Anasayfa - Künye - Haber Gönder - Reklam - İletişim  Giriş Sayfam YapRSS/XML
 
     Çok Okunanlar
     Son yorumlananlar
KEMAL E.;
ARTIK TABULARIN YIKILMASININ ZAMANI GELDİDE GECİYOR...

KEMAL;
SALİH BEYİN YAZISI CİDDİ ANLAMDA DOYURUCU OLMUŞ TESEKKUR EDİYORUZ...DEVAMINI BEKLİYORUZ...

mehmet gönenc;
ihsan deniz eğer şiire nokta koyuyorsa buna sadece üzülürüm...ne de olsa buz ve fire tek ciltte kala

Mehmet Oyan;
Kitabevleri şiire bigane kalsa da,şiirler sayfalar arasında öksüz-yetim olsa da,ölümüne şair

KEMAL ERİMEZ;
mustafa kemal ülkenin sartlarına göre her kesimi kullanmış anlaşılan ...U.SALİH BEYE TESEKKUR EDERİZ

EROL KÖMÜR;
Yeşil Ordu'nun kurucu üyelerine bakıldığında neredeyse tamamının İttihaçı olduğu görülür. İttiha

EROL KÖMÜR;
Ne acı! Memleket işgal edilirken veliaht şehzademiz üzüntüsünden Şişli atölyesinde tabloları yapıp&#

sezai gülşenoğul;
pes mi desem peh mi karar veremedim.Bu ne ego birader!! Peh!

Muhammed;
Sokaklarına sinmiş, nispet kokusundan belli: Mersin’den gelmiş geçmiş, nûrlu bir Kur’an G

y. emre altuntaş;
yeni ekip, yeni bir ruh... güzel şeyler olacak inşallah. allah kolaylıklar versin...muvaffakiyet

     Foto Galeri
Celal Hoca Anma Programı
Cahit Zarifoğlu
Aşkar Dergisi
     ANKET
Sitelerdeki anketlerin herhangi bir konuda gerçeği yansıtacağına inanıyor musunuz?
Hayır (52 %)
Evet (10 %)
Biraz (7 %)
Bazen (5 %)
Siteye göre değişir (24 %)
 
    Anasayfa | Dergi Kültür  
İslam tiyatroya karşı mı?
İslam tiyatroya karşı mı?
03 Ağustos 2010 - 11:01:01
Mısırlı âlimler, İslam sanatları arasında tiyatronun yerini sorguluyor…

Hira Dergisi 18. sayında Mısır Zekâzîk Üniversitesi Öğretim Üyelerinden Prof. Dr. Mahmud Muhammed Kuheylâ’nın,  İslam Sanatları Arasında Bir Sanat: Tiyatro” adlı bir makalesi yayınlandı.

 

Yazıda, Batıdan geldiği ve lehviyatta kullanıldığı için İslam dünyası tarafından tepkiyle karşılanan tiyatronun, Cahiliye döneminde ve sonrasında  İslam dünyasında gelişme göstermemesinin sebepleri üzerinde duruluyor. Yazının ana teması, İslam’ın tiyatroya cephe alıp almadığı sorusu üzerinde odaklanıyor.

 

Sanat, millî kimliğin korunmasında önemli rol oynar. Tiyatro, sanatın ilklerinden sayılır.” diyen yazar, ana soruya “Eskiler, şiire ve şifahî kültürün nakline önem verdiklerinden, tiyatroya karşı ilgileri bu oranda gelişmiştir.” diyerek bir karşılık arıyor.

 

Tarihteki seyrek tiyatro örneklerinden olmak üzere yazar şu olayı naklediyor: Halife el-Mehdi zamanında yaşamış “Abdurrahman b. Bişr” isimli zatın, bazı sohbetlerini şu şekilde yaptığı nakledilir: İnsanları küçük bir tepecikte toplar, sonrada onlara sorar: “Peygamberlerin misyonu neydi? Onlar yüce kâmetler ve ısmarlama insanlar değil miydi?” Halk cevap verir: “Evet!”.. Bunun üzerine öne birkaç kişi çıkarır, bunlardan kimisi peygamberlerin mesajını dinlemiş, kimisi de karşı çıkmış kimseleri temsil etmektedirler.. Kötülere neden cehennem, iyilere de neden cennetin vaadinin yerinde olduğunu, dinleyicilerin vicdanına aksetmesini hedefler”.

 

Yazıda, Kur’an, sünnet ve fukahadan nakiller yaparak, dinin bu sanat koluna karşı kesin tavır almadığını ortaya konularak bilhassa riayet edilmesi gereken hususların altı çiziliyor:

 

“Peygamber Efendilerimizi temsilden kaçınılması, İslamiyet’in azameti ve fetihlerin insanî yüzünü yansıtmasının hedeflenmesi, bazı konularını fâtihlerin hayatlarına, cihadın faziletine ve mücâhidlerin nail olacakları ecre ayırmak suretiyle “i’lây-ı kelimetullah”a teşvik edilmesi, küçüğünden büyüğüne bütün günahlara kapı açmaması, teşvik etmemesi, hayırlı işlerdeki güzelliği öne çıkarması ve istikamet üzere bulunmanın faziletini hedeflemesi, özellikle icrâ edildiği esnada ve mekânda, namazı terk, zina, içki içme gibi menhiyatlara kapı aralamaması lazımdır.”

 

Yazıda, son dönem İslam dünyasında “Tiyatro” sanatının yaygınlık kazanmasında Mısır’ın payı büyük olduğuna dikkat çekilerek günümüzde tiyatro metinleri kaleme alan din âlimlerinden bahisle Karadavi’nin telif ettiği “Yusuf es-Sıddîk (a.s.)” ve “Bir âlim ve bir Zorba: Said b. Cübeyr ve Haccac b. Yusuf es-Sakafî” ismindeki iki tiyatro metni zikrediliyor.

 

“Denebilir ki: Tiyatro sanatının İslam düşüncesiyle aşılanması zor bir durum değildir. Mükerrem olarak yaratılan insanın, bulunması gerekli konum ve takınması gerekli tavır ve duruşa ehliyet kazanması adına, tiyatro vesilesinin kullanılabileceği kanaatindeyiz.” diyor yazar.

 

İslam sanatları içerisinde tiyatronun konuşulabilmesini önemli bir gelişme olarak kabul etmek lazım. Tiyatronun, müslüman insanın önceliklerine ve hassasiyetlerine göre geliştirilmesi, sanat adına da önemli katkılar sağlayacaktır. Belki ‘katı’ görülerek yumuşatılmaya çalışılan İslam’, her türlü yeniliğe kapalı ‘yobaz’ müslüman algısının değişmesi bu suretle mümkün olabilecektir.

 

M.Gökhan Gürel

HaberKültür.Net

 

 

 

Paylaş
 

Yorum Ekle   Arkadaşına Gönder   Yazdır
     Yorumlar Tüm yorumları göster
Henüz yorum eklenmemiş. İlk yorumuz siz yazabilirsiniz.

     Dergi Kültür kategorisine ait diğer haberler
 18:55  Kış mü’minin baharıdır
 12:45  Yedikıta vefalı dergi
 10:06  Cami hayatın merkezidir
 08:11  Mevlana Vakfı’na uzanan eller kırılsın
 09:12  Evet, futbol bir ayak oyundur
 05:01  Bu Kanon da ne ola ki
 10:46  Kitap Zamanı her zamanki gibi
 07:21  Tasavvuf Denge Kurma Sanatıdır
 15:27  Afrika imtihanından geçtik
 15:42  Yeni Dünya Dosta Gider

     NE VAR NE YOK







     SORU - CEVAP
Gariplerin Kitabı bir klasik
     ÖZEL HABER
Anadolu’da Bir Gönül Efendisi
     ÖZEL RÖPORTAJ
Kutuz Hoca’nın ardından…
     KİTAP KÜLTÜR
Aşk öldürür
     DERGİ KÜLTÜR
Kış mü’minin baharıdır
     Videolardan
Zikir
Neşet Ertaş
Erkan OĞUR
  Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin kullanılması yasaktır.
Görsel Tasarım ve Yazılım : Mehmet Akif KARDEŞ

Kültür,Sanat Edebiyat