Anasayfa - Künye - Haber Gönder - Reklam - İletişim  Giriş Sayfam YapRSS/XML
 
     Çok Okunanlar
     Son yorumlananlar
mehmet;
o kadar da mizah hakkımız olmasın mı:)

Ali Haydar Beşer;
Başlık hatalı olmuş. İçerikten ve fotoğraftan belli, ama yine de başlık hatalı. Yani yıkılan İst

enes;
ödevim vardı çok işe yaradı saolun bu siteyi herkese tavsiye edecem.com

yılmaz altunöz;
sergül hanım ihlas kokan yazılarınız, ufuk açıyor devamını dileriz...

Ahmet Şevki Şakalar;
Kahramanmaraş'ımızın edebiyatla anılması ne güzeldir.Güzel adamları şehrimizde ağırlamaktan memn

Metin doğdu;
Kimsenin kimseyi yücelttiğine mı bakıyoruz.bunlar çok üzücü olaylar bir kere engin noyan ve Mustafa

mehmet;
Zamana yeni düşmeyi geçtim TDK'nın sözlüğünde bulamadım kimisini.

bünyamin;
haznevi benimiçin en büyük tarikat bu yüzden muhammed mutaya selam söyller ellerinden öperim

sır;
eyvallah... böyle düşünenlerin olduğunu görmek sevindirdi beni, yalnız olmadığımızı hissettik. R

şeyma betül;
Bursa'da kitaba sığınanlara selam olsun,yolları açık olsun...

     Foto Galeri
Yusuf Dursun Özel Programı
Yenidünya Kutlu Doğum
2011 Yılı TYB Ödülleri
     ANKET
Sitelerdeki anketlerin herhangi bir konuda gerçeği yansıtacağına inanıyor musunuz?
Hayır (51 %)
Evet (10 %)
Biraz (8 %)
Bazen (5 %)
Siteye göre değişir (23 %)
 
    Anasayfa | Kitap Kültür  
 Aşk imiş her ne var âlemde
Aşk imiş her ne var âlemde
25 Ağustos 2011 - 02:59:08
İhsan Fazlıoğlu, Fuzulî’nin bu ünlü beytine de göndermelerde bulunularak Osmanlı ilim hayatı hakkında bir takım genellemeler yapıyor…

Işk imiş her ne var âlemde/ ilim bir kîl ü kal imiş ancak

İhsan Fazıloğlu’nun İslam-Osmanlı-Türk entelektüel tarihine ilişkin bir okumanın nasıl yapılabileceğini Fuzulî’nin bir beyti üzerinden göstermeye çalışıyor. Bu bakımdan kitabına zor bir isim seçmiş. Kitapta bir araya getirilen yazılarında bir öyküsü var. Bilim Sanat Vakfı’nda aynı isimle düzenlenen seminerlerin bir araya getirilmesinden oluşmuş kitap. Kitabın geneline hakim olan sohbet üslubu bu yüzden.

Kitapta yeni neslin anlama sorunu yaşayacağı kavramlardan bolca mevcut. Yazar bu durumu yani kitapta yeni nesillere yabancı (!) gelebilecek kavramların anlaşılma problemini kendi medeniyetimizin tarihi tecrübesine olan yabancılaşmamızdan kaynaklandığının altını çiziyor. Aslında yazarı da bu kitabı oluşturmaya iten ana neden de bu yabancılaşmayı  fark etmesi olmuş. Terim değeri yüksek olan kavramların mısdaklarının (referanslarının) doğru biçimde anlaşılıp anlaşılmama sorunu. Yazar bir kavramın hangi anlama işaret ettiğinin ilk izini nazar kavramıyla sürüyor.  Nazar’ın aklın üç hareketinin toplamı olduğunu buradan da İslam kültüründeki tefekküre bir yol bulunacağını hatta burada da durulmayıp nazar’ın kıyas’a kadar gidebilen bir anlam dünyası olduğunun izlerini süren kitap bu akıl yürütmenin diğer kavramlar içinde yapılması gerekliliğinin altını ısrarla çiziyor. Kadîm mirası anlamada yürünülen yolların karanlık dehlizlerinin işaretlerle dolu olduğunu görmemiz için diğer kavramlar içinde kitapta önerilen yöntemleri denemekte fayda var.

Yazara göre Fuzulî’nin bu ünlü beytine de göndermelerde bulunularak Osmanlı ilim hayatı hakkında bir takım genellemeler yapılabilir. Bu genellemeler kavramların işkenceden geçirilerek kavramların ne söylediğinden çok ne söylemesi istendiğiyle ilgilidir. Bundan dolayı da yazar kadim kültüre ait bir kavramın betimlenmesi, açıklanması ve anlaşılması için sürecin ancak ve ancak kendi bağlamında ve o bağlamın içerisinde yer aldığı bilinç içeriğinde olanaklı olduğunu varsayıyor. Fazıloğlu bütün bu genel çerçeveden sonra  Fuzulî’nin beytinde yer alan ilim, ışk, alem ve kîl u kal’in ne manalara geldiğini uygulamalı olarak göstermeye çalışıyor.

“insanın yaratılışında kalû belâ’da Allah, insana kendisini muhatap alma lûtfunda bulunarak cemalinden ışk’ı kalbine, soru sorarak ta ilmi aklına bahş etmiştir. Bu muhatap alma(ışk) ile soru sorma (akıl) sonucunda ortaya çıkan bileşik yapı insanlık doğasına nakş edilmiştir.”

İslam kültür tarihinde ışk vurgusu Horasan sufileri tarafından başlatılmış ve öncelik ilme değil ışk’a verilmiştir. Bâyezîd Bistâmi’yle başlayan ışk vurgusu Cüneyd-i Bağdâdi, Hallâc-ı Mansûr, Hasan Harakâni ile devam etmiştir. Aynı zamanda illet kavramının yanına da bu öğreti temsilcileri tarafından hikmet kavramı ortaya atıldı. Işk’ın beşeri tarafı da vardır manevi tarafı da.

Modern insan Osmanlı-İslam zihin dünyasında üretildiği biçimde aşık olabilir mi? Fazlıoğlu’na göre modern insan bu biçimde ermek için aşık olamaz. Modern dünyanın yarattığı ilişkiler düzleminde elbette aşık olabilir hatta bu aşk modern yaşam içerisinde de bir yere oturabilir. Ancak kadîm gelenekteki aşkla aynı bağlamda yer alamaz. Fazıloğlu daha da ileri giderek zaman ve mekan koşulu koymaksızın teolojik ve ontolojik bir bunalım yaşamamış, bir anlam anaforuna düşmemiş, manevi bir hortum içerisine girmemiş, başka bir deyişle, yalnızca varolduğu için beyni bulanmamış, bu nedenden ötürü de kusmamış bir insanın, denilenleri anlaması, hele tasvir edilen minvalde bir ışk yaşaması, deneyimlemesi olanaklı değildir diyor.

Bütün kavramların başına olumsuz iler gelmiş zamanla ve gerçek anlamlarından fazlaca uzaklaştırılmışlar. Kitap sürekli bize bunu gösteriyor ve düşünce ufkumuzu diğer kavramlara da uygulamamız konusunda örnekler sunuyor. Örneğin Fuzuli’nin beytinde geçen kîl u kâl kelimesi. Laf ebeliği, boş laf, boş konuşma gibi anlamlara geldiği sanılmakta. Bu anlamlar bu kavrama alçaltıcı (pejoratif) anlamlar veriyor. Kîl u kâl’den ne anlamak gerektiğini merak edenler kitabı edinmeliler.   

Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan İki Önemli Yayın

Diyanet İşleri Başkanlı  yayınlarında gözle görülür bir artış var. Bu artış aynı  zamanda eserlerin kaliteli ve de kapak ve tasarımlarının da güzel olmasını da beraberinde getirmiş. Ayrıca DİB Yayınları  muadili kitaplara göre gerçekten çok ucuz, alınıp okunsun, hediye edilsin diye böyle bir yayın politikası güdülüyor sanırım.

DİB Yayınları  arasında Müslümanları ilgilendiren en önemli sosyal dayanışma ve ibadetlerden birisi olan zekatla ilgili güzel, derli-toplu ve anlaşılır bir kitap çıktı. Üç akademisyenin ortak çalışması olan bu kitap “Zekat İlmihali”. Zekatla ilgili birçok sorunuzun cevabını bu ince ama dolu kitapta bulabileceksiniz. Özellikle fıkhın hayatımızdan bir biçimde uzaklaştırılarak, “herkese göre ve herkesin bir fıkhının” oluşturulmaya çalışıldığı bir zaman diliminde zekatla ilgili çalışma önemli.

DİB’in bir diğer eseri de Selim Özarslan tarafından kaleme alınan “Pezdevi’nin Kelâmi Görüşleri”. Mâturi’di kemanının önemli isimlerinden birisidir Pezdevi. Aynı zamanda Türk’tür. Yazar bu çalışmasını yapmasındaki ana esasın milletimizin Hanefi-Mâturidi din anlayışına sahip olduğunu ve bu inançların temelini ortaya koymak olarak açıklıyor. Pezdevi’nin en önemli özelliği özelde Mutezile’nin genelde ise Ehli Sünnet dışı kalan kelam ekollerinin metodlarının yanlışlığını ortaya koymaya çalışmasıdır.      

Serkan Yorgancılar

HaberKültür.Net

 

Paylaş
 

Yorum Ekle   Arkadaşına Gönder   Yazdır
     Yorumlar Tüm yorumları göster
Henüz yorum eklenmemiş. İlk yorumuz siz yazabilirsiniz.

     Kitap Kültür kategorisine ait diğer haberler
 12:50  Ateşi Uyandıran Şiirler
 17:32  Hangi Meşhurlar Üsküdarlı?
 10:20  Ailemizle 52 Derste Ahlak
 20:11  Canlı Renkler'de Neler Var?
 09:34  Okumak dirilmektir!
 21:55  Bir Arayışın Romanı: Aylak Adam
 10:05  Okunası bir kitap!
 10:49  Bizim Medeniyetimiz Sohbet Medeniyetidir!
 22:10  Gençlere hediyem olsun!
 12:11  Şiir: Hepimizin kalbi

     NE VAR NE YOK







     SORU - CEVAP
Neyin sırrı nedir?
     ÖZEL HABER
Üstad’ın şanına layık bir anma!
     ÖZEL RÖPORTAJ
Nefs hırsız gibidir
     KİTAP KÜLTÜR
Ateşi Uyandıran Şiirler
     DERGİ KÜLTÜR
Yeni Dünya'dan Tekkeler Özel
     Videolardan
Nezih Uzel Salavat
Nezih Uzel TVNET
Zikir
  Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin kullanılması yasaktır.
Görsel Tasarım ve Yazılım : Mehmet Akif KARDEŞ

Kültür,Sanat Edebiyat