Anasayfa - Künye - Haber Gönder - Reklam - İletişim  Giriş Sayfam YapRSS/XML
 
     Çok Okunanlar
     Son yorumlananlar
enes;
ödevim vardı çok işe yaradı saolun bu siteyi herkese tavsiye edecem.com

yılmaz altunöz;
sergül hanım ihlas kokan yazılarınız, ufuk açıyor devamını dileriz...

Ahmet Şevki Şakalar;
Kahramanmaraş'ımızın edebiyatla anılması ne güzeldir.Güzel adamları şehrimizde ağırlamaktan memn

Metin doğdu;
Kimsenin kimseyi yücelttiğine mı bakıyoruz.bunlar çok üzücü olaylar bir kere engin noyan ve Mustafa

mehmet;
Zamana yeni düşmeyi geçtim TDK'nın sözlüğünde bulamadım kimisini.

bünyamin;
haznevi benimiçin en büyük tarikat bu yüzden muhammed mutaya selam söyller ellerinden öperim

sır;
eyvallah... böyle düşünenlerin olduğunu görmek sevindirdi beni, yalnız olmadığımızı hissettik. R

şeyma betül;
Bursa'da kitaba sığınanlara selam olsun,yolları açık olsun...

Damla;
Çok etkileyici ve çok güzel, yararlı bir haber, teşekkür ederiz...

ahmet şevki şakalar;
Dualarımız Abdurrahim ağabey için... sağlık ve şifalar....

     Foto Galeri
Yusuf Dursun Özel Programı
Yenidünya Kutlu Doğum
2011 Yılı TYB Ödülleri
     ANKET
Sitelerdeki anketlerin herhangi bir konuda gerçeği yansıtacağına inanıyor musunuz?
Hayır (51 %)
Evet (10 %)
Biraz (8 %)
Bazen (5 %)
Siteye göre değişir (23 %)
 
    Anasayfa | Sinema Kültür  
İslami sinema eleştirilemez mi?
İslami sinema eleştirilemez mi?
02 Ocak 2011 - 14:27:30
Yazar Gülcan Tezcan'dan özeleştiri çağrısı

Özgün Duruş Gazetesi'nde Yaşar Yeşil'in başlattığı 'İslami Sinema' tartışması devam ediyor. Geçen hafta Ali Murat Güven ile başlayan tartışmada bu hafta Gülcan Tezcan da soruşturma sorularına verdiği cevaplarıyla katıldı.Sağlıklı bir özeleştirinin gerekliliğini savunan Tezcan'ın gazetenin kendisine yönelttiği sorulara cevabı şöyle oldu:

1- Dindar sinemacıların bu alanda başarılı olamadıkları düşüncesine katılıyor musunuz? Ya da başarı noktasında nasıl bir değerlendirmede bulunabilirsiniz?

Gişe rakamlarına bakarsanız, Türk sinemasının bitme noktasına geldiği yıllarda ciddi bir seyirci patlaması yapan filmler çekti dindar sinemacılar. Ancak bu filmlerin bir iki tanesi hariç sinema sanatı açısından başarılı olduğunu söylemek haksızlık olur. O günün şartları dahilinde elbette yapılabilecek en iyi işleri çıkarmaya çalıştılar. Samimiydiler, dertleri vardı. Ama samimiyet iyi film yapmak için yeterli olmadı. Bunu söylediğinizde Beyaz sinemaya ihanet etmiş sayılabiliyorsunuz. Dindar sinemacıların başarılı olup olmadıklarını tartışmaya başladığınız anda kıyametler kopuyor. Aynı şekilde dindarların müzik, tiyatro ve medya alanında yapıp yapamadıklarını tartışmaya açmak da mümkün değil. Eleştirmezsek, tartışmazsak, kötüye ‘kötü’, iyiye ‘iyi’ demezsek nasıl yol alabiliriz ki? Ama nedense bizde bu yapılmadı. “Dindarlar zaten çok zor şartlarda, binbir imkansızlıkla mücadele ederek film yapıyor, aman ha onların işlerini ne kadar içimize sinmese de eleştirmeyelim” gibi bir bakış hakim. Ama bu daha çok zarar veriyor ve bir türlü yol alınamıyor. Alınganlığı bir tarafa bırakıp özeleştiri yapmaya başlamamız şart! 

2- Yücel Çakmaklı’yla birlikte ilk ürünlerini vermeye başlayan Milli Sinema, daha sonra farklı tanım ve kavramlarla ifade edilmeye başlandı. Bunlardan biri olan Beyaz Sinema kavramı ise tartışılmaya devam ediliyor. Estetik ve sanatsal kaygıların bu kavram tartışmaları gölgesinde kaldığı yorumuyla ilgili ne düşünüyorsunuz?

Tam tersine bu kavramlar estetik ve sanatsal kaygılar sebebiyle ortaya atıldı. Milli sinema ‘milli ve yerel’ bir sinema dili oluşturma gibi bir derde sahipti. Beyaz sinema ise filmi yapandan filmin ne anlatmak istediğine odaklanılması gerektiğine işaret eden bir kavram olarak ortaya çıktı. Tebliğ amacıyla sinemanın kurallarını hiçe sayarak film üretenlere sinemanın estetik ve sanatsal çerçevesi içinde kalarak da kendi hikayelerimizin anlatılabileceğine dikkat çekilmek istendi Beyaz sinema tabiriyle. Ama maalesef bu iyi niyetli yaklaşımı nedense doğru anlaşılamadı. Anlayanlar da yanlış anladı!

3- Sinema alanında başarılı eserler ortaya koyma noktasında, dindar/muhafazakâr sinemacıların ne tür bir yol takip etmeleri gerektiğini düşünüyorsunuz?

Film yapmak üzere yola çıkmış insanlara akıl vermek bana düşmez. Ama gördüğüm eksikliklerden yola çıkarak şunları söyleyebilirim.
Bir defa sinemanın görselliğe dayalı bir sanat dalı olduğunu akıldan çıkarmamalılar. Çok konuşan, çok şey söyleyen filmler yapmak zorunda değiller. Kimse sinemadan çıkarken iman etmek zorunda da değil! Ama eğer çektikleri filmlerde anlamlı tek bir cümle kurabiliyorlarsa bu, seyircinin hayatında mutlaka bir iz bırakır. Son dönemde ortaya konan başarılı örnekleri dikkate alsınlar. Semih Kaplanoğlu ve Mahmut Fazıl Coşkun bana kalırsa bu açıdan çok dikkate değer isimler. Sinema sanatının icaplarını yerine getirerek yeni bir dil ve söyleyişle kendi hikayelerini anlatmayı başardı Kaplanoğlu ve Coşkun. Kör gözüm parmağına mesajlar vermek yerine sinemanın imkanlarını kullanarak çok daha etkileyici ve kaliteli işler yapmak mümkün. ‘İslamcı’ olmak için kendilerini zorlamalarına da gerek yok. Kendileri ne kadar dindarsa filmlerine de o ölçüde yansıyacaktır din olgusu. Kaldı ki artık dinle, imanla alakası olmayan pek çok yönetmen de filmlerinde gündelik hayatta varolan ‘din’ olgusuna çekincesizce yer verebiliyor. Dindar sinemacıların da bundan sonra filmlerinde ille de namaz sahnesi, ezan sesi olması kaygısından kurtulup bu türden dini argümanları yerli yerince kullanmalarında fayda var.

Paylaş
 

Yorum Ekle   Arkadaşına Gönder   Yazdır
     Yorumlar Tüm yorumları göster
 emre serkan / Son cümle!!!
 Bu son cümle beyaz sinemayı anladığını söyleyen bir kişinin ancak kendi yetkinsizliğini gösterir. Acaba kamusal alan tartışmalarının kompleksliliğinin ortaya çıkardığı bir tutum mu bu son cümle? Yaşam içerisinde islami görüngüler olmaksızın şekilsiz ve omurgasız bir din inşası anlayışının zihinlerdeki bir yansımasıdır bu son cümle. Böyle bir öneri nasıl teklif edilir anlamak mümkün değil!! Gülcan Hanım bilgi birikimini modern etkilerden çok fazla etkide kalarak oluşturmuş gibi görünüyor. Biraz etkilerden arınma teklifinde bulunuyorum.
04 Ocak 2011 - 18:55:40


     Sinema Kültür kategorisine ait diğer haberler
 17:21  Bir Aparma Hikayesi!
 08:12  İyi ki gelmişim
 08:08  Bu Filmi İzlemeden Olmaz!
 19:10  Büyükler de animasyon sever
 01:43  Bu filmi heyecanla bekliyoruz!
 22:18  Genç sinemacılarda ümit var!
 03:18  Bu da mı gol değil hâkim bey!
 13:09  Bal'ın tadına doyulmuyor
 12:10  Güneşin fethi yakın!
 07:45  İnce ve zekice...

     NE VAR NE YOK







     SORU - CEVAP
Neyin sırrı nedir?
     ÖZEL HABER
Üstad’ın şanına layık bir anma!
     ÖZEL RÖPORTAJ
Nefs hırsız gibidir
     KİTAP KÜLTÜR
Hangi Meşhurlar Üsküdarlı?
     DERGİ KÜLTÜR
Yeni Dünya'dan Tekkeler Özel
     Videolardan
Nezih Uzel Salavat
Nezih Uzel TVNET
Zikir
  Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin kullanılması yasaktır.
Görsel Tasarım ve Yazılım : Mehmet Akif KARDEŞ

Kültür,Sanat Edebiyat