Anasayfa - Künye - Haber Gönder - Reklam - İletişim  Giriş Sayfam YapRSS/XML
 
     Çok Okunanlar
     Son yorumlananlar
mehmet;
o kadar da mizah hakkımız olmasın mı:)

Ali Haydar Beşer;
Başlık hatalı olmuş. İçerikten ve fotoğraftan belli, ama yine de başlık hatalı. Yani yıkılan İst

enes;
ödevim vardı çok işe yaradı saolun bu siteyi herkese tavsiye edecem.com

yılmaz altunöz;
sergül hanım ihlas kokan yazılarınız, ufuk açıyor devamını dileriz...

Ahmet Şevki Şakalar;
Kahramanmaraş'ımızın edebiyatla anılması ne güzeldir.Güzel adamları şehrimizde ağırlamaktan memn

Metin doğdu;
Kimsenin kimseyi yücelttiğine mı bakıyoruz.bunlar çok üzücü olaylar bir kere engin noyan ve Mustafa

mehmet;
Zamana yeni düşmeyi geçtim TDK'nın sözlüğünde bulamadım kimisini.

bünyamin;
haznevi benimiçin en büyük tarikat bu yüzden muhammed mutaya selam söyller ellerinden öperim

sır;
eyvallah... böyle düşünenlerin olduğunu görmek sevindirdi beni, yalnız olmadığımızı hissettik. R

şeyma betül;
Bursa'da kitaba sığınanlara selam olsun,yolları açık olsun...

     Foto Galeri
Yusuf Dursun Özel Programı
Yenidünya Kutlu Doğum
2011 Yılı TYB Ödülleri
     ANKET
Sitelerdeki anketlerin herhangi bir konuda gerçeği yansıtacağına inanıyor musunuz?
Hayır (51 %)
Evet (10 %)
Biraz (8 %)
Bazen (5 %)
Siteye göre değişir (23 %)
 
    Anasayfa | Sufi Kültür  
 Allah'a bağlanan esaretten kurtulur
Allah'a bağlanan esaretten kurtulur
29 Eylül 2011 - 23:13:02
Sanki onlara uzak bir yerden seslenilir...

Yüce Allah, kuluna şahdamarından yakın. Rabb'i bu kadar yakınken, insanın bu kadar  uzak olması ne büyük yanılgı. Nefsinin bencil tutkularına takıldığı oranda insan şeytana yakın, Allah’tan ise o denli uzaktır. “Ben” diyen kişi zalimleşir, kendisine zulmeder, kendi elleriyle kendisini cezalandırır, mahveder ve ona kapılar açılmaz. Onların “... kulaklarında bir ağırlık vardır ve o (Kur’an), onlara karşı bir körlüktür. İşte onlara (sanki) uzak bir yerden seslenilir.” (Fussilet Suresi, 44) 

Oysa insan Rabbini aşkla sevmek için gelir dünyaya. Allah’ın rızasını yaşamaya, Allah’ın ahlâkıyla ahlâklanmaya, Allah’a kul olmaya gelir. 

Ruhundaki sevgiyi öldürmüş insanın o ölüyü diriltmesi, o sevgiyi açığa çıkarması gerekli. İnsan, Allah aşkını ve Allah korkusunu hissetmeli. Bu duyguları içi titreyerek yaşayan insan dünyanın ve ahiretin tüm güzelliklerine kavuşur. Kalpten tam olarak Allah’a teslim olan insan, şeytanın kontrolünden çıkar; artık onu Rabbi yönetir. Gönülden teslim olmak,  sürekli derinliği, mutluluğu ve güzelliği yaşamaktır… 

Güzel söz söylendiğinde Allah’a yakınlık artar. Güzel söz söylemek mümine özeldir. Sözün güzel olanını söyleyen insan Allah’ın tecellisini üzerinde görür. O’nun güzel isimleri insanda ne kadar tecelli ederse, kişi Rabb’ine o kadar yakınlaşır. 

İnsan, Rabbini zikretmediği, O’ndan uzak olduğu an zayıf düşer. Kur’an’da, “Allah’ın nuru”nun, isminin yüceltilmesine izin verdiği evlerde olduğu ifade edilir. Allah’ın Kendisi’nin anılmasına izin vermesi çok önemli. O zaman Allah, Kendisi’ni zikreden kuluyla birliktedir. 

İki kişi konuşurken üçüncüsü Allah’tır, üç kişi konuşurken dördüncüsü Allah’tır. O, sinelerin özündekini, gizlinin gizlisini bilir, her konuşulanı duyar, insanın her anını görür,  içinden geçen her düşünceyi bilir. Uyanıkken, uyurken, yürürken, konuşurken, tek başına kaldığını zannettiği anda da Allah hep kulunun yanındadır. 

Allah, teslim olsun diye kuluna hastalık verir, bela verir. Bunların tümü Allah’ın lütfudur; Kendisi’ni hatırlatır. İmtihan zamanında hep Allah’ı hatırlar insan, Rabbine yakın olur. 

Ölümcül hastalığa yakalanmış ruh haliyle Allah’a yakın olmalı, sarsılmaz bir bağla bağlanmalı. O zaman ne evin, ne arabanın,  ne de kariyerin önemi kalır. Samimi insan için Allah’a kul olmaya engel, yakınlaşmaya da bir sınır yoktur. 

Rabbine sığınan insan, hızla akan nehirde akıntıya kapılıp sürüklenmeyen bir yaprak gibidir. Ara sıra akıntının şiddetinden sarsılsa da, güçlüdür, sürüklenip gitmez. Allah ile kurduğu yakın ve kesintisiz bağlantı, ahirette de onu kıyamet gününün korkusundan ve sonsuz azaptan kurtarmaya vesile olur. 

Şeytanın vesveselerine, kışkırtmalarına uyan ve Allah’ı anmayan kişi ise şeytan nereye sürüklerse oraya gider. Bir nimet kaybı, eksiklik ya da zorlukla karşılaştığında, bunun Allah’ın imtihanı olduğunu düşünemez. Dünya hayatındaki sayısız güzellik ve nimeti kendisi için yaratanın Allah olduğundan ve ‘o gün’ kendisine ulaşan nimetlerin tümünden sorgulanacağından gaflettedir. Oysa yakın olmayı reddettiği Rabbine ‘tesbit edilmiş günde’ kavuşacak, dünyada neye çaba harcadığını düşünüp-anlayacaktır. 

Onlar senin Rabbine sıra sıra sunulmuşlardır. Andolsun, siz ilk defa yarattığımız gibi bize gelmiş oldunuz. Hayır, bizim size bir kavuşma-zamanı tesbit etmediğimizi sanmıştınız değil mi? (Kehf Suresi, 48) 

Allah, Kendisiyle aramızda kesintisiz ve güçlü, kopmaz bir bağlantı kılsın. Kendisini hiç unutturmasın; uyurken de unutturmasın. Sonsuz gücünü hakkıyla takdir etmemizi, gücümüz yettiğince korkmamızı ve derin aşkla sevmemizi ilham etsin…

 

 

Fuat Türker

HaberKültür.Net

 

 

Paylaş
 

Yorum Ekle   Arkadaşına Gönder   Yazdır
     Yorumlar Tüm yorumları göster
Henüz yorum eklenmemiş. İlk yorumuz siz yazabilirsiniz.

     Sufi Kültür kategorisine ait diğer haberler
 10:09  Allah’a Bir Olarak İman
 12:01  Hamd Darlıkta Edilir
 10:26  Ve Allah Kadını İşitti!
 10:33  Kâinat büyük mescit
 14:48  Faniler faniliğini bilse…
 20:40  Muhammed'in Hatice'si
 10:39  Akılcı Bakan Dünyayı Görür
 03:01  İsyanda Kuddusi şedid
 02:14  Zeyrek yokuşunda bir veli
 08:20  Kutlu Annelerimiz

     NE VAR NE YOK







     SORU - CEVAP
Neyin sırrı nedir?
     ÖZEL HABER
Üstad’ın şanına layık bir anma!
     ÖZEL RÖPORTAJ
Nefs hırsız gibidir
     KİTAP KÜLTÜR
Ateşi Uyandıran Şiirler
     DERGİ KÜLTÜR
Yeni Dünya'dan Tekkeler Özel
     Videolardan
Nezih Uzel Salavat
Nezih Uzel TVNET
Zikir
  Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin kullanılması yasaktır.
Görsel Tasarım ve Yazılım : Mehmet Akif KARDEŞ

Kültür,Sanat Edebiyat