Anasayfa - Künye - Haber Gönder - Reklam - İletişim  Giriş Sayfam YapRSS/XML
 
     Çok Okunanlar
     Son yorumlananlar
mehmet;
o kadar da mizah hakkımız olmasın mı:)

Ali Haydar Beşer;
Başlık hatalı olmuş. İçerikten ve fotoğraftan belli, ama yine de başlık hatalı. Yani yıkılan İst

enes;
ödevim vardı çok işe yaradı saolun bu siteyi herkese tavsiye edecem.com

yılmaz altunöz;
sergül hanım ihlas kokan yazılarınız, ufuk açıyor devamını dileriz...

Ahmet Şevki Şakalar;
Kahramanmaraş'ımızın edebiyatla anılması ne güzeldir.Güzel adamları şehrimizde ağırlamaktan memn

Metin doğdu;
Kimsenin kimseyi yücelttiğine mı bakıyoruz.bunlar çok üzücü olaylar bir kere engin noyan ve Mustafa

mehmet;
Zamana yeni düşmeyi geçtim TDK'nın sözlüğünde bulamadım kimisini.

bünyamin;
haznevi benimiçin en büyük tarikat bu yüzden muhammed mutaya selam söyller ellerinden öperim

sır;
eyvallah... böyle düşünenlerin olduğunu görmek sevindirdi beni, yalnız olmadığımızı hissettik. R

şeyma betül;
Bursa'da kitaba sığınanlara selam olsun,yolları açık olsun...

     Foto Galeri
Yusuf Dursun Özel Programı
Yenidünya Kutlu Doğum
2011 Yılı TYB Ödülleri
     ANKET
Sitelerdeki anketlerin herhangi bir konuda gerçeği yansıtacağına inanıyor musunuz?
Hayır (51 %)
Evet (10 %)
Biraz (8 %)
Bazen (5 %)
Siteye göre değişir (23 %)
 
    Anasayfa | Gazete Kültür  
Benim hala ümidim var
Benim hala ümidim var
19 Eylül 2011 - 11:05:13
Cündioğılu Bayezid'de bir ermişi anlatıyor...

 Bayezid'de bir ermiş

Tarık Özçelik... 1967 doğumlu, yani 31 yaşında... Marmara Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü mezunu... Şimdi de Marmara Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde "Modern İktisad'ın Osmanlı'ya Girişi" adıyla bir doktora çalışması hazırlıyor... Bu genç adam, bugün Bayezid Camii'nin eski mumhânesi'nin yerinde bulunan Hakkı Tarık Us Kütüphanesi'nin görevlisi... Adını da muhtemelen kütüphanenin bânisinden almış olmalı... Çünkü 1963'de kurulan, 1965'de ise faaileyete geçen bu kütüphane'de yıllarca (1990'a kadar) Tarık'ın babası Mehmet Özçelik merhûm görev yapmış... Kızılcahamam'lı olan zât, Ankara İmam-Hatib Okulu'nun Orta kısmının 2. sınıfından ayrılmış ve vaktiyle İstanbul'a gelerek hizmetlisi olduğu bu kütüphane'nin, bir süre sonra görevlisi de olmuş... Daha doğrusu, bir vakıf müessesesi olan bu kütüphane'nin bütün işleri onun üzerine kalıvermiş... İşte Tarık, babasının hiç şikayet etmeden yıllarca (25 yıl) hizmet ettiği bu kütüphanenin bahçesinde büyümüş ve şimdi babasının bıraktığı işi sürdürüyor; sanırım biraz babasının hâtırasını yaşatmak adına, biraz da ilmin ve ilim ehlinin hatırına... Geçimini de kütüphanenin ön tarafında bulunan küçük bir ayakkabıcı dükkanında çalışarak temin ediyor...
 

Hakkı Tarık Us Kütüphanesi'nin diğer İstanbul kütüphaneleri arasındaki en mümtaz husûsiyeti, Osmanlıca süreli yayınlar (mecmualar  ve gazetler) açısından bir hayli zengin kolleksiyonlar ihtiva etmesi... Nitekim ben de Tarık'la bu vesileyle, yani bazı Osmanlıca gazeteleri taramak üzere kütüphane'ye gittiğimde tanışmış, onun sabırlı ve tahammülkâr yardımları sayesinde bu kolleksiyonlardan istifade edebilmiştim. 'Hizmet' yerine, bahusus 'yardım' sözcüğünü kullanıyorum; zira kütüphane müdavimleri iyi bilirler ki kütüphanelerdeki görevlilerin biraz güleryüz göstermeleri, onlarca kitabı bıkıp usanmadan önünüze getirip bırakmaları, Türkiye şartlarında 'hizmet'ten öte bir şeydir; hele bir de buz kesmiş binaların salonlarında kartotekslerden eser arayıp bulmanın, şayet aradığınızı bulmuşsanız onun içeriden size getirilip getirilemeyeceğini merakla beklemenin ne menem bir şey olduğunu biliyorsanız... 

Bu işlerin birkaç kez tekrarlanmasını talep etmenin, doğrudan karşınızdaki görevlinin yüzünde oluşan çizgilere vereceğiniz anlamla alâkalı olduğunu söylersem şaşırmayın, zira karşınızdaki görevli yüzünü buruşturduğunda, "en iyisi ben yarın geleyim" deyip evinizin yolunu tutmak zorunda kalabilirsiniz. Fakat güleryüzlü bir görevlinin "Başka bir isteğiniz?..." demesi yok mu, işte o zaman çalışma azminiz artar, yeni metinlere ulaşmanın sevincini yaşamaya devam edersiniz. Öyle ki soba yanmadığı için buz kesmiş eski bir salonda geç vakitlere kadar çalışmak da, bu yüzden üşütüp hasta olmak da umurunuzda olmaz; yanı başınızda güleryüzlü bir ermiş bulunduğu halde eski, yıpranmış ve tozlu sayfalar arasında tarihin içerisine öylece dalar gidersiniz. 

Hakkı Tarık Us Kütüphanesi'nde nasir kolleksiyonlar bulunduğunu söyledim ve fakat ne durumda olduklarınından bahsetmedim. İşte işin asıl acı verici tarafı burası. Çünkü bu canım kolleksiyonlar, bakımsızlıktan, aşırı kullanımdan hebâ olmak üzere... Bazı cahil ve görgüsüz okurların, tükenmez kalemlerle sayfaların üzerine notlar düşmesi ya da gizlice jiletle bazı resim ve yazıları, hatta dergi ciltleri içindeki müstakil sayıları bütünüyle koparıp almaları gibi densizlikler de işin cabası... Yeni bir Süreli Yayın Kataloğu'nun çıkması, hiç kuşkusuz ki araştırmacılar açısından pek faydalı oldu, ancak henüz koruma altına alın(a)mamış bu eserlerin kullanımının da artmasına sebep oldu. Buna sevinmeli miyiz? Önceleri şahsen çok sevindiğimi itiraf etmeliyim fakat bazı kütüphane görevlileriyle yaptığım görüşmelerden edindiğim intiba, bu sevincimin kursağımda kalmasına sebep oldu; zira artık 'adres' belli olduğundan, bu adreslerin kapısını çalan misafirlerin sayısı sa fevkalâde çoğalmıştı. 

Bunun anlamı şu: Yıllarca adreslerinin belli olmaması sebebiyle tedkîk edeni az olan ve bu az sayıdaki kadir-kıymet bilir müdekkiklerin hassasiyeti sayesinde çok az yıpranan nice eser, şimdi adresi eline alan yeni misafirlerin hodgâmlığı yüzünden kısa bir sürede bir daha kullanılamayacak hale gelmektedir. Kitap ve bir ölçüde dergi nüshalarının tedkîk etmeye nisbetle, binlerce sayfalık gazete nüshalarını elden geçirmek daha güç bir iş olduğundan, Üniversite hocalarının tecrübesiz öğrencileri bu işlere koştuklarını da hesaba katacak olursanız, zaten sayıları nadir olan gazete kolleksiyonlarının başına gelenleri varın siz düşünün.

Hakkı Tarık Us kütüphanesinde hiçbir teknolojik hizmet verilmemektedir. Eserler, ancak eski ve yıpranmış kartlardan aranıp bulunabiliyor ve sanıyorum tamamı da bu kartlara geçmiş değil. Üstelik tesbit ettiğiniz metinlerin birer fotokopisini de almak imkânı yok... Ya kütüphanelerde günlerce kalıp orada istinsah edeceksiniz, ya da kısa notlar alıp bu notlarla idare edeceksiniz. Gazetelerin fotokopisinin alınmasına, yıpranmamaları için -haklı olarak- zaten izin verilmiyor. Bunun için 'el-fotokopisi' denilen ve meselâ Taksim Atatürk Kitaplığı'nda yararlandığımız türden 400-500 dolarlık küçük bir âlete ihtiyaç var ki diğer birçok kütüphane gibi Hakkı Tarık Us Kütüphanesi'nde de bu alet bulunmuyor. Oysa bu eserler mikrofilme alınsa ya da bilgisayar teknolojisiyle kaydedilse, hem umûmun bu eserlerden istifade etmesi kolaylaşacak hem de kültürel mirasımız heba olmaktan kurtulacaktır. Fakat şurası muhakkak ki her halükârda Tarık gibi âşık-ı ilim ve tahammülkâr kütüphanecilere ihtiyaç hâsıl olacaktır.

Ne diyeyim, Rabbim, Tarık gibilerinin sayılarını çoğaltsın, Ankara'dakilerin de müstehakkını versin!
 
 
Yeni Şafak
16 Nisan 1998
Paylaş
 

Yorum Ekle   Arkadaşına Gönder   Yazdır
     Yorumlar Tüm yorumları göster
 seha / Dijital ortam kayıtları
 Hakkı Tarık Us Kütüphanesi Osmanlıca süreli yayınları İnternette. Hakkı Tarık Us Kütüphanesi süreli yayınlar koleksiyonu, Tokyo Yabancı diller üniversitesi ile birlikte dijitalleştirildi, Tokyo yabancı diller üniversitesi web sitesinde bu yayınlara ücretsiz erişim olanağı sağlıyor. İşlemi tamamlanıp internet ortamına kayıt edilen yayınlara, www.beyazitkutup.gov.tr adresindeki "Hakkı Tarık UsOsmanlıca Süreli Yayınlar" bölümünden yada direk: http://www.tufs.ac.jp/common/fs/asw/tur/htu/ adresinden ulaşabilirler. NOT: Yayınların dijital görüntül
06 Ocak 2012 - 15:44:03


     Gazete Kültür kategorisine ait diğer haberler
 22:59  Amacımız Kur’ân’a ve Sünnet’e gitmek!
 10:59  Kalbin Direnişi ne asil direniş!
 10:07  Kocaya secde en güzel bişey
 02:05  Dizilerdeki Üç Tehlike: Masa, Kasa, Nisa
 11:43  Adem Olmak!
 10:23  Gökyüzü Kervanları
 23:01  Şiir Dergâhı’nın Samimi Dervişi
 10:06  Seni seviyoruz başkanım!
 11:20  Büyük Birlik İslam’la gelir
 16:24  Milli Gazete'yi seviyoruz!

     NE VAR NE YOK







     SORU - CEVAP
Neyin sırrı nedir?
     ÖZEL HABER
Üstad’ın şanına layık bir anma!
     ÖZEL RÖPORTAJ
Nefs hırsız gibidir
     KİTAP KÜLTÜR
Ateşi Uyandıran Şiirler
     DERGİ KÜLTÜR
Yeni Dünya'dan Tekkeler Özel
     Videolardan
Nezih Uzel Salavat
Nezih Uzel TVNET
Zikir
  Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin kullanılması yasaktır.
Görsel Tasarım ve Yazılım : Mehmet Akif KARDEŞ

Kültür,Sanat Edebiyat