Anasayfa - Künye - Haber Gönder - Reklam - İletişim  Giriş Sayfam YapRSS/XML
 
     Çok Okunanlar
     Son yorumlananlar
mehmet;
o kadar da mizah hakkımız olmasın mı:)

Ali Haydar Beşer;
Başlık hatalı olmuş. İçerikten ve fotoğraftan belli, ama yine de başlık hatalı. Yani yıkılan İst

enes;
ödevim vardı çok işe yaradı saolun bu siteyi herkese tavsiye edecem.com

yılmaz altunöz;
sergül hanım ihlas kokan yazılarınız, ufuk açıyor devamını dileriz...

Ahmet Şevki Şakalar;
Kahramanmaraş'ımızın edebiyatla anılması ne güzeldir.Güzel adamları şehrimizde ağırlamaktan memn

Metin doğdu;
Kimsenin kimseyi yücelttiğine mı bakıyoruz.bunlar çok üzücü olaylar bir kere engin noyan ve Mustafa

mehmet;
Zamana yeni düşmeyi geçtim TDK'nın sözlüğünde bulamadım kimisini.

bünyamin;
haznevi benimiçin en büyük tarikat bu yüzden muhammed mutaya selam söyller ellerinden öperim

sır;
eyvallah... böyle düşünenlerin olduğunu görmek sevindirdi beni, yalnız olmadığımızı hissettik. R

şeyma betül;
Bursa'da kitaba sığınanlara selam olsun,yolları açık olsun...

     Foto Galeri
Yusuf Dursun Özel Programı
Yenidünya Kutlu Doğum
2011 Yılı TYB Ödülleri
     ANKET
Sitelerdeki anketlerin herhangi bir konuda gerçeği yansıtacağına inanıyor musunuz?
Hayır (51 %)
Evet (10 %)
Biraz (8 %)
Bazen (5 %)
Siteye göre değişir (23 %)
 
    Anasayfa | Kitap Kültür  
 Alimlerimizin Nazarında Bediüzzaman
Alimlerimizin Nazarında Bediüzzaman
28 Ekim 2011 - 07:49:45
Dava sahipleri unutulmaz…


Alimlerimizin Nazarında Bediüzzaman’ın Şahsiyeti,  İlmi, Eserleri ve Davası

“En makbul amelim bu zatı tanımak.” (Gönenli Mehmed Efendi)

Üstadsız yarım asır diyemeyeceğiz, Nurlarla geçen 100 yıl ifadesi daha doğru olacak. Bugün külliyatın ilk risalesinden bu yana yaklaşık yüzyıl geçti. Bu zaman zarfında Risale-i Nur külliyatı sayıları yirmiye yaklaşan yayınevi tarafından güzel surette pek çok neşir yaptı, neredeyse dünyanın bütün lisanlarına çeşitli risaleler şeklinde tercüme edildi.

Bu gün Kur’an-ı Mubin’i anlamak için müracaat ettiğimiz en faydalı kaynak şüphesiz tefsirler. Haliyle de müfessirin sireti itimadın ilk şartı haline geliyor. Eserin kalitesinden de önce müellifin istikameti dikkate alınmakta. Tefsir usûlü ve tarihi eserlerinde sunulan teracim-i ahval bize şahsiyet ve eserin bütünlüğünü gösteriyor. İşte Risale-i Nur’un kıymetini anlamak adına Üstad’ı  çeşitli sahalardaki muteber alimlerden dinlemek en tesirli metot. Her zat kendi devriyle anlaşılabilir prensibince Üstad bir çok muassırı tarafından tanıtılıyor. Kimi ders şeriki, kimi dava arkadaşı, kimi muharrip dostu, bazısı talebesi, çokça muhabbet duyduğu şeyhler, her meşrepten hocaefendiler, dünya gözüyle görüşemeyip hem dem olan duacı müminler.

Salih Okur’un Üstad’ı bilenleri  yakinen tanımak adına çıktığı yolculuk belki yıllar sürdü. Bu proje ilk halleriyle; anılar, ropörtajlar, uzun araştırmalar olarak cevaplar.org’ta yayınlandı. Daha sonra bu kökler filizlenip, budaklanıp meyvesini verdi. Bu eser ilim camiası için bir kamus niteliğinde oldu, zira kim Bediüzaman hakkında nasıl bir nazara sahipti mikyasıyla bir çok zatı yakından tanıma fırsatı buluyoruz. Fikirde ve kanaatlerde ortaklık bize kainatı anlamlandırmakta yardımcı oluyor. Söylenenler hüccet olmaktan da öte İslam dünyasındaki bütün renklerin bir hakikat şemsiyesi altında nasıl da birleşebileceğini gösteriyor. Bu bir esere misyon yüklemek değil, asıl vazife sahibi Risale-i Nur’dur ve onun gayesi Kur’an’ın idrakı da bugün değişmez gündem olarak ortadadır.

Peki eserin daha evvel hazırlanan derlemelerden farkı nedir? Daha evvel bir çok müdekkik Üstad’ı talebelerinin diliyle, münevverlerin görüşüyle, akademisyen tetkikiyle tanıttı. Sorulmadık kimse mi kaldı denilen noktada asıl mühim nokta belki de ihmal edilmişti. Üstad’ın da işaret ettiği üzere Nurlar bir cihetiyle medreseye bakıyor. Zaten bir diğer yönüyle de nurlar hem medresenin bir mahsulü hem de medar-ı iftiharı. Mecraı pek de bilinmeyen Risalelerin ilmi eserler olmadıkları iddiası ilim sahibinin şahadetiyle çürüyor. Son devir ulemamızdan sözü senet kabul edilen bir çok zat Üstad’a methiyelerini ortaya koyuyor. Söylenenler iyidir hoştur olmaktan öte, niçin asrında kemal olduğunun cevabıyla, bakış açısı kazandırıyor. Söz sahiplerinin her biri farklı ilimlerde üstad kabul edilmekte ve böylece Bediüzzaman’a da bahrilulumluk payesi veriliyor.

Ali Haydar Efendi’den Aksekili’ye, Abdulhakim Hüseyni’den Ömer Nasuhi’ye, Süleyman Hilmi Tunahan’dan  Elmalılı’ya hepsiyle Bediüzzaman’ı tanımak ve onların münasebetinden  letafet, nezaket, diğergamlık, muhabbet hissetmek adına eşsiz bir kaynak niteliğinde. Bahsettiğimiz gibi kitap son devir ulemamızın tezkiresi gibi, ümid ediyoruz ki unutulmuş, ihmal edilmiş alimlerimize hem şahısları hem eserleri yönüyle hak edilen kıymetin verilmesi adına bu eser güzel bir vesile olacaktır.

Sedat Albayrak

HaberKültür.Net

 

Paylaş
 

Yorum Ekle   Arkadaşına Gönder   Yazdır
     Yorumlar Tüm yorumları göster
Henüz yorum eklenmemiş. İlk yorumuz siz yazabilirsiniz.

     Kitap Kültür kategorisine ait diğer haberler
 12:50  Ateşi Uyandıran Şiirler
 17:32  Hangi Meşhurlar Üsküdarlı?
 10:20  Ailemizle 52 Derste Ahlak
 20:11  Canlı Renkler'de Neler Var?
 09:34  Okumak dirilmektir!
 21:55  Bir Arayışın Romanı: Aylak Adam
 10:05  Okunası bir kitap!
 10:49  Bizim Medeniyetimiz Sohbet Medeniyetidir!
 22:10  Gençlere hediyem olsun!
 12:11  Şiir: Hepimizin kalbi

     NE VAR NE YOK







     SORU - CEVAP
Neyin sırrı nedir?
     ÖZEL HABER
Üstad’ın şanına layık bir anma!
     ÖZEL RÖPORTAJ
Nefs hırsız gibidir
     KİTAP KÜLTÜR
Ateşi Uyandıran Şiirler
     DERGİ KÜLTÜR
Yeni Dünya'dan Tekkeler Özel
     Videolardan
Nezih Uzel Salavat
Nezih Uzel TVNET
Zikir
  Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin kullanılması yasaktır.
Görsel Tasarım ve Yazılım : Mehmet Akif KARDEŞ

Kültür,Sanat Edebiyat