Anasayfa - Künye - Haber Gönder - Reklam - İletişim  Giriş Sayfam YapRSS/XML
 
     Çok Okunanlar
     Son yorumlananlar
mehmet;
o kadar da mizah hakkımız olmasın mı:)

Ali Haydar Beşer;
Başlık hatalı olmuş. İçerikten ve fotoğraftan belli, ama yine de başlık hatalı. Yani yıkılan İst

enes;
ödevim vardı çok işe yaradı saolun bu siteyi herkese tavsiye edecem.com

yılmaz altunöz;
sergül hanım ihlas kokan yazılarınız, ufuk açıyor devamını dileriz...

Ahmet Şevki Şakalar;
Kahramanmaraş'ımızın edebiyatla anılması ne güzeldir.Güzel adamları şehrimizde ağırlamaktan memn

Metin doğdu;
Kimsenin kimseyi yücelttiğine mı bakıyoruz.bunlar çok üzücü olaylar bir kere engin noyan ve Mustafa

mehmet;
Zamana yeni düşmeyi geçtim TDK'nın sözlüğünde bulamadım kimisini.

bünyamin;
haznevi benimiçin en büyük tarikat bu yüzden muhammed mutaya selam söyller ellerinden öperim

sır;
eyvallah... böyle düşünenlerin olduğunu görmek sevindirdi beni, yalnız olmadığımızı hissettik. R

şeyma betül;
Bursa'da kitaba sığınanlara selam olsun,yolları açık olsun...

     Foto Galeri
Yusuf Dursun Özel Programı
Yenidünya Kutlu Doğum
2011 Yılı TYB Ödülleri
     ANKET
Sitelerdeki anketlerin herhangi bir konuda gerçeği yansıtacağına inanıyor musunuz?
Hayır (51 %)
Evet (10 %)
Biraz (8 %)
Bazen (5 %)
Siteye göre değişir (23 %)
 
    Anasayfa | Gazete Kültür  
 Köşe yazarlığı kimin işi?
Köşe yazarlığı kimin işi?
07 Kasım 2011 - 16:52:18
Cündioğlu köşe yazarlarının gerçekte ne iş yaptıklarına dair güzel yorumlar getiriyor…

'Köşe yazarlar' ile 'köşe yazarları'


Bugünkü Türkçemizde şeyleri tasnif etme edimini 'bölümleme', tasnif'in kendisini de hemen hemen 'bölümler' anlamına gelebilecek üç ayrı sözcükle ifade ederlerdi: envâ (nev'îler), aksâm (kısımlar) ve asnâf (sınıflar). 

Bu bölümleme, şeylerin zâtî araz'i ve hem zâtî, hem de arazî hususiyetlerden mürekkeb oluşlarına göre yapılır ve bu bölümler, kendi aralarında daha küçük bölümlere ayrılmak istendiğinde daha farklı adlar alırlardı. Öyle ki şeylerin bu suretteki ayrımı, kitapların bölümleri içinde kullanılırdı: Meselâ mukaddeme, kısım, fasıl, bahis... 

Biz, yazarları bazı hususiyetlerine göre ayırmak istesek, acaba onları hangi hususiyetlerine göre sınıflandırabiliriz? Sözgelimi yazdıkları konulara ve sahalara göre mi? Yazma biçimlerine (uslûblarına) göre mi? Yaşlarına göre mi? Sahip oldukları ideolojilerine göre mi? Ortaya koydukları ürünün nev'îne göre mi? Yazdıkları gazetenin adına ve özelliklerine göre mi? Nerede yazarlarsa yazsınlar aldıkları maaşa göre mi? Ahlâkî tutumlarına göre mi? Profesyonel ya da amatör oluşlarına göre mi? Ülkelerine ya da ırk ve cinslerine göre mi?.. 

Yazarları, hususiyetlerine göre ayırmak istediğimizde, bu şekilde gelişigüzel suâller işe yaramaz. Çünkü suâl sormadan önce kendisinden suâl olunan hususiyetlerin tasnif edilmesi gerekir. Bu hususiyetler, yazarların zâtî özelliklerini mi, arazî özelliklerini mi gösteriyor, yoksa ikisinden mürekkeb özelliklerini mi?  

Verilecek cevaba göre, daha sağlıklı bir bölümleme yapmak ve daha muhkem bir tefrikte bulunmak imkânını elde edebiliriz diye düşünüyorum. Ne ki bu benim işim olmadığı gibi, böyle bir bölümlemeden elde edilecek sonuç da umurumda değil... Burada beni ilgilendiren asıl husus, 'köşe yazarlar' ile 'köşe yazarları' arasındaki esasa ilişkin farkın nereden kaynaklandığını, nasıl husule geldiğini bulmak... 'Köşe' kelimesinin, nasıl olup da birbirinden farklı iki yazar türünü ortaya çıkarabildiğini anlamak... Öyle ya yazarlık, 'köşe' olanların mı 'köşe' olacak olanların mı işi, yoksa bir köşede öylece yazanların mı? Bir açıdan baktığınızda 'köşe' sözcüğü yazarı nitelemekte, yazarın ne olup olmadığını göstermekte; diğer yandan aynı 'köşe' sözcüğü, yazının türünü ve yerini göstermek suretiyle yazarına alem olmakta. 

Öteden beri köşe yazarlarının gerçekte ne iş yaptıklarını merak eder dururum. 

Köşe yazıları okuduğumda bu suâlleri sorduğum gibi, köşe yazıları yazmaya başladıktan sonra da sormaya devam ettim. Her iki halde de bulduğum cevaplar değişmedi ve hep aynı hikâye aklıma geliverdi: 

İbn Sirin bir gün yolda bir arkadaşına rastlar ve selam verip 'nasılsın' der. Arkadaşı da üzüntülü bir şekilde, 'Beş yüz dirhem borcu olan bir kimse nasıl olabilir ki?" diye cevap verir. Bunun üzerine İbn Sirin hemen evine gider ve çok geçmeden geri gelir. Arkadaşına 1000 dirhem uzatarak "Al bu dirhemleri" der; "Beş yüzüyle borcunu öde, beş yüzüyle de geçimini temin edecek bir iş yap"  

Arkadaşından ayrıldıktan sonra İbn Sirin kendi kendine söylenir: "Vallahi! Bundan sonra kimseye 'nasılsın' demeyeceğim!" 

İşte 'köşe yazarlar' ile 'köşe yazarları' arasındaki fark, tam da bu noktada ortadan kalkmakta; öyle ki bu kıssa aklıma geldiğinde he iki terkip arasında mevcut olan ses uyumunun keyif verici harmonisinin dahi anlamı kalmamaktadır. Zira hem 'köşe yazarlar', hem de 'köşe yazarları', yazdıkları konularda herhangibir şeye fiilen (bizzat) derman olmayı düşünmeksizin eyleyen adamlardır. 

Bu ise benim çok zoruma gidiyor ve hüccetimiz Gazâli'nin şu sözü hiç aklımdan çıkmıyor: 

"Selef-i salihîn, derdine derman olmayı düşünmeksizin bir kimseye 'nasılsın' demeyi riyakarlık olarak görürlerdi." 

Hal böyle olduğuna göre, köşelerin türü de önemli değildir. Ha üçgen, ha dörtgen, ha dikdörtgen, ha beşgen, ha altıgen... 

Bu arada size bir uyarı: Uzmanlardan duyduğuma göre, köşelerin sayısı arttıkça, köşe 'köşe' olmaktan çıkıyormuş, yumuşuyormuş ve 'daire' halini alıyormuş. Çünkü dairevî şekillerin bereketi, köşeli şekillere nazaran daha kolay, daha hızlı ve daha mükemmel imiş.

 

Dücane Cündioğlu

Yeni Şafak, 19 Mayıs 1998

 

Paylaş
 

Yorum Ekle   Arkadaşına Gönder   Yazdır
     Yorumlar Tüm yorumları göster
Henüz yorum eklenmemiş. İlk yorumuz siz yazabilirsiniz.

     Gazete Kültür kategorisine ait diğer haberler
 22:59  Amacımız Kur’ân’a ve Sünnet’e gitmek!
 10:59  Kalbin Direnişi ne asil direniş!
 10:07  Kocaya secde en güzel bişey
 02:05  Dizilerdeki Üç Tehlike: Masa, Kasa, Nisa
 11:43  Adem Olmak!
 10:23  Gökyüzü Kervanları
 23:01  Şiir Dergâhı’nın Samimi Dervişi
 10:06  Seni seviyoruz başkanım!
 11:20  Büyük Birlik İslam’la gelir
 16:24  Milli Gazete'yi seviyoruz!

     NE VAR NE YOK







     SORU - CEVAP
Neyin sırrı nedir?
     ÖZEL HABER
Üstad’ın şanına layık bir anma!
     ÖZEL RÖPORTAJ
Nefs hırsız gibidir
     KİTAP KÜLTÜR
Ateşi Uyandıran Şiirler
     DERGİ KÜLTÜR
Yeni Dünya'dan Tekkeler Özel
     Videolardan
Nezih Uzel Salavat
Nezih Uzel TVNET
Zikir
  Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin kullanılması yasaktır.
Görsel Tasarım ve Yazılım : Mehmet Akif KARDEŞ

Kültür,Sanat Edebiyat