyaçlarından uzak, günlük ekmeğin peşinde koşmaya mecbur olmayan insanlardır. Modern toplumun başlıca kuruluş ve hiyerarşilerinin komuta yerlerinde bulunan bu insanlar, iktidardaki seçkinler topluluğunu oluştururlar.”    

Yazar daha sonra başka bir kitaptan farklı bir seçkin tanımına geçiyor: “T.B. Bottomore ise, daha farklı bir "seçkin kesim"den söz açıyor. Ona göre, bu kesimi oluşturan toplumsal kümeler, aydınlar, sanayi yöneticileri ve yüksek hükümet görevlilerinden meydana geliyor (Seçkinler ve Toplum, Gündoğan Y. Ank. 1990, s. 73). Ancak bu kesimde yer alan "seçkinlerin" artan etkilerinin önemi, bunların potansiyel bir egemen olmasından ileri gelmiyor, fakat egemen olanların iktidarını kısıtlayabilir olmalarından kaynaklanıyor (age. s. 97).

Aydın Kavramını İslam’a Göre Yeniden Yorumlamalıyız

Elbetteki bu iki farklı yorumun birleştiği noktalar üzerinden müslüman toplumları bağlayan bir vurguya ulaşılması gerekiyor. Bu noktada Özdenören, ‘aydın’ nitelemesinin müslümana yükleyeceği fonksiyonun “Çağını İslam’a göre yeniden yorumlamak” olduğunu sabitleyerek bid’atlere sapmadan çağımızın gerçeklerini görmede bir ışık önermiş oluyor:

“Bütün bu anlayış farklılıklarının birleştiği ortak noktanın, aydın denilen tipin, toplumun alışılmış değer yargılarına başkaldırması  veya aykırı taleplerle toplumun karşısına çıkması ve her hâlükârda bir toplum eleştirmecisi olduğunu ileri sürebiliriz. "Aydın" kelimesini bu anlamıyla sınırlı tutarak ve Müslümanlar için bu kelimeyi kullanmayı kendimize müsaade ederek, bu nitelemenin (aydın nitelemesinin) Müslüman'a yükleyebileceği fonksiyonun çağını, İslâm'a göre yeniden yorumlamak olduğunu söyleyebileceğimizi sanıyorum. Bu bağlamda, fikir, yorum, yaklaşım yenidir; ama bu fikre, bu yoruma, bu yaklaşıma mesnet teşkil eden esas (kaynak) İslâm'dır ve İslâm olarak kalmaya devam etmektedir. Burada, yorumun konusunun İslâm olmayıp fakat içinde yaşanılan hayat tarzı  (onu şekillendiren fikirler, görüşler, anlayışlar vb) olduğuna dikkat çekerim. "Müslüman aydın" çağının gerçeklerine, böylece, İslâm'ın hakikatiyle yaklaşmayı denemiş oluyor. Bir sosyal gerçekliğe "entelektüel bir müdahale" söz konusuysa, bu müdahalenin "İslâmî parametreler" kullanılarak gerçekleştirilebileceği söylenmek isteniyor. Batı  kültürüne mensup aydın "profan değerleri" (kutsal muhteviyatından boşandırılmış değerleri) ölçü olarak alıp kullanabilirken; "Müslüman aydın" tanımı gereği, profan değerlere sahip çıkmayı reddediyor. Batılı aydın, yerleşik değerlerle mücadele ederken Kilise ile de karşı karşıya gelebilir (gelmiştir de); oysa "Müslüman aydının" bu bağlamda karşılaşabileceği gerçeklik ancak bidatler olabilir. Böylece Batılı aydın tipi ile Müslüman aydın tipinin farklı kürsülerden konuştukları ve farklı söylemler geliştirdikleri de ortaya çıkıyor.”

İslam’ı, çağa göre yorumlamaktan kaynaklanan sıkıntılarımızın çözümünde bu vurgular üzerinde dikkatle durulması gerekiyor. Bunun için Batının geçersiz muhtevalar öneren zihniyetlerin işaretlerinden yararlanıp altını İslam değerleriyle doldurmanın mümkün olabileceği de yazıdan çıkabilecek ana fikirlerden biri.

Müslüman aydının kendini bulması yolunda yeni bir sürece hazırlanması gerektiği, ehil bir kalem tarafından yeniden vurgulanırken bu tanıma uyan herkesin elini taşın altına koyması elzem hale gelmiş bulunuyor.

Yavuz Gencer

HaberKültür.Net

 

Paylaş
 

Yorum Ekle   Arkadaşına Gönder   Yazdır
     Yorumlar Tüm yorumları göster
Henüz yorum eklenmemiş. İlk yorumuz siz yazabilirsiniz.

     Dergi Kültür kategorisine ait diğer haberler
 18:55  Kış mü’minin baharıdır
 12:45  Yedikıta vefalı dergi
 10:06  Cami hayatın merkezidir
 08:11  Mevlana Vakfı’na uzanan eller kırılsın
 09:12  Evet, futbol bir ayak oyundur
 05:01  Bu Kanon da ne ola ki
 10:46  Kitap Zamanı her zamanki gibi
 07:21  Tasavvuf Denge Kurma Sanatıdır
 15:27  Afrika imtihanından geçtik
 15:42  Yeni Dünya Dosta Gider

     NE VAR NE YOK







     SORU - CEVAP
Gariplerin Kitabı bir klasik
     ÖZEL HABER
Anadolu’da Bir Gönül Efendisi
     ÖZEL RÖPORTAJ
Kutuz Hoca’nın ardından…
     KİTAP KÜLTÜR
Aşk öldürür
     DERGİ KÜLTÜR
Kış mü’minin baharıdır
     Videolardan
Zikir
Neşet Ertaş
Erkan OĞUR
  Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin kullanılması yasaktır.
Görsel Tasarım ve Yazılım : Mehmet Akif KARDEŞ

Kültür,Sanat Edebiyat