Anasayfa - Künye - Haber Gönder - Reklam - İletişim  Giriş Sayfam YapRSS/XML
 
     Çok Okunanlar
     Son yorumlananlar
enes;
ödevim vardı çok işe yaradı saolun bu siteyi herkese tavsiye edecem.com

yılmaz altunöz;
sergül hanım ihlas kokan yazılarınız, ufuk açıyor devamını dileriz...

Ahmet Şevki Şakalar;
Kahramanmaraş'ımızın edebiyatla anılması ne güzeldir.Güzel adamları şehrimizde ağırlamaktan memn

Metin doğdu;
Kimsenin kimseyi yücelttiğine mı bakıyoruz.bunlar çok üzücü olaylar bir kere engin noyan ve Mustafa

mehmet;
Zamana yeni düşmeyi geçtim TDK'nın sözlüğünde bulamadım kimisini.

bünyamin;
haznevi benimiçin en büyük tarikat bu yüzden muhammed mutaya selam söyller ellerinden öperim

sır;
eyvallah... böyle düşünenlerin olduğunu görmek sevindirdi beni, yalnız olmadığımızı hissettik. R

şeyma betül;
Bursa'da kitaba sığınanlara selam olsun,yolları açık olsun...

Damla;
Çok etkileyici ve çok güzel, yararlı bir haber, teşekkür ederiz...

ahmet şevki şakalar;
Dualarımız Abdurrahim ağabey için... sağlık ve şifalar....

     Foto Galeri
Yusuf Dursun Özel Programı
Yenidünya Kutlu Doğum
2011 Yılı TYB Ödülleri
     ANKET
Sitelerdeki anketlerin herhangi bir konuda gerçeği yansıtacağına inanıyor musunuz?
Hayır (51 %)
Evet (10 %)
Biraz (8 %)
Bazen (5 %)
Siteye göre değişir (23 %)
 
    Anasayfa | TV Kültür  
Benim dizim senin dizini döver
Benim dizim senin dizini döver
28 Nisan 2011 - 13:16:12
Kitaplar raflarda tozlana dursun; birer kurmaca hayat beğenelim kendimize dizilerden…
Günümüzde herkesin takip ettiği bir dizi var. Bütün günler dizilere göre ayarlanmış. Dizi izlemeyenler adeta kendini dışlanmış hissediyor, aynı diziyi takip edenler arasında ayrı bir muhabbet oluyor, hani aynı kitabı okuyanlar gibi… Ama bu biraz daha uzun vadeli. Hal böyle olunca “ben de bir iki laf edebileyim de beni cahil sanmasınlar” diyerek dizi müptelası olanlar da az değil. Kitaplar raflarda tozlana dursun biz gündemde kalalım diye ömrümüzü başkalarının senaryo ve kurmacadan ibaret hayatları için heba ediyoruz. Çoğunluk nerdeyse orası doğru yerdir, kardeşim(!) diyoruz… Başkalarına uymak yerine doğru için mücadele etmeye ne oldu?
 
Geçenlerde kanalın birinde bir yarışma gördüm gözlerime inanamadım ve de kulaklarıma... Yarışmanın formatı diziler üzerine kurulu. Sunucu, dizilerdeki karakterleri soruyor, bu yıllar önce yayınlanan bir diziden de olabilir günümüzde yayınlanan herhangi bir diziden de… Ve yarışmacılar 10 yıl önceki dizilerle ilgili soruları bile çatır çatır cevaplıyorlar… Pes doğrusu! Bizim bilgi, kültür yarışmalarımıza ne oldu? Bu kadar mı acizleştik? Evsizleri evlendirme programlarını hiç saymıyorum bile…
 
'Sen de Gitme’den etkilendim; itiraf ediyorum
 
Tüm bu olumsuzlukları düşünürken TRT’nin varlığı içimi biraz ferahlattı. Ne de olsa devletin, milletin kanalı… Kültürümüze uzak değil, değerlerimizi az çok biliyor… Bütün iyi niyetimle TRT’de yayınlanan Halil İbrahim Sofrası’nı Mahalle hayatını özlediğim için, Ekmek Teknesi tadında, eğitici aynı zamanda eğlendirici olacağını tahmin ettiğim için bir müddet izlemeye karar verdim. Dizi, önceleri çok güzel ilerlerken o da çizgisini bozup saçma sapan sahnelere bıraktı kendini. Ondan vazgeçtim, yine aynı kanalda pazartesi akşamları yayınlanan bir dizi var, onu izleyeyim, dedim. Adı : “Sen de Gitme !”
 
Başlangıçta çok etkilendiğimi itiraf ediyorum. Doktorların, hayat kurtarmalarını, sevgiyi aşılayışlarını, işlerini büyük bir titizlikle, ciddiyetle yapmaya çalıştıklarını anlatıyor ama yolunda gitmeyen, beni rahatsız eden bir tarafı var ki o da tüm güzelliklerini mahvediyor. Sevgi ana fikri güya ama bunu kaynağına bağlayamıyor, hastalıkların aslında bir rahmet olabileceğini vurgulamak yerine adaletsizlik olarak yorumlanmasını istiyor, niye ben? Hep bunu sorguluyor ama kendi hayrına çevirebileceğimiz bir lütuf olduğunun ayrımına varamıyor. Hastalar ya ümitsizlik uçurumuna yuvarlanıyor ya da isyan batağına saplanıyor…
 
Diziler bize ne öğretiyor?
 
Sevgili Peygamberimiz ne güzel buyurmuş: “Ayağınıza taş bile çarpsa onu nefsinizden bilin. Sabrederseniz bunda sizin için mükâfat vardır.” Yine başka bir hadisinde şöyle buyuruyor: “Sizden bazılarınıza sıkıntı musibet veya hastalık verilir. Onlar sabrederlerse mahşer günü onlara öyle lütuflar verilir ki diğerleri keşke bize de dünyada böyle zorluklar verilseydi de şimdi biz de böyle mükâfatlara erseydik derler.”
 
Şimdi hangi dizide ben bu sabrı cemil tavsiyesini bulabiliyorum? Cevap, maalesef koskoca bir hiç... Anlayacağınız hiçbir dizi huzur verir tarzda değil. Ne yapmalı peki? İçimizden inancı kuvvetli senaristlerin çıkması için dua ediyorum. Sevgiyi menbaından alan Allah dostlarının hayatlarını anlatan, iyilik ve güzelliği temel alan, mili kültürümüzü ve milli şahsiyetlerimizin örnek hayatlarını senaryolaştırıp dizi haline getirenler olsa da doya doya izlesek, diyorum. Teslimiyetin, gayretin, yürekten sevmenin  ne demek olduğunu sadece onlardan  anlayabileceğimizi bir fark edebilsek!...
 
Sonuçta saatlerce televizyonlarda dönen dizilerin bugünkü yapısıyla ve bu haliyle; ne topluma, ne aileye ne de fertlere hiçbir katkısının olmadığını aksine toplum üzerinde çok büyük yıkımlara yol açtığını bir eğitimci olarak üzülerek görmekteyim. İzlediklerimiz, bizi bizden çok düşünen ve seven, annelerimizden bile kat kat fazla merhamet eden Rabbimizden gaflete düşürecekse niye vazgeçmeyelim ki! Bu saçma senaryoların olan aklımızı da almasını istemiyorsak ve huzurla yaşamak istiyorsak bize faydası olmayan her şeyden uzaklaşmalıyız ki zararları, küfürleri bize de bulaşmasın, bizim de hayatımızı çıkmazlara sürüklemesin…
 
İki hayırdan en hayırlısını seçinceye kadar akılsızız
 
Akıl demişken, evliyaullahın büyüklerinden olan Hazreti Cafer-i Sadık (ks),bir gün Numan (İmam -ı Azam)’a sormuş:
 
- Akıl nedir? Numan da cevaben :- Hayır ile şerri ayıran melekedir. - Onu atlar bile ayırt eder. At, sahibini yanına gelirken ot mu getiriyor, yoksa kırbaç mı vuracak? Bilir. Numan bunu duyunca zihni altüst olur, şaşırıp kalır. Bunun üzerine Cafer-i Sadık hazretleri:-Akıl, iki mühim hayır zuhur ettiği zaman hangisini yapmanın daha hayırlı olduğunu ayıran melekedir, buyurur.
 
Akıl buysa eğer, önümüze konan her şeyi sorgusuz sualsiz yiyen bizlerin hali ne ola ki?
 
 
Fatma Zeynep Yılmaz
 
 
 
 
Paylaş
 

Yorum Ekle   Arkadaşına Gönder   Yazdır
     Yorumlar Tüm yorumları göster
Henüz yorum eklenmemiş. İlk yorumuz siz yazabilirsiniz.

     TV Kültür kategorisine ait diğer haberler
 16:41  Cemalettin Latiç, Düşüne Taşına'da...
 17:29  Kurt Kanunu dizi oldu
 16:36  Efendi dizi de olabiliyormuş
 20:18  TV5'TE ÖZEL PROGRAM
 20:19  Medya ve Toplum kaçmaz
 15:41  Hüsnü Mahalli “Medya ve Toplum”da
 10:38  Bir yanım Bosna benim
 18:07  Bedri Gencer Ufuk Ötesi'nde
 10:20  Ekranların en iyi sağlık programından merhaba
 11:36  Gözler Seyr Fm’de

     NE VAR NE YOK







     SORU - CEVAP
Neyin sırrı nedir?
     ÖZEL HABER
Üstad’ın şanına layık bir anma!
     ÖZEL RÖPORTAJ
Nefs hırsız gibidir
     KİTAP KÜLTÜR
Hangi Meşhurlar Üsküdarlı?
     DERGİ KÜLTÜR
Yeni Dünya'dan Tekkeler Özel
     Videolardan
Nezih Uzel Salavat
Nezih Uzel TVNET
Zikir
  Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin kullanılması yasaktır.
Görsel Tasarım ve Yazılım : Mehmet Akif KARDEŞ

Kültür,Sanat Edebiyat