Anasayfa - Künye - Haber Gönder - Reklam - İletişim  Giriş Sayfam YapRSS/XML
 
     Çok Okunanlar
     Son yorumlananlar
KEMAL E.;
ARTIK TABULARIN YIKILMASININ ZAMANI GELDİDE GECİYOR...

KEMAL;
SALİH BEYİN YAZISI CİDDİ ANLAMDA DOYURUCU OLMUŞ TESEKKUR EDİYORUZ...DEVAMINI BEKLİYORUZ...

mehmet gönenc;
ihsan deniz eğer şiire nokta koyuyorsa buna sadece üzülürüm...ne de olsa buz ve fire tek ciltte kala

Mehmet Oyan;
Kitabevleri şiire bigane kalsa da,şiirler sayfalar arasında öksüz-yetim olsa da,ölümüne şair

KEMAL ERİMEZ;
mustafa kemal ülkenin sartlarına göre her kesimi kullanmış anlaşılan ...U.SALİH BEYE TESEKKUR EDERİZ

EROL KÖMÜR;
Yeşil Ordu'nun kurucu üyelerine bakıldığında neredeyse tamamının İttihaçı olduğu görülür. İttiha

EROL KÖMÜR;
Ne acı! Memleket işgal edilirken veliaht şehzademiz üzüntüsünden Şişli atölyesinde tabloları yapıp&#

sezai gülşenoğul;
pes mi desem peh mi karar veremedim.Bu ne ego birader!! Peh!

Muhammed;
Sokaklarına sinmiş, nispet kokusundan belli: Mersin’den gelmiş geçmiş, nûrlu bir Kur’an G

y. emre altuntaş;
yeni ekip, yeni bir ruh... güzel şeyler olacak inşallah. allah kolaylıklar versin...muvaffakiyet

     Foto Galeri
Celal Hoca Anma Programı
Cahit Zarifoğlu
Aşkar Dergisi
     ANKET
Sitelerdeki anketlerin herhangi bir konuda gerçeği yansıtacağına inanıyor musunuz?
Hayır (52 %)
Evet (10 %)
Biraz (7 %)
Bazen (5 %)
Siteye göre değişir (24 %)
 
    Anasayfa | Dergi Kültür  
Bilim ve Ütopya ne yapmaya çalışıyor?
Bilim ve Ütopya ne yapmaya çalışıyor?
17 Ağustos 2010 - 00:55:26
Bilim ve Ütopya Dergisi, peygamber, kutsal kitap, ibadet gibi kutsal değerlere karşı çıkan 11. yüzyıl rasyonalistlerinden İbn el-Ravendi'yi konu edinmiş…

Bilim ve Ütopya Dergisi, Ağustos sayısında Ramazana’a özel (!) bir sayı hazırlamış. Dinde akılcılığı savunan, peygamber, kutsal kitap, ibadet gibi kutsal değerlere karşı çıkan 11. yüzyıl rasyonalistlerinden İbn el-Ravendi'yi konu edinmiş.

Dergi’nin Genel Yayın Yönetmeni Gani Bayer, derdini şöyle özetliyor:

“Temel savlarımızdan biri, Türk-İslam Ortaçağı'nın insanlığı Batı'daki Rönesans'tan 200-300 yıl önce her alanda Rönesans'ın eşiğine taşımış olduğu ve Rönesans'ın bu birikimin üstünde yükseldiği biçiminde özetlenebilir. 9. yüzyılda “akıl ve bilimle gerçeğe ulaşılabileceğini” savunan İbn el- Ravendi, bu savın en önemli halkasını oluşturuyor. “İslamın Darwinleri” sayımızda (Mart 2009) ele aldığımız bilgin ve
düşünürlerin ortak yönü, evrime ilişkin bulgu ve çıkarımlarını İslamla bağdaştırmaya çalışmalarıydı. Ama akıl ve bilginin yükselişte olduğu bir uygarlığın “materyalizme ulaşmadan kalması” kuşkusuz ciddi bir eksiklik
olurdu. İbn el- Ravendi, bu eksik halkayı tamamlıyor.

Sorunu, Batı Aydınlanmasının çok daha sonra ulaştığı bir berraklıkla ortaya koyuyor; Mucizelerin mümkün olmadığını, doğanın kendi yasalarının ve işeyişinin olduğu ve peygamberliğin mümkün olmadığını dile getiriyor. Birçok eksiğimiz olduğunun farkındayız. Bunun temel nedeni konunun ülkemiz bilim çevrelerinde işlenmemiş olmasıdır. Konuyu ülke gündemine ilk defa sunmak hata ve eksiklikleri beraberinde getiriyor. Konunun bilinmeyenlerini ve tüm yönlerini araştırmak için bir zemin ve yol açmayı amaçlayarak bu eksikliklerlede olsa dosyayı yayımlayarak Bilim ve Ütopya’nın çok önemli bir hizmet sunduğunu düşünüyoruz. Önümüzdeki aylarda birkaç sayı daha ayıracağımız bu tartışmaya sizleri katılmaya davet ediyoruz. El- Razi ve el- Varrak ile sürdüreceğimiz bu özel dosyalarımızın büyük bir boşluğu dolduracağını düşünüyoruz. Bilim ve Ütopya bu sayısı ile ülkemiz bilim hayatındaki doldurulamaz yerini bir kez daha ortaya koymuştur. Bilim ve Ütopya’yı okuyalım, okutalım.”

Kim bu Ravendi?

Dergi okuyucularına Ravendi'yi şöyle tanıtıyor: 

İbn el- Ravendi etkileyici bir Tanrıtanımaz eserler külliyatının yanı sıra birçok eser kaleme alan Iraklı ilahiyatçı ve filozof. Dünya'nın ebediyetini savunmuş, ve Bilge bir Tanrı kavramına, Kur'an'a, Peygamber Muhammed'e, tüm Peygamberlere, mucizelere, tapınanlara ve ibadet takıntısına karşı çıkmıştır. 11. yüzyılda kendisinden o kadar nefret edilmişti ki kendisine ait el yazmaları bulmak zorlaşmıştır ve kitaplarından parçalar yalnızca muhaliflerinin eserlerinde mevcuttur. Bilinen en ünlü kitabı Kitab ez-Zümrüd (Zümrüd Kitabı) kendisi ile akıl hocası (Muhammed el-Varrak) arasında yapılan tartışma biçiminde yazılmıştır. Tartışmanın sonunda mucize ve peygamberlik karşıtı görüşlerin geçerliliği ispat edilmiştir. Etkisi yüzyıllar süren ve Farabi, Gazzali gibi birçok bilginin tartışma konusu yaptığı fikirleri şöyle sıralanabilir:

1. Tanrı insanlara doğru ve yanlış üzerine yargıda bulunabilecekleri aklı bağışladı. Eğer peygamberlerin iddiaları insanın yargısını destekliyorsa, peygamberler gereksizdir (fazlalıktır). Eğer onların iddiaları aklın yargılarına aykırı ise, onları dinlememeliyiz.

2. İnsanlar gökyüzünü dikkatle gözleyerek gökbilimini geliştirdiler. Nasıl gözleyeceklerini öğretecek peygamberlere ihtiyaç duymadılar. Ne de lavtayı nasıl yapacaklarını öğretecek peygamberlere ihtiyaç duydular. İnsanların vahiy olmadan koyunun bağırsağının kurutulup bir tahta parçasına gerildiğinde, bunun hoş sesler çıkarabildiğini öğrenemeyeceklerini varsaymak abestir. Bütün bu yetenekler doğuştan gelen insan aklıyla, çalışmayla, gözlemle ve deneme-yanılma yoluyla kazanılmıştır.

3. Peygamber Muhammed olağanüstü bir söz ustası olduğu için ya da diğer Araplar Muhammed’le savaşmak adına şiir yazmak için çok meşgul olduklarından ya da Araplar eğitimsiz insanlar olduklarından Kuran Arapların diğer kitaplarından daha güzel olabilir. Kuran her hal ve karda o kadar da etkileyici değildir çünkü çelişkili ve abes şeylerden söz etmektedir ve özellikle de gayrimüslimler için etkileyici değildir.

5. Musa ve İsa, elbette, Muhammed'in geleceğini önceden bildirmişlerdi (geleceğine dair öndeyide bulunmuşlardı) – herhangi bir astrolog (medyum) öndeyide bulunabilir. Aynı şekilde, Muhammed'in bazı olayları önceden bildirmesi, onun peygamber olduğunu ispatlamaz: Başarılı bir tahminde bulunmuş olabilir, fakat bu onun geleceğe dair gerçek bir bilgisi olduğu anlamına gelmez. Dahası geçmişte olmuş olayları nakletmesi de onun peygamberliğini ispatlamaz (çünkü İncil'de geçenler olaylar hakkında okumuş olabilir) ve eğer okur-yazar değilse, pekala İncil ona okunmuş da olabilir.

6. Meleklerin Muhammed'in yardımına koştuğuna dair aktarılanlar mantıklı değildir, çünkü bu aktarılanlar peygamberin düşmanlarından sadece 70 tanesini öldürebilen Bedir meleklerinin güçsüzlüğünü gösterir. Ve eğer melekler Bedir'de Muhammed'e yardım etmek istediyseler, Uhud'da yardımlarına çok ihtiyaç varken neredeydiler?

7. (Çeşitli dinlerin Peygamberleri) aldatılmamıştır ya da yanıltılmamıştır; onlar etkin bir biçimde kandırmaktadırlar, hilelerle ve el çabukluğu ile dinleyenlerini aldatmışlardır. Aynı zamanda garip ve az bilinen doğal olayları takipçilerini kandırmak için kullanmışlardır – mıknatıslar gibi ama daha az ünlü olanlarını.

8. Kullarını hasta eden bir Tanrı kullarına bilgece davranan biri gibi ya da onları gözeten biri olarak ya da onları esirgeyen, bağışlayan biri gibi görülemez. Kullarına fakirliği ve sefilliği reva gören biri için de aynısı geçerlidir. Aynı zamanda kendisine karşı itaat etmeyeceğini bildiği birisinden itaat etmesini beklemek de bilgece değildir. Ve sadakatsiz olanı ve itaat etmeyeni sonsuz ateşle cezalandıran birisi bir aptaldır.

9. (Bir muhalifi olan el-Hayyat'ın İbn el-Ravendi'nin mucizeler ve Kur'an üzerine yorumları üzerine söyledikleri):
''Kitap el- Zümrüd adıyla bilinen kitapta, O (el- Ravendi) Peygamberlerin mucizelerinden, onların selametinden (İbrahim'in, Musa'nın, İsa'nın ve Muhammed'in mucizeleri gibi, Allah onlara rahmet eylesin!) bahsetmiştir. Bu mucizelerin gerçekliğini reddetmiş; ve bunların
hilebaz numaralar olduğunu, bunları yapan insanların sihirbaz ve yalancı olduğunu; Kur'an'ın Bilge olmayan bir varlığın nutku olduğunu; ve Kur'an'ın hatalar, çelişkiler ve saçmalıklar içerdiğini iddia etmiştir. Bunları 'Özel olarak Muhammedilere (Muhammed'in cemaati anlamında) karşı' başlıklı bölümde ele almıştır, Tanrı onu kutsasın!''

10. (Bir muhalifi olan el- Müeyyed'in İbn el- Ravendi'nin Peygamberlerlik üzerine yorumlarına dair söyledikleri):

''İbn El Ravendi'nin kaleme aldığı bir risale ile karşılaştık. Buna Zümrüt adını vermiş ve Berahime'ye adamıştır. Risale Peygamberliğin varlığının reddine dairdir. Bu risalede o (İbn el- Ravendi) Peygamberliğin varlığını savunanlarca geliştirilmiş argümanları ve Peygamberliğin varlığını reddedenlerinkileri sıralamıştır.''

 

Türkiyem’den ilim manzaraları...

20.yy.’da, Türkiye’de, Ramazan ayında, “Bilge bir Tanrı kavramına, Kur'an'a, Peygamber Muhammed'e, tüm Peygamberlere karşı çıkmış, mucizelerin gerçekliğini reddetmiş; ve bunların hilebaz numaralar olduğunu, bunları yapan insanların sihirbaz ve yalancı olduğunu; Kur'an'ın Bilge olmayan bir varlığın nutku olduğunu; ve Kur'an'ın hatalar, çelişkiler ve saçmalıklar içerdiğini iddia etmiş” bir bilim adamının (!) görüşlerini hararetle savunarak eksik halkaların tamamlandığını söyleyen bir derginin derdini kendi ifadeleri ile aktardık.

Türkiye’de 46 yurtdışında ise 8 olmak üzere toplam 54 üniversitede  temsilcilikleri bulunan dergiye, Bilim ve Ütopya ismi ne de yakışmış…

Ne diyelim: “Kişi sevdiğiyle beraberdir.”

 

Yavuz Gencer

HaberKültür.Net

 

 

Paylaş
 

Yorum Ekle   Arkadaşına Gönder   Yazdır
     Yorumlar Tüm yorumları göster
 bekir y. / Samiri'nin altın buzağısı "bilim"!
  İbn El Ravendi Kur'an'ı hiç okumuş mu acaba? okumuşsa nasıl okumuş?. "namazda gözüm yok" demenin felsefesini yapmış daha ötesi hikaye. "Vahiy inkarcıların ancak inkarını artırır" mealindeki ayetlerle diyor ya Kur'an, bu hakikati bir kez daha görüyoruz ve Mü'minler olarak bizim imanımız artıyor hamdolsun.
19 Ağustos 2010 - 05:48:20

 ihsan ağrıdağ / bizi kim kurtaracak?
 Yoksa mesele yok da; ya varsa?
17 Ağustos 2010 - 12:50:44

 a. kerem songar / hel min mezid
 Bilim ve Ütopya'yı okuyalım okutalım... Okutup cahili echel edelim. Niye olmasın? Ne diyordu cehennem: Daha yok mu?..
17 Ağustos 2010 - 12:49:11


     Dergi Kültür kategorisine ait diğer haberler
 18:55  Kış mü’minin baharıdır
 12:45  Yedikıta vefalı dergi
 10:06  Cami hayatın merkezidir
 08:11  Mevlana Vakfı’na uzanan eller kırılsın
 09:12  Evet, futbol bir ayak oyundur
 05:01  Bu Kanon da ne ola ki
 10:46  Kitap Zamanı her zamanki gibi
 07:21  Tasavvuf Denge Kurma Sanatıdır
 15:27  Afrika imtihanından geçtik
 15:42  Yeni Dünya Dosta Gider

     NE VAR NE YOK







     SORU - CEVAP
Gariplerin Kitabı bir klasik
     ÖZEL HABER
Anadolu’da Bir Gönül Efendisi
     ÖZEL RÖPORTAJ
Kutuz Hoca’nın ardından…
     KİTAP KÜLTÜR
Aşk öldürür
     DERGİ KÜLTÜR
Kış mü’minin baharıdır
     Videolardan
Zikir
Neşet Ertaş
Erkan OĞUR
  Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin kullanılması yasaktır.
Görsel Tasarım ve Yazılım : Mehmet Akif KARDEŞ

Kültür,Sanat Edebiyat