Anasayfa - Künye - Haber Gönder - Reklam - İletişim  Giriş Sayfam YapRSS/XML
 
     Çok Okunanlar
     Son yorumlananlar
enes;
ödevim vardı çok işe yaradı saolun bu siteyi herkese tavsiye edecem.com

yılmaz altunöz;
sergül hanım ihlas kokan yazılarınız, ufuk açıyor devamını dileriz...

Ahmet Şevki Şakalar;
Kahramanmaraş'ımızın edebiyatla anılması ne güzeldir.Güzel adamları şehrimizde ağırlamaktan memn

Metin doğdu;
Kimsenin kimseyi yücelttiğine mı bakıyoruz.bunlar çok üzücü olaylar bir kere engin noyan ve Mustafa

mehmet;
Zamana yeni düşmeyi geçtim TDK'nın sözlüğünde bulamadım kimisini.

bünyamin;
haznevi benimiçin en büyük tarikat bu yüzden muhammed mutaya selam söyller ellerinden öperim

sır;
eyvallah... böyle düşünenlerin olduğunu görmek sevindirdi beni, yalnız olmadığımızı hissettik. R

şeyma betül;
Bursa'da kitaba sığınanlara selam olsun,yolları açık olsun...

Damla;
Çok etkileyici ve çok güzel, yararlı bir haber, teşekkür ederiz...

ahmet şevki şakalar;
Dualarımız Abdurrahim ağabey için... sağlık ve şifalar....

     Foto Galeri
Yusuf Dursun Özel Programı
Yenidünya Kutlu Doğum
2011 Yılı TYB Ödülleri
     ANKET
Sitelerdeki anketlerin herhangi bir konuda gerçeği yansıtacağına inanıyor musunuz?
Hayır (51 %)
Evet (10 %)
Biraz (8 %)
Bazen (5 %)
Siteye göre değişir (23 %)
 
    Anasayfa | Söyleşi Kültür  
Ben yarın da yaşayacağım!
Ben yarın da yaşayacağım!
25 Ocak 2011 - 18:49:15
Kur’an’ın dirilttiği kalplerden çıkan cümlelerin tadı bir başka...
Leyla Yıldırım Hanım, 1982 Almanya Füsen doğumlu… Uzun süre Fusen de yaşayan babası postahane görevlisi, annesi ise yine aynı şehirde bir firmada çalışan satış uzmanı… Önce Hristiyanlığı ardından ateizmi yaşayan Leyla hanım şimdi mutlu bir Müslüman. O bir Müslüman hanımın çektiği sıkıntıları Almanya’da yaşamış birisi…Kendi tabiriyle “Allahın kendisine verdiği en büyük nimet olan İslamiyetle buluşmuş” bir müslüman..
Kendinizi ve ailenizi tanıtır mısınız?
Hıristiyan değerlerine çok önem veren bir ailede büyüdüm. Kiliseye çok gidiyorduk. Büyükbabam ve büyükannem de dindardılar, aileme de dini bilgilerini öğrettiler. Küçükken ailem kilisede çok aktif olduğu için ben de çok aktiftim. Mesela kilisenin korosundaydım. 15 yaşına kadar da bu şekilde Realschuleye yani Lise ye gittim. Okulu bitirdikten sonra Hotel Müller de stajyer olarak çalışmaya başladım. Stajı bitirdikten sonra da otelde çalışmaya devam ettim. Müslüman olduktan sonra dinimle uyuşmadığı için işimi bıraktım. Şimdi ev hanımıyım.
İslam’le ve Kur’an’la nasıl tanıştınız?
İslam’ı eşim vasıtasıyla tanıdım. Kendisi Türk ve Müslüman. Biz tanıştığımız zaman dinini yaşayan bir Müslüman değildi. Ama bana İslam dini hakkında birçok şeyden bahsediyordu. Ben başta çok şüpheci bakıyordum bu dine. Bana çok sert kuralları olan bir din gibi görüyordu. Zamanla İslam’la ilgili bilgi edinmeye başladım, kitaplar almıştım. Kuranın Almanca mealini okudum. Benim için en önemlisi Kur’an’ın meali oldu. İçinde bütün sorularımın cevabını buldum. Nereden geliyorum, nereye gideceğim, hayatımın anlamı ne, ölümden sonra ne olacak? Bunlar her insanın düşündüğü şeyler. Bu sorular bu kadar detaylı bir şekilde cevaplanınca şaşırdım ve çok etkilendim….
Kur’an’la tanışmanız hayatınızda neyi değiştirdi?
Kur’anı okuduğum zaman ahiretin ve cehennemin olduğunu öğrendim ve anladım. Ben cehenneme gitmek istemiyordum. Çok huzursuz oldum. “Ya yarın ölürsem ölümden sonraki hayatım nasıl olacaktı? İçimde küçük bir inanç kıvılcımının oluştuğunu hissettim. Ama daha tam ikna olmamıştım. Ama okuduklarımın doğru olabileceğini düşündüm. Kendi içimde bir savaş yaşadım. Çünkü bütün hayatımı değiştirmem gerekiyordu. Başörtüsü takmam lazımdı. Birçok kurala uymam gerekiyordu ve günde 5 vakit namaz kılmam lazımdı. Bunlar benim için çok büyük değişimlerdi. Bu yüzden çok düşünmem gerekiyordu. Uzun bir süreçti ve tabi şeytan da beni rahat bırakmıyordu. “Yapma bunu”, “bu dini kabul edersen hayatın zorlaşacak” gibi vesveseler veriyordu. Eşimle o zaman henüz evlenmemiştik, onun ailesine gittik. Ben ilk defa Müslümanlarla konuştum, onlara sorular sordum. Biz hep birlikte camiye gittik. Benim oturduğum yer olan Füssen’de hiç cami yok ve benim için yabancı bir şeydi bu. Ramazan 2001’ di ve Bremen’deki büyük camiye gittik. O gece kadir gecesiydi. Cami tıklım tıklım doluydu. Benim yaşadığım ilk farklı ve anlamlı duygu o an yaşanıyordu. Ne kadar güzel bir şeydi bu. Bu kadar insan birlikte namaz kılmak için bir araya geliyor. İnsanların namaz kılışları, ruh ve beden dilinin bu şekilde birleşmesi. Namazda yapılan hareketlerle kendini Allah’a sunmak. Ne sağa sola bakıyorsun ne de konuşuyorsun. Öyle bir durum ki sadece yaratanla birliktesiniz. Bu beni çok etkilemişti.
Eksik olan tek şey demek bunu görmekmiş. Elhamdülillah bu yolu seçtim. 2 gün sonra eşimin ailesinin evinde şahadet getirerek Müslüman oldum. İmam nikâhını da kıydılar orada bize. Çok güzel bir duyguydu. İç huzurumu bulmuştum. Beni bu uykudan uyandırdığı ve doğru yola ilettiği için Allah’a karşı bir şükran duygusu oluşmuştu. Ben neden yaşadığımı bilmeden bütün hayatım boyunca uyumuşum da sanki biri beni silkeledi ve uyandırdı ve ne için yaşadığımı gösterdi. Çok güzeldi. İlk camiyi gördüğüm zamanı hep hatırlıyorum. Çok etkileyiciydi. Bunları yaşattığı için yüce Rabbime çok minnettarım.
Bütün sorularınıza cevap bulabildiniz mi Kur’an’da?
Öncelikle ben her insanın doğasında bir dine sahip olma duygusunun olduğunu düşünüyorum. Bu çok normal bir şey. Her insan bir şeye inanıyor. Baktıkça da İslam'ın çok mantıklı bir din olduğunu görüyoruz. Bir Allah var, gücü her şeye yetiyor ve o her şeyi yarattı. Bize gücünü ve kurallarını peygamberlere gelen vahiyle iletti. Peygamberler anlattı ve insanlar bunu uyguluyor. Diğer kutsal kitaplar olan Tevrat ve İncil'le Kuran'ı kıyasladığımız zaman Kur’an'ın bu zamana kadar değişmeyen tek kitap olduğunu görüyoruz. 1400 yıl önce olduğu gibi hiç bir şey değişmemiş ve orijinaliyle bu güne kadar gelen tek kitap Kuran. Diğer dinlerde öyle bir şey yok. İslam’da yapılan ibadetlere baktığımız zaman sadece Allaha ibadet edildiğini görüyoruz.
Yahudilik ve Hıristiyanlıkta tek Allah inancında olduklarını söylüyorlar ama öyle olmadığını herkes biliyor. Çünkü Hz. İsa da Allah olarak görülüyor ve ona ibadet ediliyor. Yahudilikte de Allaha karşı şirkte bulunuyorlar. Allahın emirlerini değiştiriyor veya kullanmıyorlar. İsteklerine göre yeni emirler de yapabiliyorlar. İslam dininde böyle bir durum kesinlikle yok. Biz hala 1400 yıl önceki gibiyiz. Kurana göre ve peygamberimizin yaşadığı gibi, sünnetiyle yaşıyoruz. Bence İslam’ın doğru din olduğunu bunlar kanıtlıyor. İslam bütün hayatımızı kaplıyor. İslam çok mantıklı bir din. Mantıksız olan hiç bir şey yok. Hiç bir soru cevapsız kalmıyor. İslam dininde Kuran’dan veya hadislerden her sorumuza cevap bulabiliyoruz. Bence bu insanların ilgisini çekiyor. Bunun kanıtı da gittikçe çok insanın İslam’ı seçmesidir.
 
Mustafa Ablak
 
 
 
Paylaş
 

Yorum Ekle   Arkadaşına Gönder   Yazdır
     Yorumlar Tüm yorumları göster
Henüz yorum eklenmemiş. İlk yorumuz siz yazabilirsiniz.

     Söyleşi Kültür kategorisine ait diğer haberler
 12:22  Orhan Okay ile çok özel!
 07:10  Ataistler İçin Din gündemde
 15:07  13. kitabım hazır
 13:09  Önce vapur orucuyla başladım
 13:38  Ahmet Cemil olmak istemezdim
 11:09  Her şey yetimler için
 12:39  Sanat Kalbe Haredir
 08:56  Kendimi öğrenci gibi görüyorum
 10:18  Rejimler ölüyor
 14:07  O bir hayal mühendisi!

     NE VAR NE YOK







     SORU - CEVAP
Neyin sırrı nedir?
     ÖZEL HABER
Üstad’ın şanına layık bir anma!
     ÖZEL RÖPORTAJ
Nefs hırsız gibidir
     KİTAP KÜLTÜR
Hangi Meşhurlar Üsküdarlı?
     DERGİ KÜLTÜR
Yeni Dünya'dan Tekkeler Özel
     Videolardan
Nezih Uzel Salavat
Nezih Uzel TVNET
Zikir
  Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin kullanılması yasaktır.
Görsel Tasarım ve Yazılım : Mehmet Akif KARDEŞ

Kültür,Sanat Edebiyat