Anasayfa - Künye - Haber Gönder - Reklam - İletişim  Giriş Sayfam YapRSS/XML
 
     Çok Okunanlar
     Son yorumlananlar
mehmet;
o kadar da mizah hakkımız olmasın mı:)

Ali Haydar Beşer;
Başlık hatalı olmuş. İçerikten ve fotoğraftan belli, ama yine de başlık hatalı. Yani yıkılan İst

enes;
ödevim vardı çok işe yaradı saolun bu siteyi herkese tavsiye edecem.com

yılmaz altunöz;
sergül hanım ihlas kokan yazılarınız, ufuk açıyor devamını dileriz...

Ahmet Şevki Şakalar;
Kahramanmaraş'ımızın edebiyatla anılması ne güzeldir.Güzel adamları şehrimizde ağırlamaktan memn

Metin doğdu;
Kimsenin kimseyi yücelttiğine mı bakıyoruz.bunlar çok üzücü olaylar bir kere engin noyan ve Mustafa

mehmet;
Zamana yeni düşmeyi geçtim TDK'nın sözlüğünde bulamadım kimisini.

bünyamin;
haznevi benimiçin en büyük tarikat bu yüzden muhammed mutaya selam söyller ellerinden öperim

sır;
eyvallah... böyle düşünenlerin olduğunu görmek sevindirdi beni, yalnız olmadığımızı hissettik. R

şeyma betül;
Bursa'da kitaba sığınanlara selam olsun,yolları açık olsun...

     Foto Galeri
Yusuf Dursun Özel Programı
Yenidünya Kutlu Doğum
2011 Yılı TYB Ödülleri
     ANKET
Sitelerdeki anketlerin herhangi bir konuda gerçeği yansıtacağına inanıyor musunuz?
Hayır (51 %)
Evet (10 %)
Biraz (8 %)
Bazen (5 %)
Siteye göre değişir (23 %)
 
    Anasayfa | Kitap Kültür  
 Kutsal Yolculuğa adanmış yazılar
Kutsal Yolculuğa adanmış yazılar
28 Ağustos 2011 - 18:27:14
Ali Ramazan Dinç hocaefendi’nin kaleminden harika hatıralar…

Altınoluk, bab-ı Kabe arası,

Varsa basiretin görürsün arşı,

Hacerü’l-Esved’in bulunmaz eşi,

Kaydetsin ismimi selam götürün. 

Yüreğinizde bir aşkla Hacca veya Umreye gitmek istiyorsanız Ali Ramazan Dinç Hoca’nın kaleme aldığı “Gönül Gözüyle Hac ve Umre” kitabını okumadan gitmeyin. Bu kitap size yapacağınız her hareketin sizi hangi mana iklimine taşıyacağını anlatıyor. 

Arınmak için gidilen o mübarek beldelere büyüklerimiz; heybenin bir gözünü sabır diğer gözünü parayla doldurun öyle gidin, derlerdi. Öyle bir Hac yapınız ki memleketinize döndüğünüzde, sizi görenler “keşke ben de Hacca gidip bu zat gibi edepli ve terbiyeli bir insan olsam!”desin. Bu edebi nasıl takınacağımızı da Ali Ramazan Dinç bu kitapta anılarıyla çok latif bir üslupla anlatmış. 

Hacı Hasan Efendi Hazretleri’ne sorarlarmış kaç defa o mübarek beldelere gittiniz, diye çok defa gitmelerine rağmen :”Saatim bozuluyor saatçiye gidiyorum, yaptırıyorum, tekrar kullanıyorum yine bozuluyor ve ben tekrar saatçiye gidiyorum.”diyerek ziyaretlerini mütevazı bir hal ile teşbih ederlermiş. 

Hacı Hasan Efendi Hazretleri 1973 senesinde Ashab-ı Suffe’de şunu anlatmışlardı: Evladım! Peygamber (as)’in kabri saadetlerinde, aynen Kâbe-i Muazzam’daki Zemzem mahalline inildiği gibi merdivenler var. O merdivenlerden sonra yeşil bir halı var, kendileri o halı üzerinde oturuyor ve Ümmet-i Muhammed’e teveccüh buyuruyorlar. 

Necip Fazıl’ın “Kereminizden bir kırıntı yeter bu kıtmire” dediği gibi, ben de Ashab-ı Suffe’de iftar ederken “Kereminizden bir kırıntı lütuf olmaz mı? Ya Rasulallah!” şeklinde gönlümden geçiriyordum. Tabii o sofralar gönlümüzü doyuruyordu ama asıl gönlümüzü doyuracak sofraları arzu ediyoruz… 

Kalp Gözlerimizi Açalım! 

Umre ve Hac bir bilinç gerektiriyor. O kutsal toprakları, o mübarek yerleri ziyaret etmek önceden bir eğitimden geçmeyi zorunlu kılıyor. Bizim Türk Hacılarını maalesef bu konuda biraz kısır. Diğer ülkelerden gelenler daha bilinçli.Tüm ziyaretleri edeb çizgisinde yapmak gerekiyor.Mesela -İran’dan gelen kadınlardı herhalde-Ellerini ağızlarına götürüp acayip sesler çıkarıyorlardı.Bu tür hadiseler de huzur kaçırıyor,pek iyi olmuyor. 

Bir gün, Ashab-ı Suffe’de oturacaktım, bekliyorum bir kimse kalkarsa oturayım diye.Çünkü bu kutsal yerde kimseyi rencide etmek doğru olmaz.Bir Türk hacısının yanında az bir yer vardı; şuraya oturabilir miyim, derken derhal ayağa kalktı.Bari ben kalkayım da sen otur! Sanki adama sen kalk da ben oturayım demişim gibi, derhal sert bir tavırla kalktı. Dedim ki: “Bak burası Rasulullah(sav)’ın huzuru, müsaitse oturacağım yoksa ben gidiyorum.” Daha çok öfkelendi ve sinirli bir şekilde gülerek çekip gitti. Gördüm ki çok bilinçsiz ve anlayışsız…                                   

                                                  …

                            Kabe-i Muazzama’nın Nuru 

Kâbe deyip geçilmez ki, her tarafı bir nur. Şöyle bir hadise olmuştu. Kâbe-i muazzam’da; bir Arap, Mahmut Sami Efendi Hazretleri ve Hac Hasan Hazretleri bir akşam oturuyorlar. Arap olan şahsiyet bir Kabe’ye bir aya bir de Sami Efendi’ye bakıyor. Bu durumu birkaç kez tekerrür ettiriyor. Ve bunlara baktıktan sonra sürekli ağlıyor. Oradan biri, Hacı Hasan Efendimiz’e “Efendim bu Arap ne yapıyor?”diye sorunca Üstadımız: “Üçünün nurunu birbirinden ayıramıyor evladım.”diyor. 

Bu ve benzeri birçok edebi, muhabbeti, çok güzel örneklerle bu kitapta bulabilirsiniz. Siz de o kutlu topraklara gittiğinizde, Peygamberimizin(sav) “Hoş geldin ümmetim!” dediği zümreye dâhil olmak dileğindeyseniz bu kitapla yolunu öğrenmeye ne dersiniz.

 

 

Zeynep Yılmaz

HaberKültür.Net

 

Paylaş
 

Yorum Ekle   Arkadaşına Gönder   Yazdır
     Yorumlar Tüm yorumları göster
Henüz yorum eklenmemiş. İlk yorumuz siz yazabilirsiniz.

     Kitap Kültür kategorisine ait diğer haberler
 12:50  Ateşi Uyandıran Şiirler
 17:32  Hangi Meşhurlar Üsküdarlı?
 10:20  Ailemizle 52 Derste Ahlak
 20:11  Canlı Renkler'de Neler Var?
 09:34  Okumak dirilmektir!
 21:55  Bir Arayışın Romanı: Aylak Adam
 10:05  Okunası bir kitap!
 10:49  Bizim Medeniyetimiz Sohbet Medeniyetidir!
 22:10  Gençlere hediyem olsun!
 12:11  Şiir: Hepimizin kalbi

     NE VAR NE YOK







     SORU - CEVAP
Neyin sırrı nedir?
     ÖZEL HABER
Üstad’ın şanına layık bir anma!
     ÖZEL RÖPORTAJ
Nefs hırsız gibidir
     KİTAP KÜLTÜR
Ateşi Uyandıran Şiirler
     DERGİ KÜLTÜR
Yeni Dünya'dan Tekkeler Özel
     Videolardan
Nezih Uzel Salavat
Nezih Uzel TVNET
Zikir
  Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin kullanılması yasaktır.
Görsel Tasarım ve Yazılım : Mehmet Akif KARDEŞ

Kültür,Sanat Edebiyat