Anasayfa - Künye - Haber Gönder - Reklam - İletişim  Giriş Sayfam YapRSS/XML
 
     Çok Okunanlar
     Son yorumlananlar
mehmet;
o kadar da mizah hakkımız olmasın mı:)

Ali Haydar Beşer;
Başlık hatalı olmuş. İçerikten ve fotoğraftan belli, ama yine de başlık hatalı. Yani yıkılan İst

enes;
ödevim vardı çok işe yaradı saolun bu siteyi herkese tavsiye edecem.com

yılmaz altunöz;
sergül hanım ihlas kokan yazılarınız, ufuk açıyor devamını dileriz...

Ahmet Şevki Şakalar;
Kahramanmaraş'ımızın edebiyatla anılması ne güzeldir.Güzel adamları şehrimizde ağırlamaktan memn

Metin doğdu;
Kimsenin kimseyi yücelttiğine mı bakıyoruz.bunlar çok üzücü olaylar bir kere engin noyan ve Mustafa

mehmet;
Zamana yeni düşmeyi geçtim TDK'nın sözlüğünde bulamadım kimisini.

bünyamin;
haznevi benimiçin en büyük tarikat bu yüzden muhammed mutaya selam söyller ellerinden öperim

sır;
eyvallah... böyle düşünenlerin olduğunu görmek sevindirdi beni, yalnız olmadığımızı hissettik. R

şeyma betül;
Bursa'da kitaba sığınanlara selam olsun,yolları açık olsun...

     Foto Galeri
Yusuf Dursun Özel Programı
Yenidünya Kutlu Doğum
2011 Yılı TYB Ödülleri
     ANKET
Sitelerdeki anketlerin herhangi bir konuda gerçeği yansıtacağına inanıyor musunuz?
Hayır (51 %)
Evet (10 %)
Biraz (8 %)
Bazen (5 %)
Siteye göre değişir (23 %)
 
    Anasayfa | Özel Röportaj  
 Hayal Kuşu Yüksek Uçmalı
Hayal Kuşu Yüksek Uçmalı
17 Kasım 2011 - 09:48:49
Değerli eğitimci yazar Ahmet Maraşlı ile gençlik ve eğitim üzerine konuştuk…

“Büyütmek” ve “yetiştirmek” farkı gündemde bile olmayan iki kelime. İkisi arasında ufuk farkı var, açı farkı var, adım farkı var, yaklaşım farkı var, özellikle sonuç itibariyle “adam” farkı var, diyor eğitimci – yazar Ahmet Maraşlı. O, insanlığın kendisini bulması ve özlenen seviyelere ulaşması için projeler üretiyor, en hassas konulardan birinin “canlı ve gerçek bir eğitim” olduğu inancıyla çalışmalarını yürütüyor. Yarınların daha çok bugünden yazılacağı inancı içinde, “çocuk büyütme” değil, “çocuk yetiştirme” konusu üzerinde düşünüyor, fikirlerini muhtelif kurumlarda, kitaplarda ve yayın organlarında dile getirmeye çalışıyor. “Evde Okul, Okulda Kalite”, “Kur’an’ın Diziliş Mucizesi”, “Okumayı Sevdirme Yolları”, “Çocuğumu Nasıl Yönlendirebilirim?”, “Hafıza Teknikleriyle Beyin Gücünü Geliştirme”, “Nasılettin Hoca”, “Dahilerle Yarışalım” adlı kitaplarından ve eğitim kurumlarındaki çalışmalarından tanıdığımız Ahmet Maraşlı Hocamız ile eğitim ve gençlik üzerine konuştuk. 

Ahmet Maraşlı’yı kısaca kendi dilinden tanımak istesek…

Eğitimci yazar Ahmet Maraşlı. Memleket Kahramanmaraş. Yatılı öğretmen okulundan sonra Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimini bitirdim. Kalemle iştigalim ilkokul ikiye dayanır. İlk şiirimi ilkokul ikinci sınıftayken yazdım. Eğitim alanında beş kitabım, Kur’an ile ilgili bir tane çalışmam var. Ayrıca henüz yayınlanmamış şiirlerim var. Anne-babalara, eğitimcilere, öğrencilere eğitim ile ilgili seminerler veriyorum. Bir de çocuklarımızı kısa sürede yüksek verim alacak şekilde nasıl yetiştirebiliriz sorusuna cevap arayan bir projem var. 

Kamu Yönetimi mezunusunuz, ancak çalışmalarınız eğitim alanında… 

EVDE OKUL, OKULDA KALİTE kitabımda bir söz var. “Hayal kuşu en yükseklerde uçmalı ama bir ayağı yere basmalı.” Yani hayal kurmalı ama hayalperest olmamalı. Düşünmeye çok önceleri başlamıştım. Ancak eğitime yoğunlaşmam çocuklarım okula gitmeden başladı. Geçmişle günümüzü kıyasladım. Bir islam tarihine bir de günümüze baktım. İslam dünyası perişan halde. Bunu düzeltmek için çocuklarımızın çok iyi yetişmesi lazım. Tekrar ayağa kaldıracak gençler nasıl yetişecek? İslam yüce ama müslümanlar –büyük çoğunlukla- cüce durumda. İslam’ın yüceliğine layık nesiller nasıl yetişmeli?

İyi değil, çok iyi ve çok çalışkan olmamız lazım. İyiler çok çalışsa dünya düzelir. İyilerin tembellik yapmaya hakkı yok. İyilerin tembelliği kötülerin hakimiyetini hazırlar.

Hem ahlaki hem de bilgi açısından donanımlı, mükemmel yetişmiş gençler lazımdı. Onun için çocuklarımı bu kısır döngüden nasıl kurtaracağımı düşünmeye başladım. Evde, küçük çaptaki birikimimle bir şeyler yapmaya çalıştım. Bunların bir kısmı bildiklerimdi, bir kısmı düşünüp üretmeye çalıştıklarımdı, bir kısmı geliştirdiklerimdi. Sonunda çocuklar büyüdü ama ortaya da çok güçlü bir proje çıktı. Toplumda ahlakın ve iyi niyetin bozulduğunu görünce çocuklardaki masumiyeti arıyorsunuz. İnanıyorum ki bu toplumun düzelmesi yine çocuklarla başlayacak. Çocuklar islam fıtratı bozulmadan büyüdüğü zaman dünya daha da güzelleşecek. Onları yetiştirmek için çaba sarfetmek lazım. O zaman dünyanın rengi değişecek. Dünya ne kadar pisletilirse pisletilsin, insanlık ne kadar bozulursa bozulsun, Allah dünyaya tertemiz çocuklar gönderiyor. Dünyanın ve insanlığın tekrar tertemiz yapılması imkanını insanlara sürekli veriyor. Kötülükleri gördükçe çocuklara ve onların dünyasına daha da çok değer vermeye başladım. 

“Kur’an’da Diziliş Mucizesi” kitabınız eğitim alanında yazılmış bir kitap değil.Bu kitabın, Kur’an’ın istediği insan tipinin yetişmesine vesile olmasını istedim. Kur’an-ı Kerim’in istediği, tek tip insan modeli değildir. Bahçedeki çiçeklerin hepsi çiçek ama biri sümbül, biri gül, biri papatya. Allah Teala’nın tecellisine mazhar isimler yetişsin. Nazarlar, Kur’an’a çevrilsin. Kur’an’la münazara edilemeyeceği bir başka yönüyle de ortaya konsun istedim. 

“Nasılettin Hoca” ve “Dahilerle Yarışalım” kitapları nasıl oluştu?

Bizim en büyük rakibimiz kendimiz. Nasılettin Hoca kitabı, eğitim projemizin içindeki tekniklerden birisi. Yüzlerce öğrencinin üzerinde uygulanarak “Hazır Cevaplar” tekniği ile oluştu. Tekniğin uygulanma aşamasında çocuklardan aldığımız cevaplar içinde Nasılettin Hoca’dan daha güzel cevaplar vardı. Dahilerle Yarışalım kitabında önemli zatların, dahi şahsiyetlerin cevapları olduğu için uygulama noktasında daha ciddi sonuçlar alındı. Bu tekniğin önemi yeterince kavrandığı takdirde yeni Fatihler nasıl yetişir sevdasına düşecek eğitimcilerimiz. 

Gençlerimizin kitap okurken takip etmeleri gereken yol nasıl olmalı?

Öncelikle Kur’an’a götürecek, O’na dönük, Kur’an’ın güzelliklerini anlamayı sağlayacak kitaplar okunmalı. Temelin sağlam olması için Kur’an-ı Kerim’i ve Peygamberimizi tanımaya ve sevmeye yönelik kitaplara öncelik verilmesi gerekir. Dünya klasiklerinden önce bizim klasiklerimizin okunması, önce islam medeniyetinin, millî-manevî değerlerimizin çocuklara tanıtılması, sevdirilmesi doğru olan yoldur. Kendimizi tanımadan başkasını tanımaya çalışmamalıyız. Evliya Çelebi, Kelile ve Dimne, Mesnevi’den çocukların dünyasına adapte edilmiş hikayeler, büyük şahsiyetlerin biyografileri başlangıçta okutulabilecek kitaplardır. Kur’an-ı Kerim’de Allah Teala, yetmiş bin küsur kelime içinde “oku” emrini seçmiş en başa ve bu emri iki kere tekrarlamış. Oysa, o günlerde toplumda okuma-yazma diye bir mesele yoktur. Kur’an’ın nazil olduğu sene Mekke’de okuma yazma bilen kişi sayısı on yedi imiş. Okumanın hayatımızda kaçıncı sırada olduğunu düşünüp, kendimizi sorgulayabilirz. Kur’an’ın penceresinden bakarsak ve yaşarsak ortaya bambaşka bir insan çıkar. Kitap kurdu tabirini genelde olumlu anlamda kullanırlar. Kanaatime göre olumsuz anlamdadır. Çünkü kitap kurdu, yer bitirir, yığar bir şey üretmez. Onun yerine “bal arısı” tabirini kullanıyorum. Bal arısı seçerek çiçek özlerini toplar. Sonuç olarak da Allah’ın Kur’an’da şifa olarak nitelendirdiği bal ortaya çıkar. Kitap kurdu sadece okur. Bal arısı okurken metin üzerinde notlar alır. İşaretlediği yerler olur. Kitap daha zevkli hale gelir. Kitabı bitirdikten sonra kitapla ilgili düşünceleri kitabın arkasına yazmak da faydalı olacaktır. Düşündüklerimizi kaleme almamız da mühimdir. Sadırda kalmaz ama satırda kalıyor. Peygamber Efendimiz sallellahü aleyhi vesellem bu konuda “ilmi kitabetle bağlayınız” buyurmuştur. 

Ahmet Maraşlı’nın hayalindeki genç tipi nasıl?

Hayalimdeki genç, kendisini her yönden iyi bir şekilde yetiştirmiş; insani, ahlaki, manevi değerlerle donanmış, dinamik, fırtına gibi, herkesin kendisine güven duyduğu, kötülükleri ortadan kaldırıp, dünyayı iyiliklerle dolduracak, insanlığın gönlünü ve yüzünü güldürebilecek, her girdiği yerde yaptığı işi en iyi yapan, arz’da Allah için yaşayan, o genç… İslâm’ın vakarını üzerinde taşıyan Müslüman, Allah ve Rasûlünün emirlerine ve nehyettiklerine dikkat ederek yaşayan müslümandır. Basitliklerden uzak, ne söyleyeceğini bilen, görüldüğü zaman Allah’ı hatırlatan, ilmini yaşayan insandır. Sadece bilmek yeterli değildir. İlim sahibine değil, ilmini yaşayan müslümana alim denir. Gerçek insan olmanın derdiyle yaşamalıyız. 

Yoğun gündemimizde bize vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz.

Rica ederim, vaktim sizinle daha da değerlendi.

 

Zahide Büyüklü

HaberKültür.Net

Paylaş
 

Yorum Ekle   Arkadaşına Gönder   Yazdır
     Yorumlar Tüm yorumları göster
Henüz yorum eklenmemiş. İlk yorumuz siz yazabilirsiniz.

     Özel Röportaj kategorisine ait diğer haberler
 20:55  Nefs hırsız gibidir
 13:12  Gönle deva bestekâr
 11:17  Haç ve Hilal'in kavgasını yazıyorum!
 17:28  Samimiyet vardı Allah lutfetti
 09:10  Ömer Muhtar’ın Oğlu İle Konuştuk!
 22:40  ‘Müzik Ölmemeli’
 10:56  Kardeşlik his meselesidir!
 12:05  Kurguyu algılar belirler
 12:31  Müzik dili bitmez bir senfonidir
 12:01  Hepimiz Allah’a doğru yürüyoruz

     NE VAR NE YOK







     SORU - CEVAP
Neyin sırrı nedir?
     ÖZEL HABER
Üstad’ın şanına layık bir anma!
     ÖZEL RÖPORTAJ
Nefs hırsız gibidir
     KİTAP KÜLTÜR
Ateşi Uyandıran Şiirler
     DERGİ KÜLTÜR
Yeni Dünya'dan Tekkeler Özel
     Videolardan
Nezih Uzel Salavat
Nezih Uzel TVNET
Zikir
  Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin kullanılması yasaktır.
Görsel Tasarım ve Yazılım : Mehmet Akif KARDEŞ

Kültür,Sanat Edebiyat