Anasayfa - Künye - Haber Gönder - Reklam - İletişim  Giriş Sayfam YapRSS/XML
 
     Çok Okunanlar
     Son yorumlananlar
mehmet;
o kadar da mizah hakkımız olmasın mı:)

Ali Haydar Beşer;
Başlık hatalı olmuş. İçerikten ve fotoğraftan belli, ama yine de başlık hatalı. Yani yıkılan İst

enes;
ödevim vardı çok işe yaradı saolun bu siteyi herkese tavsiye edecem.com

yılmaz altunöz;
sergül hanım ihlas kokan yazılarınız, ufuk açıyor devamını dileriz...

Ahmet Şevki Şakalar;
Kahramanmaraş'ımızın edebiyatla anılması ne güzeldir.Güzel adamları şehrimizde ağırlamaktan memn

Metin doğdu;
Kimsenin kimseyi yücelttiğine mı bakıyoruz.bunlar çok üzücü olaylar bir kere engin noyan ve Mustafa

mehmet;
Zamana yeni düşmeyi geçtim TDK'nın sözlüğünde bulamadım kimisini.

bünyamin;
haznevi benimiçin en büyük tarikat bu yüzden muhammed mutaya selam söyller ellerinden öperim

sır;
eyvallah... böyle düşünenlerin olduğunu görmek sevindirdi beni, yalnız olmadığımızı hissettik. R

şeyma betül;
Bursa'da kitaba sığınanlara selam olsun,yolları açık olsun...

     Foto Galeri
Yusuf Dursun Özel Programı
Yenidünya Kutlu Doğum
2011 Yılı TYB Ödülleri
     ANKET
Sitelerdeki anketlerin herhangi bir konuda gerçeği yansıtacağına inanıyor musunuz?
Hayır (51 %)
Evet (10 %)
Biraz (8 %)
Bazen (5 %)
Siteye göre değişir (23 %)
 
    Anasayfa | Sufi Kültür  
 Rahim Rab günahkar kul hikayesi
Rahim Rab günahkar kul hikayesi
04 Kasım 2011 - 09:56:50
Allah’ın Bizi Bağışlamasını Sevmez miyiz?

Allah’ın Bizi Bağışlamasını Sevmez miyiz?         

Affı ve kullarına karşı iyiliği çok olan Allah’ı dost edinmek, O’nun her şeyi sarıp kuşatan rahmetine sığınmak, insana hatalarının bağışlanacağını bilmesi nedeniyle büyük huzur verir. Her hatasında hemen Allah’ın affediciliğine sığınan ve tevbe eden insan, Allah’ın kendisine kesinlikle yardım edeceğini, koruyup gözeteceğini ve bağışlayacağını bilir. Hatası ne denli büyük olursa olsun, samimi niyetine binaen Rabb’inin hatasını bağışlayıp, kendisini hayra yönelteceğini umut eder.

İnsan bir hata yaptığında nasıl Allah’ın sonsuz şefkat, merhamet ve bağışlayıcılığına sığınıyorsa, kendisi de diğer insanlara merhametli ve affedici olmalıdır. Bir Kur’an ayetinde, “Sen af (veya kolaylık) yolunu benimse, (İslam'a) uygun olanı (örfü) emret ve cahillerden yüz çevir.” (Araf Suresi, 199) buyurur Allah. Kalbi Allah’ın zikriyle hastalıktan arınmış/yumuşamış olan mümin, hüsn-ü zan eder, bağışlayıcı olur. Bu Rabb’inin buyruğudur ve önemli bir yükümlülüktür.

Allah’tan kendi hataları için bağışlanma dileyip, insanlara karşı katı ve sert bir ahlâk sergilemek, samimi inanan insanın fıtratına uygun değildir. O, Allah’ın beğendiği ahlâkı her durumda kararlılıkla uygular; zaten istediği de Rabb’inin ahlâkıyla ahlâklanmak değil midir?…

İnanan insanın bağışlayıcılık anlayışı, cahiliye insanınkinden çok farklıdır.

İnkar eden kişinin ‘bir defalık affetme’ ya da ‘son kez affetme’ mantığı onun asla benimsemediği bir tavırdır. İnanan insan herhangi bir hata veya kusur defalarca da devam etse, affedici ve hoşgörülü davranır, davranışlarında bir değişiklik olmaz.

Af olmazsa sevgi diye bir şey kalmaz. Af olmasa o kadar çok insan birbirine darılabilir, sürtüştükleri o kadar çok konu olabilir ki… Ancak Allah, affedicilik özelliğiyle müminleri sağlıklı yaşayabilecekleri şekilde yaratmıştır. İman etmeyen insan kinlendiğinde kini bir ömür boyu devam eder; hoşgörü ve bağışlayıcılığının bir tahammül sınırı vardır. Ard arda gelen hataları ve yanlışları sonucunda ‘bardak dolar’  ve ‘son damla’nın da taşmasıyla karşısındaki kişiyi artık affedemez duruma gelir. “Ben onu çizdim, benim için bitti”  der örneğin. Oysa mümin, binlerce kez hata yapmış da olsa sevdiğine karşı merhametlidir. Asıl Allah’tır bağışlayıcı olan; bizler ceza veremeyiz.

Affetme sıkıntı, azap, çile içinde olmamalı, gönülden olmalıdır.

İntikamın şeytani bir tadı vardır; ondan kaçınıp, samimi, içten affetmek, şefkatle bakmak gerekir. Affetmek, müminler arasındaki sevgi zeminini oluşturmada Allah’ın sunduğu sayısız nimet ve güzellikten biridir. Affetmek, sevginin önündeki engelleri kaldıran temizleyicidir.

Allah'ın beğenmediği bir ahlâk gösterdiği anda kişi ölüm meleklerini karşısında görse,  telafi edecek zamanı olamayacağını anlar. İşte içi titreyerek Allah’tan korkan bir mümin, Allah’ın razı olmayacağı bir ahlâk göstermekten, O’nun katında makbul olmayan bir davranış sergilemekten titizlikle kaçınır. Her olay ve her hatalı davranış karşısında merhametli olur; bu en güzel ahlâk özelliklerinden biridir.  Bu şekilde müminlerin birbirlerine karşı sevgi ve bağlılıkları artar ve şeytan aralarını açıp-bozamaz.

Kur’an’da, 'Sizden, faziletli ve varlıklı olanlar, yakınlara, yoksullara ve Allah yolunda hicret edenlere vermekte eksiltme yapmasınlar, affetsinler ve hoşgörsünler. Allah'ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.' (Nur Suresi, 22) buyrulur. Allah’ın bizi bağışlamasını sevmez miyiz?.. En çok ihtiyacımız olan nimet de bu değil midir?...

 

Fuat Türker

HaberKültür.Net

 

 

 

Paylaş
 

Yorum Ekle   Arkadaşına Gönder   Yazdır
     Yorumlar Tüm yorumları göster
Henüz yorum eklenmemiş. İlk yorumuz siz yazabilirsiniz.

     Sufi Kültür kategorisine ait diğer haberler
 10:09  Allah’a Bir Olarak İman
 12:01  Hamd Darlıkta Edilir
 10:26  Ve Allah Kadını İşitti!
 10:33  Kâinat büyük mescit
 14:48  Faniler faniliğini bilse…
 20:40  Muhammed'in Hatice'si
 10:39  Akılcı Bakan Dünyayı Görür
 03:01  İsyanda Kuddusi şedid
 02:14  Zeyrek yokuşunda bir veli
 08:20  Kutlu Annelerimiz

     NE VAR NE YOK







     SORU - CEVAP
Neyin sırrı nedir?
     ÖZEL HABER
Üstad’ın şanına layık bir anma!
     ÖZEL RÖPORTAJ
Nefs hırsız gibidir
     KİTAP KÜLTÜR
Ateşi Uyandıran Şiirler
     DERGİ KÜLTÜR
Yeni Dünya'dan Tekkeler Özel
     Videolardan
Nezih Uzel Salavat
Nezih Uzel TVNET
Zikir
  Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin kullanılması yasaktır.
Görsel Tasarım ve Yazılım : Mehmet Akif KARDEŞ

Kültür,Sanat Edebiyat