Anasayfa - Künye - Haber Gönder - Reklam - İletişim  Giriş Sayfam YapRSS/XML
 
     Çok Okunanlar
     Son yorumlananlar
enes;
ödevim vardı çok işe yaradı saolun bu siteyi herkese tavsiye edecem.com

yılmaz altunöz;
sergül hanım ihlas kokan yazılarınız, ufuk açıyor devamını dileriz...

Ahmet Şevki Şakalar;
Kahramanmaraş'ımızın edebiyatla anılması ne güzeldir.Güzel adamları şehrimizde ağırlamaktan memn

Metin doğdu;
Kimsenin kimseyi yücelttiğine mı bakıyoruz.bunlar çok üzücü olaylar bir kere engin noyan ve Mustafa

mehmet;
Zamana yeni düşmeyi geçtim TDK'nın sözlüğünde bulamadım kimisini.

bünyamin;
haznevi benimiçin en büyük tarikat bu yüzden muhammed mutaya selam söyller ellerinden öperim

sır;
eyvallah... böyle düşünenlerin olduğunu görmek sevindirdi beni, yalnız olmadığımızı hissettik. R

şeyma betül;
Bursa'da kitaba sığınanlara selam olsun,yolları açık olsun...

Damla;
Çok etkileyici ve çok güzel, yararlı bir haber, teşekkür ederiz...

ahmet şevki şakalar;
Dualarımız Abdurrahim ağabey için... sağlık ve şifalar....

     Foto Galeri
Yusuf Dursun Özel Programı
Yenidünya Kutlu Doğum
2011 Yılı TYB Ödülleri
     ANKET
Sitelerdeki anketlerin herhangi bir konuda gerçeği yansıtacağına inanıyor musunuz?
Hayır (51 %)
Evet (10 %)
Biraz (8 %)
Bazen (5 %)
Siteye göre değişir (23 %)
 
    Anasayfa | Hayat Kültür  
Devletli Yusuflar gerek bize
Devletli Yusuflar gerek bize
09 Haziran 2011 - 10:25:58
Bir devlet ekolüydü Yakub’un evi…
Bir Yusuf Masalı yazıldı, biliyorum. Masalları sahip-kıranlar yazar ancak! Bu ise, aşkı korkusundan büyük olanlar için yakılmış ve “Yitik Cennet” şârihine ithaf edilmiş destansı bir sevda türküsü.…
 
 
Yusuf’a “Devletlü” Olmak Yazılmıştı…
 
Ey Filistin dağlarından Nil kıyılarına inen peygamber!
Yorumla insanlığın büyük düşünü. Düzet, milletini atan İbrahim’in kurduğu Hakikat uygarlığının devletini. Kağıt üzerinde kalmasın toplum. Tatlı bir esinti gibi geçmesin uygarlık yeli…
 
Baban Yakub’u düşün!
Bir devlet ekolü değil miydi evi? Sen o ocakta pişmemiş miydin ilkin? İhanet, kölelik, esaret, hizmet, zindan. Çilen, örmek için değil miydi Dünya Devletinin duvarlarını? Boşuna mı yaşadın bunca ihaneti, iftirayı, politik unutkanlığı… Sarı sabırlar değil miydi Çelişleştiren iradeni? Sen skandalların sarı kanaryası. Nasıl da uçuverdin kadınsal hileler göğünden. Geleceğini görüyordu onlar
Kadının işidir bu, geleceği okumak!Seni bir avuç skandalda boğmak istediler
Devlet olmayasın diye…
 
Ama devletlü olmak yazılmıştı bir kere nâsiyene…
Sıkınca yumruğunu Devlet kası gerildi kollarına.
 
Kölelerin yazgısını Aziz’ler okur... Ama sıfatları gibi izzetlisi azdır çoğunun. Çünkü onlar düzendir başından beri. Salt statükodur, gayr-ı menkulüdür halkın. Sense değişim gibi parlak, Devrim gibi ay yüzlüsün. Öyleyse senin safânı, Ey Yusuf yüzlüm. Yalnız zindanlar sürsün!
 
Öğretiler zindandan çıkar gün ışığına
 
Vahyin ışıkları gömülü bu mücevher sandığı. Nereden düşmüştü bu nemli duvarlar arasına…
Beyinleri ağartıyordu ışığın. İlk rüya naklini sen mi yapacaktın. İlk değildi belki ama En meşhurlarından birini rüyaların Sen okuyacaktın. O ak pak ışığın, Fir’avn’u düş yatağından vuracaktı, Düğümleyecekti gündüzlerini. Bir peygamber kılıcı çiçek açmalıydı. Açmalıydı toplum kaderindeki
Semiz ve zayıf düğümlerin tülünü… Zindan ve saray. Devletin iki ucu. Devlet kuşunun iki kanadı. Biri içe biri dışa doğru
 
Âh! Yusuf’un ahlâkı!.. Kendini aklamayan ak adam; Âh Yusuf’um, Âh Allâh’ın has koruması!
Mısır’da sessiz sadasız bir devrim oluyordu. Tanrı’dan hüküm çıkmıştı. Bir devlet bir kölenin ellerinde Yükseliyordu. Yıkılması yazılmıştı taştan iktidarların Musalar doğuracak analar için. Yeni bir devletin tohumları atılıyordu. İçin için için…
Davudlar Süleymanlar gelecekti. Toprak yeşerecekti
 
Ey Tanrı halifesi! Ey insan! Eğilmeme hakkını bir daha kullan.Her türlü boyunduruğu reddet
Senin boyun eğecek bir Rabbin var. Sana boyun eğdirmesin hiçbir sahte devlet. Atan Yusuf da devlet kurmuştu. Hatırla. Ruhlar üzerinde yükselen yüce bir devlet. Çünkü onun ruhu da gerçekten özgürdü. Kapalı kapılar ve zindanlar altında bile
Onun ruhu özgürdü…
 
“Ama o bir peygamberdi” deme, Sus ey insan!
 
Ruhu Allâhıyla olan her can özgürdür. Bir peygamber kadar özgür. Alınyazısını kendi yazmışcasına kabûllenen her ruh peygamberleşir, sıddıklaşır. Gökte ve yerde
 
Atan Yusuf’u düşün... Bir daha daha. O, boyun eğen değil, boyun eğidirmesi kaderlenendi. Yakub’a, Fir’avn’a Dosta düşmana kardaşa… Çünkü ona eğiliş,İlahi iradeye eğiliş demekti.
Nefs sürüsü güdülmüş, Ruh sultanının buyruğuna girmişti. Dünyanın dimağına İffet ve ruh üflenmişti… Bir düş, Dünya realitesine dönüşmüştü. Esirlikten vezirliğe, Bir düşün sayesi düşmüştü…
 
Ve Yakub,
 
Bir yakuttur, hakikat yakutu. Ve bir yakut bekçisi. Mucize yatağı baba ocağı, O yakut bekçisinin eviydi. Yatağından belliydi. Tarihe bir aslan yön vermeye geliyordu İnsanlara Yitik Cennetleri… Devletten geçe geçe gelirdi. Ve “devlet”siz yaşanabileceğini düşünenler Her asırda düşeyazardı
 
O Yakub... Gençliğe yol gösterenlerin pîridir. Atadır, ölmeyen gelenektir. Geleneğin dirilişini Yusuf’un kudret aynasında seyreden Som gelecektir! Filistin Dağlarının kutlu zeytin ağaçları, En güzel rayihasını Yusuf için saklamıştı. Yusuf bir armağandı. Zeytin Dağından. Hayata “Mutlak”ı geri getiren
Bir diriliş direnişcisi. Öleyazan bir dünya devletinin küllerinden...
Yine bir “gül devleti” bitirecekti…
 
Babil dramının son perdesinde İbrahim’in duaları yankılanıyordu.
 
Af geri geliyordu, öz yerine. Bir peygamberin duaları Kabûl olunuyordu; Perde perde. Son duaya daha çok asırlar vardı ama, Af devleti kucak açıyordu insanlığa Bir ara asırda bir daha…
 
Babil’i İbrahim yıkmıştı; Ka’beler yamak adına. Şimdi Yusuf, İnsanlığın bütün anıtkabir amelelerini Bir bir Nil’e dönmeye çağırıyordu. Nil’e yani hayata Nil’e yani özgürlüğe… Mısır’ın kaderiydi; Dünya hakimiyetine giden bütün ayaklar, Eninde sonunda onun üzerinden geçmeliydi. Sinanlar pahasına alınan Mısır, Nice Yavuz yüreklerden de bedel isteyecekti. Ve verecekti insanlığa rengini…
 
Yusuf bir cihat eriydi... Mücahitti Yusuf; Fir’avn’un yerinde yoktu gözü Gözü göklerdeydi çünkü İnsanlıga yeniden “Yitik Cennet’ini verecekti… Ötelerin kokusunu duyuracaktı buradan Devletin tarihî anlamı, aşkın anlamına Burada biteşecekti Yusufla, Yeniden! Kuzgunlar leş avına diş bilemeden…
 
Ve İlahi buyruk buyruldu. Zayıf öküz semiz öküzü yuttu. Bu kanundu;
Kanun Koyan dilerse, Büyükler bir çocuğa baş eğer, Bir köle bir hükümdara “el” verirdi
 
Yılmaz Otorite göstermek istediğinde kudretini, Baştan başa mucize kılardı
Bir kulun bütün hayat sahifesini…
 
Metafizik sürprizler, Mısır sosyetesini şoke etmeye Birbiri ardınca dizildiler…
Pamuğun içinde bir kor. Haince dil uzatırken pamağun iffetine Pamuğun kılı kıpırdamıyordu Hayâdan!
 
Pamuğun derdi ne kimsenin yerini almak, Ne de rol çalmaktı yitik yazgılardan
Ne de ateşi başına vurmuş âşıkların Canını yakmak! Pamuk, som safvetiyle
Beyazlığın devletini getirmek istiyordu sade Yıldızı düşük “devlet”sizlere
 
Mısır’ın 12 kapısı
 
Yusuf’a doğru açılırdı. Ve Filistin Dağları Selamlardı Yusuf’u sessizce.
Ve sonunda herkes, Bu kimsenin yerini almayan “yabancı beyaz adam”a
Özel bir yer ayırmak zorunda kalacaktı; hayatında ve memâtında…
 
Bir Yusuf Masalı yazıldı, biliyorum. Masalları sahip-kıranlar yazar ancak! Bu ise, aşkı korkusundan büyük olanlar için yakılmış ve “Yitik Cennet” şârihine ithaf edilmiş destansı bir sevda türküsü.…
 
 
 
Elif Bilge Ceylan
 
Paylaş
 

Yorum Ekle   Arkadaşına Gönder   Yazdır
     Yorumlar Tüm yorumları göster
Henüz yorum eklenmemiş. İlk yorumuz siz yazabilirsiniz.

     Hayat Kültür kategorisine ait diğer haberler
 21:30  Çağları Aşan Bir Veli
 08:27  Said Havva büyük alimdi
 22:18  Sütçü İmam'ı nasıl bilirsiniz?
 17:31  O Kalemdar'dı!
 13:53  Mutlu aşk vardır!
 07:19  Bir Kur’an aşığı daha sırlandı
 12:23  Akif önce kuldu
 13:12  Budizmden İslam’a gelen can
 09:31  Her öyküsü beni ağlatmıştır
 11:56  Aradığın ben değilim!

     NE VAR NE YOK







     SORU - CEVAP
Neyin sırrı nedir?
     ÖZEL HABER
Üstad’ın şanına layık bir anma!
     ÖZEL RÖPORTAJ
Nefs hırsız gibidir
     KİTAP KÜLTÜR
Ateşi Uyandıran Şiirler
     DERGİ KÜLTÜR
Yeni Dünya'dan Tekkeler Özel
     Videolardan
Nezih Uzel Salavat
Nezih Uzel TVNET
Zikir
  Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin kullanılması yasaktır.
Görsel Tasarım ve Yazılım : Mehmet Akif KARDEŞ

Kültür,Sanat Edebiyat