Anasayfa - Künye - Haber Gönder - Reklam - İletişim  Giriş Sayfam YapRSS/XML
 
     Çok Okunanlar
     Son yorumlananlar
enes;
ödevim vardı çok işe yaradı saolun bu siteyi herkese tavsiye edecem.com

yılmaz altunöz;
sergül hanım ihlas kokan yazılarınız, ufuk açıyor devamını dileriz...

Ahmet Şevki Şakalar;
Kahramanmaraş'ımızın edebiyatla anılması ne güzeldir.Güzel adamları şehrimizde ağırlamaktan memn

Metin doğdu;
Kimsenin kimseyi yücelttiğine mı bakıyoruz.bunlar çok üzücü olaylar bir kere engin noyan ve Mustafa

mehmet;
Zamana yeni düşmeyi geçtim TDK'nın sözlüğünde bulamadım kimisini.

bünyamin;
haznevi benimiçin en büyük tarikat bu yüzden muhammed mutaya selam söyller ellerinden öperim

sır;
eyvallah... böyle düşünenlerin olduğunu görmek sevindirdi beni, yalnız olmadığımızı hissettik. R

şeyma betül;
Bursa'da kitaba sığınanlara selam olsun,yolları açık olsun...

Damla;
Çok etkileyici ve çok güzel, yararlı bir haber, teşekkür ederiz...

ahmet şevki şakalar;
Dualarımız Abdurrahim ağabey için... sağlık ve şifalar....

     Foto Galeri
Yusuf Dursun Özel Programı
Yenidünya Kutlu Doğum
2011 Yılı TYB Ödülleri
     ANKET
Sitelerdeki anketlerin herhangi bir konuda gerçeği yansıtacağına inanıyor musunuz?
Hayır (51 %)
Evet (10 %)
Biraz (8 %)
Bazen (5 %)
Siteye göre değişir (23 %)
 
    Anasayfa | Şehir Kültür  
Kadın yenilgi nedir bilmez!
Kadın yenilgi nedir bilmez!
09 Mart 2011 - 23:14:15
Anadolu kadınının soyut işlemeleri ve dokumaları Pikasso’yu bile hayrette bırakır…
“Fedakâr Konya kadınını 21’inci yüzyıla taşımalıyız”
 
Konya Aydınlar Ocağı’nın Salı Sohbeti’nde “Konya Kültüründe Kadın” konusunu gündeme getiren Gazeteci-Yazar Seyit Küçükbezirci, kendilerini “kara takım” olarak adlandıran Konya’daki cefakâr ve fedakâr prototip kadın tipiyle ilgili “Dünya’da 4 bin yıldır, Anadolu’da da bin yıldan beri bu kadın tipi var ve hâlâ yaşıyor” dedi.
 
Günümüz kadınlarını “meslek sahibi” olarak nitelendiren ve eski Anadolu kadınlarını da entegre işletmelerin başında bulunan profesörler ile doçentlere benzeten yazar Seyit Küçükbezirci, “Konya kültürünü günümüze kadar taşıyan bu profesör ve doçentlerimiz hâlâ var. Şimdilik tehlike yok ama çanlar çalıyor. Bu prototip kadın tipini 21. yüzyıla modernize ederek taşımamız lâzım” diye konuştu.
 
Sohbetine “Kadın kültürü ile ilgilenmem 1990’lı yıllarda başladı. Konya Folkloru ve Konya Kadın Kültürü konusunda araştırmalar yapıyordum. Bu araştırmalarımın ipuçlarını bundan 14 sene önce, yani 1997’de “Konya Türk Kadın Kimliğine Giriş” başlığı altında yine o zamanlar başkanlığını Mehmet Ali Uz’un yaptığı Aydınlar Ocağı’nda ve kalabalık bir salonda dile getirmiştim. Yine Aydınlar Ocağı’ndayım ve konu yine aynı” sözleriyle başlayan Bezirci, folklor kelimesinin 1908’de Ziya Gökalp, Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu ve Fuat Köprülü tarafından anıldığını söyledi.
 
Kadın üzerine yabancı literatürlerin çokluğuna değinen Küçükbezirci, “Türk kadını üzerine kaynak bulmakta çok zorlandım. Ekonomistler savaşlara bakarlarken bu gücün arkasında kim ve ne var diye bakarlar. Konya kadınının özellikleri 18 yaşından beri dikkatimi çekiyordu. “Muhlis Kadın, Ehliz Kadın, Atlıyı Atından İndiren Kadın, Osmanlı Kadın” gibi kavramlardan kuşku duyarak araştırmaya başladım. Biz bin yıldan beri Anadolu’dayız. Kadın tarihine 4 binli yıllara kadar uzanabiliyoruz. Konya toprağında Alaaddin’de yatanlar tarihin en korkunç güçleriyle karşılaşan sultanlar. Osmanlı bile böylesine korkunç güçlerle karşılaşmadı. O korkunç güç Haçlılar ve Moğollar idi.
 
Selçuklu, tarihin görmediği kalabalık ve korkunç güçlerle çarpıştı. Biz Anadolu’ya 1071’de girmedik. Daha önce de vardık. Alparslan sadece Anadolu kapılarını açtı. İşte bu gücün arkasında bir şey olması lâzım. Orduların arkasında dökümhaneler ve dikimhaneler vardı. Peki daha daha ne vardı?” diye konuştu.
 
Konya kadın kültürü ve folkloru ile ilgili araştırma yaparken karşısına Sille Kadın Dokumaları’ndan başka bir bilginin çıkmadığını kaydeden ve önce ekonomi yönüyle incelediğini ve daha sonra eğitime doğru yöneldiğini belirten Küçükbezirci, şu görüşlere yer verdi:
 
“Bunun sonucunda ortaya bir kadın prototipi çıktı. Amatör değil, profesyonel bir kadın. Peki neyin profesyoneli? Hayvancılığın profesyoneli, et ürünlerinin profesyoneli. Bu kadın bir halk doktoru. Bu kadın bir halk eczacısı. Bu kadın bir dokumacı. Bu kadın bir terzi, bu kadın bir ekmekçi ve kırsal kesimde de yüzde 100 erkeğinin yanında olan bir kadın. Fakat erkeğin fıtraten yapamayacağı pek çok şeyi kendi üstüne almış, bu yandan da erkeğe yardımcı oluyor. Sanki enteğre bir işletme. Enteğre nedir? Bu ekonomide ya da sanayide az bilinen bir deyim ama.. Et entegre veya dokuma entegre tesisleri olarak A’dan Z’ye şeklinde tanımlanabilir.
 
Bizim Anadolu kadınının soyut işlemeleri ve dokumaları Pikasso’yu bile hayretler içerisinde bırakır. Ekonomik bir kadın var orta yerde. Şimdiki kadınlarımızla karşılaştırdığımızda kadınlarımızın büyük bir bölümü meslek sahibi. Avukattır, doktordur, eczacı.. Mesleğini yapıyor ve her şeyi marketten alıyor.
 
Benim bahsettiğim prorotip “kara takım” kadın, ben uydurmuyorum. Kendileri öyle söylüyor. Bu lâf taa gider ve bin yıllara kadar uzanır. Şimdi bu “kara takım” kadın, temelde profesyonel bir kadın,. Yeni modern kadınımız kendi mesleğinin ve işinin profesyonelidir. Pastırma yapamaz, sucuk yapamaz, halı ve kilim dokuyamaz.. Ancak ve ancak kendi mesleğini yapar.
 
Peki bizi bin yıldan beri bu topraklarda kim ayakta tutuyor? Demin söylediğim “kara takım” olarak bilinen bu profesyonel kadın prototipi bizi ayakta tutuyor. 
Bir Konya kadını şöyle demişti. “Guzum, kadın yinilgiyi kabul etmedikten sonra o yinilgeye düşman sevinmesin, yenilgi sayılmaz.” Yani bir zaferin sonunda kadın yenilmeyi kabul ederse, o yenilgidir.”
 
FEDAKÂR KONYA KADINI
 
Fedakâr ve cefakâr kadına örnek olarak 1984’de vefat eden Silleli Fatma Seyrek (Fatoş Hala)’i gösteren Konya folklorunun ustası Küçükbezirci, Konya kadını hakkında şunları söyledi: “Onun bir evi vardı ve geliri de sadaka ve fitre idi. Adana’dan 6 çocuğunu okutmak için Konya’ya gelen ve Fatoş Hala’nın tek gözlü odasındaki evine kiracı olan o ailenin çocuklarına Fatoş Hala baktı. Bende emeği olan bu kadın, o çocukları yetişti ve büyüttü. O çocuklardan orman genel müdürleri çıktı. Paksoy Yem Sanayi’nin genel müdürlerinden de Fatoş Hala çıktı. 1967’de askerler Güney’e doğru yürüyor. Aynı Fatoş Hala bankada hesaplar açmış askere yardım topluyor. Mahalleli verdiğin az olmuş diyor. Evdeki bakır kapları toplayıp sattıktan sonra o yardımı da askerlere bağışlıyor. Eve gittiğimde ise hiç kap kacağı yoktu. Millet olarak bu prototip kadın tipini, ne edip ne yapıp 21. Yüzyıla modernize ederek taşımalıyız.”
 
KONYA FOLKLORUNUN USTASI
 
Sohbetin sonunda Konya Aydınlar Ocağı adına yönetim kurulu üyesi Mustafa Sinan Ümit, Gazeteci-Yazar Seyit Küçükbezirci’ye “Türk Folkloruna ve Konya Kültürüne 40 yıldan beri yaptığı hizmetlerinden dolayı “Konya Folklorunun Ustası” unvanıyla birlikte teşekkür plaketini takdim etti. Küçükbezirci, kısa konuşmasında Aydınlar Ocağı’na teşekkür etti.
 
 
 
Paylaş
 

Yorum Ekle   Arkadaşına Gönder   Yazdır
     Yorumlar Tüm yorumları göster
 konyalıyam ezelden / güzel soru
 Peki bizi bin yıldan beri bu topraklarda kim ayakta tutuyor?
10 Mart 2011 - 15:03:47


     Şehir Kültür kategorisine ait diğer haberler
 10:44  Maraş’ta Rasim Özdenören Günleri
 09:29  Maraş’ta Çok Sesli Sempozyum
 06:54  YAZSANBİR'den Şiir Şöleni
 23:13  Mevlevilik toplumla kaynaşmış bir tarikat
 00:02  Külliyeli Şehirler III : Akşehir
 16:40  Niğde’de yazarlar birleşti
 14:48  Oruç O’nun içindir
 00:08  Kırşehir’in uleması başka
 07:31  Kaddafi Yahudi asıllı
 10:22  Konya’nın hafızası siliniyor

     NE VAR NE YOK







     SORU - CEVAP
Neyin sırrı nedir?
     ÖZEL HABER
Üstad’ın şanına layık bir anma!
     ÖZEL RÖPORTAJ
Nefs hırsız gibidir
     KİTAP KÜLTÜR
Hangi Meşhurlar Üsküdarlı?
     DERGİ KÜLTÜR
Yeni Dünya'dan Tekkeler Özel
     Videolardan
Nezih Uzel Salavat
Nezih Uzel TVNET
Zikir
  Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin kullanılması yasaktır.
Görsel Tasarım ve Yazılım : Mehmet Akif KARDEŞ

Kültür,Sanat Edebiyat