Anasayfa - Künye - Haber Gönder - Reklam - İletişim  Giriş Sayfam YapRSS/XML
 
     Çok Okunanlar
     Son yorumlananlar
enes;
ödevim vardı çok işe yaradı saolun bu siteyi herkese tavsiye edecem.com

yılmaz altunöz;
sergül hanım ihlas kokan yazılarınız, ufuk açıyor devamını dileriz...

Ahmet Şevki Şakalar;
Kahramanmaraş'ımızın edebiyatla anılması ne güzeldir.Güzel adamları şehrimizde ağırlamaktan memn

Metin doğdu;
Kimsenin kimseyi yücelttiğine mı bakıyoruz.bunlar çok üzücü olaylar bir kere engin noyan ve Mustafa

mehmet;
Zamana yeni düşmeyi geçtim TDK'nın sözlüğünde bulamadım kimisini.

bünyamin;
haznevi benimiçin en büyük tarikat bu yüzden muhammed mutaya selam söyller ellerinden öperim

sır;
eyvallah... böyle düşünenlerin olduğunu görmek sevindirdi beni, yalnız olmadığımızı hissettik. R

şeyma betül;
Bursa'da kitaba sığınanlara selam olsun,yolları açık olsun...

Damla;
Çok etkileyici ve çok güzel, yararlı bir haber, teşekkür ederiz...

ahmet şevki şakalar;
Dualarımız Abdurrahim ağabey için... sağlık ve şifalar....

     Foto Galeri
Yusuf Dursun Özel Programı
Yenidünya Kutlu Doğum
2011 Yılı TYB Ödülleri
     ANKET
Sitelerdeki anketlerin herhangi bir konuda gerçeği yansıtacağına inanıyor musunuz?
Hayır (51 %)
Evet (10 %)
Biraz (8 %)
Bazen (5 %)
Siteye göre değişir (23 %)
 
    Anasayfa | Gezi Kültür  
Doğu Ekspresi bizim ordan geçer!
Doğu Ekspresi bizim ordan geçer!
20 Mart 2011 - 12:53:07
Yeşile boyansam baharla yeniden…
Çocukluğumun Baharı
 
Her mevsimin elbette kendine has güzellikleri vardır. Bu gerçeği kabul etmekle beraber, ilkbaharı daha da bir başka seviyorum. Hele bir de bu bahar, her yerin yeşile boyandığı, kuzu melemeleri ile kuş cıvıltılarının birbirine karıştığı "şikar" yaylamızda yaşanıyorsa, sevgi artık bende tutku haline dönüşüyor!..
 
Çocukluğumun baharını özledim… Çocukluğumu, kirlenmemiş hayallerimi; Yaylamızı, kuzu melemesini, çayırları, çimenleri; kayısı, kiraz çiçeklerini, dereleri, tepeleri özledim...
 
On metre karelik, tek odalı yayla evimizi; içinde et, patates hatta salça bulunmayan bulgur aşımızı; Kerme, keven yaktığımız taş ocakta, kara demlikte demlediğimiz tavşankanı çayımızı; Geceleri, bacalarda, ay ışığı altında yaptığımız doyumsuz sohbetleri özledim…
 
Şikâr da, idare lambası ışığıyla gece ders çalışıp, sabah kuzuları emzirdikten sonra, okula yetişmek için, beş kilometrelik yokuşu, yürüyerek, inip çıktığımız zamanları özledim...
 
Toptaş'ı, Bağaz'ı, ışgın topladığımız Yalnızçam'ı; Buz gibi gözelerinden kana kana içtiğim Daşağıl'ı; Bulutlara dokunduğum Gökbel'i; Balaşınbağı'nı, Şarşarında çimdiğimiz Korçan'ı; Danzıyer'i, Akkoz'u; Gurbet ile sıla arasında ince bir çizgi olan Irfat Komları'nı özledim...
 
Fırat kenarında koyun otlatmayı; dağları delip, yılan gibi süzülerek, büyük bir ihtişamla gelip geçen "Doğu Ekspresi’ni"; bitmek tükenmek bilmeyen vagonlarını saymayı özledim...
 
Şehirden gelen, sel kalıntıları arasından, oyuncak traktör yapmak için zeytinyağı kutusu, tekerlekleri için kara lastik veya plastik bir top bulmak için geçirdiğim zamanlarımı özledim...
 
Tandır ekmeğinin arasına, somun ekmeğini katık olarak koyduğumuz, öğlen azığımız bittiğinde de koyun ekmeği ile yaban pırasasını iştahla yediğimiz günleri özledim...
 
Çikolata, gofret, dondurmanın adını dahi bilmediğimiz günlerde, sürülmüş tarlalardan “pakkoç” toplamayı; Cücügün on beşinden sonra, kar suyundan yapılan mancik pilavını; Kemah tuzu ile kuşkuş, yemlik salatasını; Korkop Çayında kiraz, Limanın Değirmeninde dut yediğimiz günleri özledim.
 
Topsöğüt’te, Karaburun’da, al nevruz, mor nevruz eşin burda sen nerde? Diye avazımız çıktığı kadar bağırarak baharın habercisi nevruz; demet demet karçiçeği ve çiğdem topladığımız günleri özledim…
 
Doğduğum, büyüdüğüm, kendimi bildiğim, ekmeğini yediğim, suyunu içtiğim havasını kokladığım, halayında oynadığım, yollarında koştuğum, “rüzgârın sert yiğidin mert”olduğu, can Erzincan-Kemah'ı, dede baba ocağım, Bozoğlak köyümün “taşını-toprağını” özledim…
 
Bir daha asla gidemeyeceğim, göremeyeceğim özlemlerimi özledim.
 
 
NidayiSevim
 
Paylaş
 

Yorum Ekle   Arkadaşına Gönder   Yazdır
     Yorumlar Tüm yorumları göster
 akayacan / yüreğine sağlık
 Topsöğüt’te, Karaburun’da, al nevruz, mor nevruz eşin burda sen nerde? Diye avazımız çıktığı kadar bağırarak baharın habercisi nevruz; demet demet karçiçeği ve çiğdem topladığımız günleri özledim…
25 Mart 2011 - 13:34:22

 Adil / Unutamadıklarımız...
 Duygularımıza tercüman oldunuz. Yorum yazmak için literatürümüzde kelime bulamadım. Allah ne muradınız varsa versin. Selamlar...
23 Mart 2011 - 12:50:23

 Yakup Yasa / Eğitim sadece okul değildir!..
 "Şikâr da, idare lambası ışığıyla gece ders çalışıp, sabah kuzuları emzirdikten sonra, okula yetişmek için, beş kilometrelik yokuşu, yürüyerek, inip çıktığımız zamanları özledim..."
20 Mart 2011 - 17:43:07


     Gezi Kültür kategorisine ait diğer haberler
 10:14  Kable’r-refik ayne’t-tarik
 17:04  Derebağın suyu başka!
 12:53  Doğu Ekspresi bizim ordan geçer!
 08:29  Medinem beni kabul eder mi?
 17:21  Yahyalı'da bir şelale
 17:23  Kırılmış bir vatanın gözyaşları
 15:05  Galata kulesine çıktınız mı hiç ?
 14:56  Daha gezecek çok yer var!
 19:08  Şehirler onarır bizi!
 23:38  Abdulhamit'in sırları burada!

     NE VAR NE YOK







     SORU - CEVAP
Neyin sırrı nedir?
     ÖZEL HABER
Üstad’ın şanına layık bir anma!
     ÖZEL RÖPORTAJ
Nefs hırsız gibidir
     KİTAP KÜLTÜR
Hangi Meşhurlar Üsküdarlı?
     DERGİ KÜLTÜR
Yeni Dünya'dan Tekkeler Özel
     Videolardan
Nezih Uzel Salavat
Nezih Uzel TVNET
Zikir
  Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin kullanılması yasaktır.
Görsel Tasarım ve Yazılım : Mehmet Akif KARDEŞ

Kültür,Sanat Edebiyat