Anasayfa - Künye - Haber Gönder - Reklam - İletişim  Giriş Sayfam YapRSS/XML
 
     Çok Okunanlar
     Son yorumlananlar
enes;
ödevim vardı çok işe yaradı saolun bu siteyi herkese tavsiye edecem.com

yılmaz altunöz;
sergül hanım ihlas kokan yazılarınız, ufuk açıyor devamını dileriz...

Ahmet Şevki Şakalar;
Kahramanmaraş'ımızın edebiyatla anılması ne güzeldir.Güzel adamları şehrimizde ağırlamaktan memn

Metin doğdu;
Kimsenin kimseyi yücelttiğine mı bakıyoruz.bunlar çok üzücü olaylar bir kere engin noyan ve Mustafa

mehmet;
Zamana yeni düşmeyi geçtim TDK'nın sözlüğünde bulamadım kimisini.

bünyamin;
haznevi benimiçin en büyük tarikat bu yüzden muhammed mutaya selam söyller ellerinden öperim

sır;
eyvallah... böyle düşünenlerin olduğunu görmek sevindirdi beni, yalnız olmadığımızı hissettik. R

şeyma betül;
Bursa'da kitaba sığınanlara selam olsun,yolları açık olsun...

Damla;
Çok etkileyici ve çok güzel, yararlı bir haber, teşekkür ederiz...

ahmet şevki şakalar;
Dualarımız Abdurrahim ağabey için... sağlık ve şifalar....

     Foto Galeri
Yusuf Dursun Özel Programı
Yenidünya Kutlu Doğum
2011 Yılı TYB Ödülleri
     ANKET
Sitelerdeki anketlerin herhangi bir konuda gerçeği yansıtacağına inanıyor musunuz?
Hayır (51 %)
Evet (10 %)
Biraz (8 %)
Bazen (5 %)
Siteye göre değişir (23 %)
 
    Anasayfa | Gazete Kültür  
 Câizin karnı geniştir!
Câizin karnı geniştir!
19 Temmuz 2011 - 09:19:35
Dücane Cündioğlu yazıları hiç eskimiyor…

XIX. yüzyılda uydurulan, II. Meşrutiyet'ten itibaren sakız haline getirilen ve bugün hâlen çiğnenmeye devam eden bir hikayenin adıdır bu... Din'le siyasetin, siyasetle hayatın arasındaki sıkı ilişkiyi fark edememişlerin her bir sıfatta dinlemekten ve anlatmaktan hoşlandıkları bir hikâye... Hepimiz böylesi hikâyeleri dinleyerek büyüdük ve sırf dinlemekle kalmadık, zaman zaman anlattık da. Bu hikayeyi bir gazete sütununda bir kez daha ve tafsilâtıyla anlatacak değilim elbet. Ancak bazı satırbaşlarına dikkat çekmeyi deneyebilirim. İşte birkaçı! 

    1. İslâm dini, "barış" dinidir! 

Bir zamanlar bu sözle kastedilen, İslâm dininin kılıçla yayılmış olmayıp, fikirle yayıldığını söylemekti. Çünkü fikir hayatımızda yeni yeni arz-ı endam eden oryantalistler, yazdıkları eserlerde İslâm dininin ilim'le irfan'la bir alâkasının bulunmadığını söylüyorlar ve kısa bir zamanda bu denli geniş bir coğrafyaya yayılmasının sebebinin de sadece "kaba kuvvet" olduğunu iddia ediyorlardı. İşte bu saldırı, yukarıda yazılı önermeyle püskürtülmeye çalışıldı, bu konuda sadece makaleler değil, kitaplar bile yazıldı. 

    2. İslâm dini, "kolaylık" dinidir! 

İslâm'ın, insan ve toplum hayatının çok küçük ayrıntılarına hitab eden bir karakter arz etmesi ve bu karakter dolayısıyla, en basit meseleleri bile bir şekilde açıklamayı vazife edinmiş bir fıkıh müdennevâtı nın ortaya çıkması, hiç kuşkusuz modernleşme çabalarının önündeki en büyük engellerden biriydi. Çünkü bu kadar sıkı denetlenen bir hayat tarzını çözmek, bozmak güç, hatta imkansızdı. Önce bu hayatın, bu hayatın oluşmasına mehaz teşkil eden kaynaklarla bir alâkasının olmadığı söylendi ve örf'le nass'ın arası açılmak suretiyle "nass'ın sadeliği" bir ideal haline getirildi. 

    3. İslâm dini, "ilerici" bir dindir. 

İslâm'ın katı ve değişime açık olmadığını, hatta terakkî'ye (ilerlemeye) mâni olduğu iddia edilince, "ne münasebet!" denilip bunun aksi ispat edilmeye çalışıldı. Kimsenin korkmasına gerek yoktu; zira İslâm hem terakkî, hem de tekâmül edebilirdi. Üstelik İslâm, mâni-i terakki değil, zâmin-i terakki idi. Bugün de böyle olduğu söyleniyor. 

    4. İslâm dini, "demokrat" bir dindir. 

Tarih boyunca müslümanları hep cebbar zorbalar yönetmiş ve müstebidler sayesinde "saltanat" İslâm' la özdeş bir yönetim biçimi halini almıştı. Bu kesinlikle doğru değildi ve Hulefâ-yı Râşidîn döneminden sonra bu hastalık müslümaların siyaset anlayışına egemen olmuştu. Pek tabii ki İslâm dinine bu konuda haksızlık ediliyordu. İşte bu sözlerle bütün siyasi tarihimiz -önceleri ilk otuz yılı istisna edilirken şimdilerde tamamı bir "müstebidler tarihi" olarak ilan edildi. Oysa Kur'an, danışma ve seçim'i öngörüyordu; hatta Kur'an'da

"Parlemento Sûresi" bile vardı. Fakat bu hakikatler kimsenin işine gelmemiş ve Kur'an raflara kaldırılmıştı. 

Bu listeyi uzatmak ve insan haklarından sivil toplumculuğa, spordan turizme kadar birçok alanda yanlış anlaşılan bu dini, tüm açıklık ve zenginliğiyle insanlık âlemine takdim etmeye çalışan "Aydın Din Adamları" ile "İslamcı Aydınlar" ın o derin(!) ve etkileyici(!) tefekkürlerinin mahsûllerini burada sıralamak mümkündü. Ne ki buna ne sütunumuzun hacmi, ne de tahammül gücümüz izin veriyor. Ancak sevdiğim bir dostumdan işittiğim şu kaideyi sizlere aktarmakla yetinebilirim: "Artış artışı artış istikametinde, azalış azalışı azalış istikametinde kamçılar." 

Bu bir iktisad kaidesi imiş!...

 

 

Dücane Cündioğlu

05 Mart 1998- Perşembe/ Yeni Şafak

 

Paylaş
 

Yorum Ekle   Arkadaşına Gönder   Yazdır
     Yorumlar Tüm yorumları göster
Henüz yorum eklenmemiş. İlk yorumuz siz yazabilirsiniz.

     Gazete Kültür kategorisine ait diğer haberler
 10:59  Kalbin Direnişi ne asil direniş!
 10:07  Kocaya secde en güzel bişey
 02:05  Dizilerdeki Üç Tehlike: Masa, Kasa, Nisa
 11:43  Adem Olmak!
 10:23  Gökyüzü Kervanları
 23:01  Şiir Dergâhı’nın Samimi Dervişi
 10:06  Seni seviyoruz başkanım!
 11:20  Büyük Birlik İslam’la gelir
 16:24  Milli Gazete'yi seviyoruz!
 10:07  Tesbih Çekenlerden misiniz?

     NE VAR NE YOK







     SORU - CEVAP
Neyin sırrı nedir?
     ÖZEL HABER
Üstad’ın şanına layık bir anma!
     ÖZEL RÖPORTAJ
Nefs hırsız gibidir
     KİTAP KÜLTÜR
Ateşi Uyandıran Şiirler
     DERGİ KÜLTÜR
Yeni Dünya'dan Tekkeler Özel
     Videolardan
Nezih Uzel Salavat
Nezih Uzel TVNET
Zikir
  Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin kullanılması yasaktır.
Görsel Tasarım ve Yazılım : Mehmet Akif KARDEŞ

Kültür,Sanat Edebiyat