Anasayfa - Künye - Haber Gönder - Reklam - İletişim  Giriş Sayfam YapRSS/XML
 
     Çok Okunanlar
     Son yorumlananlar
mehmet;
o kadar da mizah hakkımız olmasın mı:)

Ali Haydar Beşer;
Başlık hatalı olmuş. İçerikten ve fotoğraftan belli, ama yine de başlık hatalı. Yani yıkılan İst

enes;
ödevim vardı çok işe yaradı saolun bu siteyi herkese tavsiye edecem.com

yılmaz altunöz;
sergül hanım ihlas kokan yazılarınız, ufuk açıyor devamını dileriz...

Ahmet Şevki Şakalar;
Kahramanmaraş'ımızın edebiyatla anılması ne güzeldir.Güzel adamları şehrimizde ağırlamaktan memn

Metin doğdu;
Kimsenin kimseyi yücelttiğine mı bakıyoruz.bunlar çok üzücü olaylar bir kere engin noyan ve Mustafa

mehmet;
Zamana yeni düşmeyi geçtim TDK'nın sözlüğünde bulamadım kimisini.

bünyamin;
haznevi benimiçin en büyük tarikat bu yüzden muhammed mutaya selam söyller ellerinden öperim

sır;
eyvallah... böyle düşünenlerin olduğunu görmek sevindirdi beni, yalnız olmadığımızı hissettik. R

şeyma betül;
Bursa'da kitaba sığınanlara selam olsun,yolları açık olsun...

     Foto Galeri
Yusuf Dursun Özel Programı
Yenidünya Kutlu Doğum
2011 Yılı TYB Ödülleri
     ANKET
Sitelerdeki anketlerin herhangi bir konuda gerçeği yansıtacağına inanıyor musunuz?
Hayır (51 %)
Evet (10 %)
Biraz (8 %)
Bazen (5 %)
Siteye göre değişir (23 %)
 
    Anasayfa | Soru-Cevap  
Esed Tefsiri ehl-i sünnet çizgisinde değil
Esed Tefsiri ehl-i sünnet çizgisinde değil
02 Kasım 2011 - 09:52:36
Dr. Ebubekir Sifil, Muhammed Esed Tefsiri’nin ehl-i sünnet dışı söylemlerine dair bir soruyu şöyle cevaplıyor:

"(...) Ben yıllar evvel Yeni Şafak gazetesinin dağıtmış olduğu Muhammed Esed mealini aldım. Sonra duydum ki bir kaç yerde ehli sünnet dışı söylemler var. (Mucizenin inkarı gibi). Birkaç arkadaşla meseleyi tartıştık. Bir kısmı Esed`in önemli bir şahsiyet olduğunu söyledi. Bu konu hakkında bizi bilgilendirirseniz seviniriz."

İtikadî noktada arızaları olan bir kimsenin bir yandan da "önemli" olarak nitelendirilmesi, neyi öne aldığımız ve önemsediğimiz sorusunu cevaplandırış tarzımıza göre değişecektir. Neye nasıl inanmamız gerektiği meselesinin önemini büyük ölçüde yitirdiği günümüzde başka hususların öncelenmesine şaşırmamalı...

Muhammed Esed`in kaleme almış olduğu, dilimize Kur`an Mesajı adıyla çevrilmiş olan mealde Ehl-i Sünnet`e aykırı yerler olduğu, gerçeği yansıtan bir tesbittir. Esed`in, mealinde Ehl-i Sünnet`i bid`at fırkalardan ayıran nesh, şefaat, kabir azabı... gibi hususlarda, hatta bid`at fırkaların dahi kabul ettiği nüzul-i İsa (a.s), cehennem hayatının ebedîliği gibi hususlara muhalif yorumlar ileri sürüp savunduğu bilinen bir husus.

Bu söylediğim hususlarla ilgili olarak şu ayetlere düştüğü notlara bakılabilir:

Kâfirler için cehennem azabının ebedî olmadığına dair: 78/en-Nebe`, 23`e ve 40/el-Mü`min, 12`ye düştüğü notlar.

Şefaat inancı konusunda: 10/Yunus, 3`e düştüğü not.

Hz. İsa (a.s)`ın göğe kaldırılışı ve yeryüzüne tekrar gelişi konusundaki İslam inancına  aykırı yorumları için: 4/en-Nisa, 158`e ve 43/ez-Zuhruf, 61`e düştüğü notlara bakılabilir. Bu konuda kabir azabıyla ilgili ayetleri de inkâr doğrultusunda meallendirdiği görülen Esed, zaman zaman yaptığı bir şeyi burada da yapar ve 71/Nûh, 25. ayetinde kabir azabına hiç değinmez ve bu tavrını da ez-Zemahşerî`yle refere eder. Ancak ez-Zemahşerî, o yorumla birlikte kabir azabını da gündeme getirmiş ve ayetin ona da delalet edebileceğini belirtmiştir.1 Esed`in burada ez-Zemahşerî`nin bu görüşüne hiç değinmemesi dikkat çekicidir.

Modern zamanların en büyük fitnelerinden olan "Ehl-i Kitab`ın, Kur`an-ı Kerim`e ve Efendimiz (s.a.v)`e iman etmeden kurtuluşu elde edip cennete gideceği" inancını savunması da Esed`in üzerinde yürüdüğü çizginin mahiyeti konusunda yeterince açıklayıcıdır.

Esed`in, cinlerin ontolojik varlığıyla ilgili söyledikleri de dikkat çekicidir. Mealin sonuna koyduğu "ek"lerden birisini bu konuya tahsis ettiği malum. Orada söyledikleri dikkatli bir gözle tetkik edildiğinde Esed`in cinlerin varlığı konusunda çok da rahat olmadığı, muğlak birtakım ifadelerle meseleyi muallakta bırakmayı tercih ettiği görülmektedir. Bu konudaki bir yorumu için 6/En`am, 128`e düştüğü nota da bakılabilir.

Okuyucu sorusunda da belirtiliği gibi Esed`in bir diğer "farklı" yanı da Efendimiz (s.a.v)`e verilen mucizeleri inkârıdır. Örnek olarak 17/el-İsrâ, 59. ve 93. ayetlerine düştüğü notlara bakılabilir.

Burada kısaca ifade etmeye çalıştığım hususlar Esed`in "Ehl-i Sünnet çizgiye riayet" gibi bir hassasiyet taşımadığını, hatta yer yer hiçbir İslam fırkasının söylemediği şeyleri ortaya atıp savunduğunu göstermek için yeterli olsa gerektir. 

Muhammed Esed'in Kur'an Mesajı isimli meal-tefsiriyle ilgili soruya özet bir cevap vermiştim. Meseleyi ikmal etmiş olmak bakımından Esed maliyle ilgili birkaç hususu daha dermeyan edeceğim. 

Kur'an Mesajı'nın, Türkçede yazılmış belli mealleri, sadece tarz olarak değil, tesbit ve yaklaşım olarak da etkilediği, konunun ilgililerinin malumu. Özellikle İslamoğlu mealinin bu noktada bariz bir örnek teşkil ettiği de öyle. Peki acaba Esed'in bu orijinalitesi nereden geliyor? Aslında Esed mealinin herhangi bir orijinaliteye sahip olmadığını söylemek gerçeğin ifadesi olacak. Kur'an Mesajı hakkında yapılan birçok çalışma bunun böyle olduğunu ayan-beyan gösteriyor. 

Muhterem dostum Mehmet Emin Akın hocanın bu konuda müstakil bir çalışma yaptığını biliyorum. Hayli hacimli ve detaylı olacağı anlaşılan bu çalışmanın bir an önce yayımlanması, sadece Kur'an Mesajı hakkında değil, Muhammed Esed hakkında da yoğun bir tartışma açacak gibi görünüyor. Çukurova İlahiyat'tan Doç. Dr. Mustafa Öztürk'ün, bu noktada dikkate değer tesbitler yaptığını da burada özellikle belirtmemiz lazım. Özellikle "tarihsellik" konusunda kendisiyle hayli farklı düşündüğümüz Öztürk, Meal Kültürümüz isimli çalışmasında Esed ve meali hakkında Akın hocanın tesbitleriyle paralellik arz eden şeyler söylüyor. Esed'in ilk defa Kadıyanîler vasıtasıyla İslam'a girdiği, onlarla uzun sayılabilecek bir beraberliğinin olduğu ve mealinin de büyük ölçüde Mevlana Muhammed Ali isimli kadıyanînin The Holy Qur'an isimli mealinden aşırmalar ihtiva ettiği Öztürk'ün karşılaştırmalı okumalarla elde ettiği ve okuyucuya sunduğu tesbitler. Hatta Öztürk'ün ifadesiyle "Esed'in The Message of The Qur'an'ı, şekil yönünden Muhammed Ali'nin The Holy Qur'an'ının adeta bir kopyası gibidir. (…) Hal böyle iken Esed sık sık görüşlerine atıfta bulunduğu (…) Muhammed Abduh'tan sitayişle söz ederken, mealindeki tefsir notlarının hatırı sayılır bir kısmına kaynak teşkil eden Muhammed Ali'yi takdir ve teşekkürle yad etmek şöyle dursun, kaynakçada adını bile zikretmemiştir. Bizce bunun muhtemel sebebi Muhammed Ali'nin Kâdıyânî (Ahmedî) olmasıdır. Bir diğer muhtemel sebep ise M. Ali'den iktibas edilen her görüş ve yorumun kaynağına atıfta bulunulması durumunda Esed'in büyük ölçüde nakilci konumuna düşecek olması ve belki de okuyucunun gözünde Esed'den ziyade M. Ali'nin değer kazanacak olmasıdır…" 

Esed'in Muhammed Ali'den aşırma tarzında Kur'an Mesajı'na aktardığı yerleri Öztürk, "Kıssalar ve Mucizeler", "Gaybî Varlıklar" ve "Bazı Kelimeler ve Kavramlar" şeklinde üç ara başlığa taksim ve her biri altında birçok örnek zikrediyor.

Zikrettiğim çalışmasında, "Muhammed Esed'in Tefsir Notlarındaki Yanlış Atıflar ve Çarpıtmalar Üzerine" başlıklı ayrı bir makale daha kaleme almış olan Öztürk, burada da Esed'in alıntı yaptığı tefsir kaynaklarını nasıl çarpıttığını enteresan örneklerle ortaya koymaktadır. 

Yazıyı yine Öztürk'ün bir tesbitiyle bitirelim: 

"… Esed'in Menar tefsirinden geniş ölçüde yararlandığını belirtmiş olması, Abduh'tan mezkûr nitelikteki aşırmaları hususunda kısmen de olsa bir hoşgörü ve tolerans imkânı yaratır. Bu noktada Esed'i belli ölçüde anlayışla karşılamak mümkündür. AmaKâdıyânî âlim Muhamed Ali Lâhûrî'nin (1874/1951) The Holy Qur'an adlı meal-tefsirindeki yüzlerce yorumu kendine mal ederek aktarmış olmasını anlayışla karşılama imkânı yoktur. Hemen her tefsir notunda ahlak ve fazilete vurgu yapan Esed'in ilim ahlakı açısından ciddi bir cürüm teşkil eden böyle bir fiilin faili olması düşündürücüdür.

Son bir not: Esed hakkındaki değerlendirmelerini, "Bütün bunlardan sonra Esed'in intihalleri (aşırmaları, E.S.) olarak zikrettiğimiz çeşitli görüş ve yorumların bir kısmını makul ve makbul addettiğimizi belirtmek isteriz. Takdir edileceği üzere, herhangi bir görüşün herhangi bir eserde intihal olarak bulunması onun makbullük vasfını haleldar etme sorunu doğurmaz.." diyerek bitiren Doç. Dr. Mustafa Öztürk'ün bu çalışmasıyla ilgili olarak ben de şöyle diyorum: Akademik sahada örnek gayreti ve ciddi çalışmalarıyla göz dolduran Öztürk'ün bilhassa "tarihselci" yaklaşımını yanlış buluyor oluşum, onun Esed ve meali hakkındaki haklı tenkitlerine katılmamı engellemez.

http://www.darulhikme.org.tr/default.asp?sf=yazar&haberid=861&ktg=42 

http://www.darulhikme.org.tr/default.asp?sf=yazar&haberid=869&ktg=42

 

 

 

Paylaş
 

Yorum Ekle   Arkadaşına Gönder   Yazdır
     Yorumlar Tüm yorumları göster
 Emsal Doğan / terviye günümüz kutlu olsun
 hikayelerin gerçek olduğu gün sefa beylerin halini merak ediyorum. Bir Ebubekir Hoca olursun, taşın altına elini korsun sonra ahkam kesersin... diyeceklerdir o gün her kişiye... Allah hepimize hidayet versin.
04 Kasım 2011 - 09:30:17

 sefa / Esed'i o da anlamayacaksa!
  Ebubekir Hoca, kusura bakmasın.. Bu millet onun görüşlerini belki bir dönem daha yer...Kur'an bütünlüğü içerisinde hala bilinen anlamda mucize ve şefaatin olmadığını, Mehdi/Mesih gibi gibi hikayelerin Kur'an gerçekliğiyle bağdaşmadığını en iyi onun idrak etmesi gerekiyordu..Ama geleneğe oynamak, popülüzme soyunmak söz konusu olunca iş başka türlü oluyor tabii.Bu saatten sonra gerçekte ikna olsalar da Esed'in söyledikleriyle alakalı, itiraf edemezler bir türlü..YAzık!
03 Kasım 2011 - 13:09:49


     Soru-Cevap kategorisine ait diğer haberler
 14:44  Neyin sırrı nedir?
 14:35  “Müslüman bir delikten iki defa sokulmaz”
 12:31  “Kadere inanan kaderden emin olur”
 16:29  “Merhamet etmeyene merhamet edilmez”
 10:47  "Haline şükretmeyen mesut olamaz"
 12:16  “En üstün îbadet ilim tahsil etmektir”
 12:50  "Güler Yüz Sadakadır"
 14:51  "Kendin için istediğini kardeşin içinde iste"
 20:31  Salat selam O'na olsun!
 10:12  Devlet Yaşama iksirimizdir!

     NE VAR NE YOK







     SORU - CEVAP
Neyin sırrı nedir?
     ÖZEL HABER
Üstad’ın şanına layık bir anma!
     ÖZEL RÖPORTAJ
Nefs hırsız gibidir
     KİTAP KÜLTÜR
Ateşi Uyandıran Şiirler
     DERGİ KÜLTÜR
Yeni Dünya'dan Tekkeler Özel
     Videolardan
Nezih Uzel Salavat
Nezih Uzel TVNET
Zikir
  Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin kullanılması yasaktır.
Görsel Tasarım ve Yazılım : Mehmet Akif KARDEŞ

Kültür,Sanat Edebiyat