Anasayfa - Künye - Haber Gönder - Reklam - İletişim  Giriş Sayfam YapRSS/XML
 
     Çok Okunanlar
     Son yorumlananlar
enes;
ödevim vardı çok işe yaradı saolun bu siteyi herkese tavsiye edecem.com

yılmaz altunöz;
sergül hanım ihlas kokan yazılarınız, ufuk açıyor devamını dileriz...

Ahmet Şevki Şakalar;
Kahramanmaraş'ımızın edebiyatla anılması ne güzeldir.Güzel adamları şehrimizde ağırlamaktan memn

Metin doğdu;
Kimsenin kimseyi yücelttiğine mı bakıyoruz.bunlar çok üzücü olaylar bir kere engin noyan ve Mustafa

mehmet;
Zamana yeni düşmeyi geçtim TDK'nın sözlüğünde bulamadım kimisini.

bünyamin;
haznevi benimiçin en büyük tarikat bu yüzden muhammed mutaya selam söyller ellerinden öperim

sır;
eyvallah... böyle düşünenlerin olduğunu görmek sevindirdi beni, yalnız olmadığımızı hissettik. R

şeyma betül;
Bursa'da kitaba sığınanlara selam olsun,yolları açık olsun...

Damla;
Çok etkileyici ve çok güzel, yararlı bir haber, teşekkür ederiz...

ahmet şevki şakalar;
Dualarımız Abdurrahim ağabey için... sağlık ve şifalar....

     Foto Galeri
Yusuf Dursun Özel Programı
Yenidünya Kutlu Doğum
2011 Yılı TYB Ödülleri
     ANKET
Sitelerdeki anketlerin herhangi bir konuda gerçeği yansıtacağına inanıyor musunuz?
Hayır (51 %)
Evet (10 %)
Biraz (8 %)
Bazen (5 %)
Siteye göre değişir (23 %)
 
    Anasayfa | Hayat Kültür  
Fâşet bize âsûdeliğin sırrını Hilmi!
Fâşet bize âsûdeliğin sırrını Hilmi!
17 Nisan 2011 - 13:05:05
Yağmur Atsız, kadim dostu Hilmi Yavuz’u anlatmış doğum gününde….
Hilmi Yavuz
 
Dün Hilmi Yavuz’un 75. doğum yıldönümüydü.
 
Ama ne yazık ki benim yazı günüm değildi. Gerçi benim yazıma denk gelmeyen bir günde doğmak Hilmi bakımından bir tâlihsizlik, en azından bir ihtiyatsızlık olarak telâkkıy edilebilse dahî bunu da pek fazla ciddîye almamak gerekir. Zîrâ bu dünyâya hiç gelememiş olanlar da var.
 
Gerçi ben onun doğum gününü bir gün önceden de bir yazıyla kutlayabilirdim ama gâvurlar erken tebrîkin uğursuzluk getireceğini söylerler. Eh, biz de elhamdülillah yarı gâvur olduğumuzdan bu kurala riâyet etdik Cebâb-ı Hakk’ın ve Hıristos’un izniyle.
 
Peki, kimdir Hilmi Yavuz?
 
Hilmi Yavuz’un en önemli ve karakteristik husûsiyeti benim arkadaşım olmasıdır. Hem de en kıdemli arkadaşım!
Tam 57 yıldır dostuz! Dile kolay.
 
Hilmi bunun yanısıra, ikinci dereceden ehemmiyeti hâiz olmak üzere, parlak bir entellektüel, çok iyi bir felsefeci, denemeci, hınzır bir mizahçı ve olağanüstü iyi bir şâirdir. Felsefeye olan derin âşinâlığı onun şiirini de etkilemiş ve bence onu “bilge şâir” (poète savant) dediğimiz kategoriye dâhil kılmışdır.
 
Türk Şiiri 18. Yy.’dan bu yana zannedersem iki ana damar üzerinden akar:
 
Biri Nedîm, Yahyâ Kemâl, Attilâ İlhan üzerinden uzanan dünyevî “muzafferiyetçi” (triomfalist) damar; öbürüyse Şeyh Gaalib, Ahmed Hâşim ve muhtemelen Sezâi Karakoç üzerinden gelen daha bir mâneviyyetçi “mütefekkirâne” (komplantatif) damar.
Ben kendimi Nedîm Çizgisi’ne mensûb addederim. Hilmi ise Şeyh Gaalib Çizgisi mümessillerindendir kanaatimce.
Fakat ister öyle ister böyle olsun bu, bizlerin yaşayan en büyük iki Türk şâiri olduğumuz hakıykat-i bedîhiyyesini değiştirmez!
 
Mesele sâdece kimin en büyük ve kimin ikinci büyük olduğudur.
 
Ben Hilmi’nin bizzat bulunduğu yâhut onun kulağına ulaştırılması mümkin muhitlerde dâimâ onun en büyük olduğunu vurgular ve tevâzuyla ikinciliğe râzı gelirim. Fakat onun haberi olmayacağından emîn bulunduğum yerlerde gerçeği merdce haykırmakdan da geri kalmam. Ne yapayım, huyum böyle. Yalan söyleyemiyorum.
 
Zâten ömrümde hiç yalan söylemedim!
Ola ki mecbur kalmış bulunayım...
 
Garibdir, nasıl Fâzıl Hüsnü denilince akla ilk olarak “Çocuk ve Allah” gelirse Hilmi Yavuz dendi mi de ilk akla gelen mısrâ hemen dâimâ “Hüzün ki en çok yakışandır bize” olur. Aslında hüzün Hilmi’nin şiirlerini, bâzen çaktırmadan uzakdan bile olsa, mütemâdiyen tâkıyb eder. Ama çoğu kez gizlenmeğe bile gerek görmez:
 
“Kalp kalesi ben sana
sürgün, sen bana hüzün
Kırgındır yollar döndükçe
Ve kimbilir hangi soyunda güzün.”
 
Tabii Yaşayan En Büyük Türk Şâiri olarak 75. Doğum Yıldönümü’nde ona manzum bir doğum günü armağanı vermesem olmazdı. (Cümledeki usturuplu üslûba dikkatinizi çekerim: Kimin “en büyük” olduğu belli değil!)
O bakımdan Meram Bağları’ndaki av köşküme kapanarak dört buçuk ay geceyi gündüze katmak sûretiyle zor belâ yetiştirebildiğim şu dörtlüğü de azîz dostuma takdîmden şeref duyuyorum:
 
“Dünyâda en âsûde hayat sende değil mi?
 
Fâşet bize âsûdeliğin sırrını, Hilmi!
Herkes saâdet, ah saâdet rağmına mestken
Sen kaç kere, kaçyüz kere görmüşdün o filmi?
 
Doğum günün kutlu olsun, Ocağlı Karındaşım!
Happy birthday, Old House!
 
15 Nisan 2011 Star
 
Paylaş
 

Yorum Ekle   Arkadaşına Gönder   Yazdır
     Yorumlar Tüm yorumları göster
Henüz yorum eklenmemiş. İlk yorumuz siz yazabilirsiniz.

     Hayat Kültür kategorisine ait diğer haberler
 21:30  Çağları Aşan Bir Veli
 08:27  Said Havva büyük alimdi
 22:18  Sütçü İmam'ı nasıl bilirsiniz?
 17:31  O Kalemdar'dı!
 13:53  Mutlu aşk vardır!
 07:19  Bir Kur’an aşığı daha sırlandı
 12:23  Akif önce kuldu
 13:12  Budizmden İslam’a gelen can
 09:31  Her öyküsü beni ağlatmıştır
 11:56  Aradığın ben değilim!

     NE VAR NE YOK







     SORU - CEVAP
Neyin sırrı nedir?
     ÖZEL HABER
Üstad’ın şanına layık bir anma!
     ÖZEL RÖPORTAJ
Nefs hırsız gibidir
     KİTAP KÜLTÜR
Hangi Meşhurlar Üsküdarlı?
     DERGİ KÜLTÜR
Yeni Dünya'dan Tekkeler Özel
     Videolardan
Nezih Uzel Salavat
Nezih Uzel TVNET
Zikir
  Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin kullanılması yasaktır.
Görsel Tasarım ve Yazılım : Mehmet Akif KARDEŞ

Kültür,Sanat Edebiyat