Anasayfa - Künye - Haber Gönder - Reklam - İletişim  Giriş Sayfam YapRSS/XML
 
     Çok Okunanlar
     Son yorumlananlar
enes;
ödevim vardı çok işe yaradı saolun bu siteyi herkese tavsiye edecem.com

yılmaz altunöz;
sergül hanım ihlas kokan yazılarınız, ufuk açıyor devamını dileriz...

Ahmet Şevki Şakalar;
Kahramanmaraş'ımızın edebiyatla anılması ne güzeldir.Güzel adamları şehrimizde ağırlamaktan memn

Metin doğdu;
Kimsenin kimseyi yücelttiğine mı bakıyoruz.bunlar çok üzücü olaylar bir kere engin noyan ve Mustafa

mehmet;
Zamana yeni düşmeyi geçtim TDK'nın sözlüğünde bulamadım kimisini.

bünyamin;
haznevi benimiçin en büyük tarikat bu yüzden muhammed mutaya selam söyller ellerinden öperim

sır;
eyvallah... böyle düşünenlerin olduğunu görmek sevindirdi beni, yalnız olmadığımızı hissettik. R

şeyma betül;
Bursa'da kitaba sığınanlara selam olsun,yolları açık olsun...

Damla;
Çok etkileyici ve çok güzel, yararlı bir haber, teşekkür ederiz...

ahmet şevki şakalar;
Dualarımız Abdurrahim ağabey için... sağlık ve şifalar....

     Foto Galeri
Yusuf Dursun Özel Programı
Yenidünya Kutlu Doğum
2011 Yılı TYB Ödülleri
     ANKET
Sitelerdeki anketlerin herhangi bir konuda gerçeği yansıtacağına inanıyor musunuz?
Hayır (51 %)
Evet (10 %)
Biraz (8 %)
Bazen (5 %)
Siteye göre değişir (23 %)
 
    Anasayfa | Müzik Kültür  
U2 Eylül’de İstanbul’da
U2 Eylül’de İstanbul’da
10 Ağustos 2010 - 07:43:10
Batı’nın iyi çocukları bütün dünyalı kardeşleri adına barış ve özgürlük için el ele…

1994 yılının yaz aylarına ulaştığımızda Dünya Balkanlarda sürüp giden bir katliamı seyretmekle meşguldü. Her Müslümanın, aklına geldikçe içinin sızladığı bir dram sürüp gidiyordu. 1992 yılında başlayan Bosna savaşında katliamın en açıktan yapıldığı günlere ulaşılmıştı. Saraybosna’nın tepelerine ve yüksek binalarına yerleşen Sırp keskin nişancıları her gün yüzlerce Bosnalı sivili katlederken Sırp topçusu da Pazar yerlerinde günlük alışverişini yapmakla meşgul halkı bombalıyordu. Gazete ve televizyonlarda her gün bacağı kopuk yerlerde sürünen ve ekrana doğru can havliyle el sallayan ve yardım dilenen çaresiz Bosnalıları izliyorduk. Her gün evet her gün seyircisi olduğumuz bu manzara bizlere Batı denilen tek dişi kalmış canavarın habis çehresini hatırlatıyordu.  O yılları hatırlamak ve hele ki dimdik duruşuyla tüm dünyaya insanlık ve onur dersi veren Merhum Aliya İzzet Begoviç’i Fatihalarla anmak ve asla unutmamak hepimizin boynunun borcu olsa gerek!

Ne alakası var şimdi dediğinizi duyar gibi oluyorum… U2 denilen bir İrlandalı Rock Grubunun bu anlatılanlarla ne alakası olabilir ki? Aslında çok alakası var… En azından benim için! 1994 yılının yaz ayında okuduğum gazetenin kültür sayfasında neredeyse tam sayfa U2 Grubu üyelerinden haber veren bir yazı ile karşılaşmıştım. Grup ABD’de verdikleri bir konserde yüzbine yakın izleyicinin bulunduğu kalabalığa konserin en can alıcı yerinde Saraybosna’da olanları seyrettirmişti. Düşünsenize, konserin belki en hararetli ve en keyifli bir yerinde tüm davetlilerin sinir uçlarına dokunan bir katliam sahnesini tüm stadyuma izlettirmek! Dünya basını ve ABD’li yetkilerin gözünün içine sokulan bu sahne Grubun solisti olan Bono’nun çağrısıyla sonlanacaktır;

“Bizler, batının iyi çocukları! Burada tatlı rüyalarımıza dalarken ve neşe içinde ellerimizi çırparken orada, Avrupa’nın ortasında yıllardır süre giden bir katliamın ortağı oluyoruz! Hayır! Biz buna ortak olmayacağız! Bir gün Batı bu hatasının bedelini ödeyecek ama biz o gün şimdi söylediklerimizle o bedelden kendimizi ayıracağız. Bosna kurtulana kadar, Saraybosna özgür olana kadar gitarımızı Bosna için çalacağız...”

Gazetenin haberinde ilgili konserden alınan bir resim de vardı. İlk defa adını duyduğum bu grubu saygı ile selamladığımı ve hemen ertesi gün tüm kasetlerini aldığımı hatırlıyorum…

O günden bugüne köprünün altından çok sular aktı elbette. Hatırlıyorum da koca şehirde U2’nun kasetini bulacağım diye dolaşmadığım mağaza kalmamıştı. En nihayet ikinci el kaset ve dergi satan birinden bulmuştum kasetleri. Nitekim pek çok kasetin Türkiye’de dağıtımı dahi yapılmamıştı ve dolayısıyla bulduğum kasetler orijinal Avrupa dağıtımıydı.

İrlandalı bir Rock Grubu olan U2, 1976 yılında Dublin’de kuruldu. U2 ismi Bono’nun fikri olup, «U2» isimli soğuk savaş sırasında (1980-1990) kullanılan Amerikan casus uçaklarından alınmıştır. Grup orijinal kadrosunu halen devam ettirmektedir. Grup üyeleri; Bono (gerçek ismi Paul Hewson, 1960 doğumlu, gruptaki görevi vokal) The Edge (gerçek ismi David Evans, 1961 doğumlu, gruptaki görevi gitarist ve geri vokaller) Adam Clayton (1960 doğumlu, gruptaki görevi bass) Larry Mullen Jr (1961 doğumlu, gruptaki görevi davulcu). The Joshua Tree, Achtung Baby ve All That You Can’t Leave Behind en başarılı albümlerindendir. Dünya çapında albüm satışları 140 milyonu aşan U2,ayrıca 22 Grammy Ödülü kazanarak bir rekor kırmıştır. Rolling Stone dergisinin tüm zamanların en iyi 100 sanatçı listesinde 22. sırada yer aldılar.

Stüdyo Albümleri

* Boy (1980) 
* October (1981) 
* War (1983) 
* The Unforgettable Fire (1984) 
* The Joshua Tree (1987) 
* Rattle and Hum (1988) 
* Achtung Baby (1991) 
* Zooropa (1993) 
* Original Soundtracks 1 (1995) (released under the pseudonym «Passengers») 
* Pop (1997) 
* Greatest Hits (1998) 
* All That You Can’t Leave Behind (2000) 
* How to Dismantle an Atomic Bomb (2004)

U2’nun dinlediğim ilk parçası All I Want Is You” isimli parçasıydı ve yaklaşık on dakika süren bu parça beni derinden sarsmıştı. Bono’nun sesindeki melankoli bir yana The Edge’nin gitarını semaya değdirircesine konuşturması insanı bambaşka bir hisse dâhil ediyordu. 1994 yılından bu yana U2’nun en iflah olmaz takipçilerinden biri olarak arkadaşlarımdan sert eleştiriler almadım değil. Fakat her şey bir yana Grubun kendince bir hâl içerisinde bulunuşu ve her olumsuz duruma karşı söyleyecek bir sözü olması ister istemez takdirimi celbediyordu. Başrollerinde Brad Pitt ve Harrison Ford’un oynağı “Sessiz Düşman” gösterime girmişti ve ben sinema salonunda bir İRA(İngiliz İşgaline karşı direnen İrlanda Direniş Ordusu) elemanının hayatının anlatıldığı bu sıra dışı yapımı merakla bekliyordum. Filmin başlangıcı muhteşemdi. Hepsinden muhteşem olanı da filmin bir U2 parçasıyla başlıyor oluşuydu.

Yine bir başka başyapıt olan ve başrollerindeki iki oyuncuyla(Jeff Bridges ve Tomm Lee Jones) gösterime girdiği yıl tüm gişelerde büyük ses getiren Blown Away(1994)’de de bir IRA bombacısı olan Tommy Le Jones’u U2’nun en klas parçalarından biri olan “with or without you” eşliğinde bomba hazırlarken görmek de beni pek şaşırtmamıştı. Daha sonraları “Melekler Şehri” , “The Millon Dolars Hotel”  gibi pek çok filmin soundtrack çalışmasında U2’nun imzasını görüyoruz. Aslında tüm bu olanlar yalnızca bir tesadüften ibaret değil. U2 burada hem İrlandalı kökeni itibariyle zulm ile abad olacağını düşünen Anglo Sakson medeniyete göndermelerde bulunurken diğer yandan da zulme karşı mücadele veren tüm bireyleri yüceltme eğilimini taşımaktadır. Bu düşüncelerinin yalnızca İrlanda ekseninde kalmadığını ve zamanla Tibet’ten Bosna’ya, Irak’tan Çeçenya’ya, Libya’dan Afganistan’a kadar dünyanın dört yanındaki direniş merkezlerine bir saygı duruşuna evrildiğini gözlemliyoruz.

U2’nun ve özellikle de grubun dinamosu olan Bono’nun Vatikan başta olmak üzere ABD ve tüm Batılı ülkelere karşı yürüttüğü ve zaman zaman sertleşen kampanyaları basın tarafından magazinel bir yorumla ele alınmış olsa da geçen zaman içinde hem grubun hem de Bono’nun çizgilerinden pek de taviz vermemiş olmaları onların samimiyetlerine itimadımızı perçinliyor. Obama’nın seçim kampanyasında aktif olarak görev alan U2’nun, Obama’nın görevi devraldığı günde törene iştiraki ile Obama’nın koluna girerek zafer işareti yapması ve ardından da “özgürlük” diye haykırması tüm dünyaya verilen ince bir mesajdı. (Obama bu mesajın ne kadarını algıladı orası ayrı mesele) Nitekim Bush döneminin en keskin eleştirilerini dile getiren U2, başta Irak işgali olmak üzere ABD ve müttefiklerinin Ortadoğudaki faaliyetleri hususunda fikirlerini açıklamaktan geri durmamıştır. Bunun yanı sıra özellikle Afrika’da süren açlık ve AIDS tehlikesine dikkat çekmek için tüm dünyayı dolaşmaktan ve turnelerinin geliri olan 300 milyon doları bu kıtaya bağışlamakta tereddüt duymayacak bir tavır ortaya koymuşlardır. Büyük batılı ülkeler konuşa dursun Afrika konusunda belki de taşın altına elini ilk atanların başında gariptir ki bu İrlandalı grup gelmiştir.

Belki sözü biraz uzattım ama yapacak bir şey de yok! İşte o grup, yani U2 eylül ayında İstanbul’da olacak! 6 Eylül’deki bu konserin biletleri bir yıl öncesinden satışa çıktı ve birinci/ikinci kademe biletleri çoktan tükendi. Olimpiyat Stadyumunda gerçekleşecek bu konsere 100 bine yakın insanın katılması bekleniyor. İlk kez geldikleri Türkiye’de U2 umarız ki dişe dokunur mesajlarını vermeye devam eder… Çünkü Filistin ve Irak başta olmak üzere pek çok ülkede zulüm tüm aymazlığıyla devam ediyor. Biletimi aldım ve bayraklarımı hazırladım… Ben konserde olacağım! Ya siz? 

U2’nun Sunday, Bloody Sunday(Kanlı Pazar) isimli parçasının sözleri şöyle:

 

Bugünkü haberlere inanamıyorum 
Ah, gözlerimi kapayamıyorum 
Çekil karşımdan 
Ne kadar sürer? 
Bu şarkıyı söylememiz ne kadar sürer? 
Ne kadar? Ne kadar? 
Çünkü bu gece, öyle olabiliriz 
Bu gece 
Kırık şişeler çocukların ayakları altında 
Caddenin sonuna ve ortasına saçılan ölü vücutlar 
Ama bu maharebe çağrısını dikkate almayacağım 
Desteğim geliyor 
Desteğim duvara karşı geliyor 
 
Pazar, kanlı pazar 
Pazar, kanlı pazar 
Pazar, kanlı pazar 

Ve muharebe henüz başladı 
Çok kayıp var, ama bana kimin kazandığını söyle 
Siperler kalbimizle birlikte kazıldı 
Ve anneler, çocuklar, erkek ve kız kardeşler 
Birbirlerinden ayrıldı 
 
Pazar, kanlı pazar 
Pazar, kanlı pazar 
 
Ne kadar sürer? 
Bu şarkıyı söylememiz ne kadar sürer? 
Ne kadar? Ne kadar? 
Çünkü bu gece, öyle olabiliriz 
Bu gece 
 
Pazar, kanlı pazar 
Pazar, kanlı pazar 
 
Gözyaşları gözlerinden sil 
Gözyaşlarını tamamen sil 
Gözyaşlarını tamamen sil 
Gözyaşlarını tamamen sil 
Pazar, kanlı pazar 
Gözlerindeki kanları sil 
Pazar, kanlı pazar 
Pazar, kanlı pazar Pazar, kanlı pazar 
Pazar, kanlı pazar Pazar, kanlı pazar 
 
Ve doğru biz bağımlıyız 
Gerçek kurgulandığı ve TV şovu olduğunda 
Ve milyonlar ağlıyor 
Yarını yiyip içtiğimiz sürece onlar ölecek 
 
Pazar, kanlı pazar 
 
Gerçek muharebe yeni başladı 
İsanın zaferi isteniyor 

Pazar, kanlı pazar 
Pazar, kanlı pazar

(War-1983)

Not: Kanlı Pazar, İrlanda'da bilindiği adıyla” Domhnach na Fola” 30 Haziran 1972'de, Kuzey İrlanda'nın Derry bölgesinde 27 yurttaşlık hakları savunucusu, katıldıkları barışçı gösteride Britanya Ordusu Paraşüt Bölüğü'nce vuruldu.(Tıpkı Mavi Marmara gibi) Yedisi henüz yasal olarak çocuk yaşta, 14 kişi hayatını kaybetti. Kurbanların aileleri o günü "Masumiyetin öldürüldüğü gün" olarak ilan etti. Bu şarkı U2 tarafından olayın unutulmayacağının bir nişanesi olarak War Albümü içerisinde yer almış olup halen olayın en hazin öyküsünü anlatan parça olarak dinlene gelmektedir.  
 

Melikşah Kaşgarlı

www.HaberKültür.Net

 

Paylaş
 

Yorum Ekle   Arkadaşına Gönder   Yazdır
     Yorumlar Tüm yorumları göster
 mehmet gönenç / bu konsere gidilir...
 bunca kelamın ardından bu konsere gidilir...teşekkürler
10 Ağustos 2010 - 23:50:32

 ZEYNEP / GÜZEL BİR HABER
 tebrikler melikşah bey güzel bir haber olmuş
10 Ağustos 2010 - 16:06:55


     Müzik Kültür kategorisine ait diğer haberler
 11:01  Payıma şiir düştü
 09:36  Zuhurat’tan haber var
 12:56  Yok mu “Ay Konserleri”ne destek olacak?
 09:03  Türkiye ‘Hayatını Yaşa’ diyecek!
 15:01  İranlılar Müzikten anlar mı?
 12:51  Bono & Pavarotti yardımın öbür adı
 12:40  Bir Ahmet Özhanımız daha yok
 12:01  Zeyd Şato müziğiyle konuşuyor
 11:37  Saleh Sabr bizi söylüyor
 13:42  Bu semazene kanınız kaynayacak

     NE VAR NE YOK







     SORU - CEVAP
Neyin sırrı nedir?
     ÖZEL HABER
Üstad’ın şanına layık bir anma!
     ÖZEL RÖPORTAJ
Nefs hırsız gibidir
     KİTAP KÜLTÜR
Hangi Meşhurlar Üsküdarlı?
     DERGİ KÜLTÜR
Yeni Dünya'dan Tekkeler Özel
     Videolardan
Nezih Uzel Salavat
Nezih Uzel TVNET
Zikir
  Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin kullanılması yasaktır.
Görsel Tasarım ve Yazılım : Mehmet Akif KARDEŞ

Kültür,Sanat Edebiyat