Anasayfa - Künye - Haber Gönder - Reklam - İletişim  Giriş Sayfam YapRSS/XML
 
     Çok Okunanlar
     Son yorumlananlar
mehmet;
o kadar da mizah hakkımız olmasın mı:)

Ali Haydar Beşer;
Başlık hatalı olmuş. İçerikten ve fotoğraftan belli, ama yine de başlık hatalı. Yani yıkılan İst

enes;
ödevim vardı çok işe yaradı saolun bu siteyi herkese tavsiye edecem.com

yılmaz altunöz;
sergül hanım ihlas kokan yazılarınız, ufuk açıyor devamını dileriz...

Ahmet Şevki Şakalar;
Kahramanmaraş'ımızın edebiyatla anılması ne güzeldir.Güzel adamları şehrimizde ağırlamaktan memn

Metin doğdu;
Kimsenin kimseyi yücelttiğine mı bakıyoruz.bunlar çok üzücü olaylar bir kere engin noyan ve Mustafa

mehmet;
Zamana yeni düşmeyi geçtim TDK'nın sözlüğünde bulamadım kimisini.

bünyamin;
haznevi benimiçin en büyük tarikat bu yüzden muhammed mutaya selam söyller ellerinden öperim

sır;
eyvallah... böyle düşünenlerin olduğunu görmek sevindirdi beni, yalnız olmadığımızı hissettik. R

şeyma betül;
Bursa'da kitaba sığınanlara selam olsun,yolları açık olsun...

     Foto Galeri
Yusuf Dursun Özel Programı
Yenidünya Kutlu Doğum
2011 Yılı TYB Ödülleri
     ANKET
Sitelerdeki anketlerin herhangi bir konuda gerçeği yansıtacağına inanıyor musunuz?
Hayır (51 %)
Evet (10 %)
Biraz (8 %)
Bazen (5 %)
Siteye göre değişir (23 %)
 
    Anasayfa | Özel Röportaj  
 Evin Reisi Erkektir
Evin Reisi Erkektir
21 Kasım 2011 - 23:11:27
Sema Maraşlı ile evlilik müessesesinin selameti üzerine konuştuk…

Aile hayatı, çocuk eğitimleri ve evlilik konusunda değerli eserlere sahip Sema Maraşlı Hanımefendi ile ailede gençler, çocuklar ve evlilik hayatı üzerine konuştuk.

Gençler evlenirken İslami ölçülere uygun eş tercihinde nelere dikkat etmeliler sizce?

İslam’ı yaşama ölçüleri herkesin aynı değil. Kimi takva derecesinde yaşamak istiyor, kimi de "adım hıdır yapabildiğim budur" diye kenarından köşesinden yaşamayı yeterli görüyor. İlk başlarda çok önemsenmeyen bu konu evlilik hayatı içinde sorun olabiliyor. Karı koca birbirinin dindarlığını beğenmeyip çatışabiliyorlar. Bu konuda bana çok mail geliyor. "Karım ben istemediğim halde çarşaf giyiyor." ya da "kocam kadınlarla çok rahat sohbet ediyor, islami ölçülere uymuyor" gibi. Bir cemaate mensup kişinin eşinin de kendi cemaatinden olması uyumlu bir evlilik açısından önemli olabiliyor. Kişi dernek vakıf gibi bir hayır kurumunda çalışmayı, hizmet etmeyi seviyorsa bunlar en baştan konuşulmalı ki ilerde sorun olmasın. Evlilikte aileler konusu da çok önemli. Aileler çiftleri zannedildiğinden daha fazla etkiliyor. Evliliğe biz birbirimizle anlaşıyoruz, başka hiçbir şey önemli değil, diye bakılmamalı. Ayrıca mümkün olduğu kadar erkek kadından yaş, eğitim, maddi imkan gibi konularda denk ya da üstün olursa iyi olur.

Evlilik kararı alan kişilerdeki aile algısı nasıl olmalıdır ki bu algı ilişkiyi  mutluluğa götürsün?

Evlenecek kişinin sorumluluk duygusu gelişmiş olmalı. Hayallerle evlenmemeli. Kişinin aile algısı "evleneceğim ve çok mutlu olacağım" gibi bir hayal üzerine kuruluysa sorunlar çıktığında çok mutsuz olacaktır. Tabii ki herkes mutlu olmak için evleniyor; fakat sorunsuz bir evlilik olmaz. Önemli olan sorun çıkmaması değil, kişilerin sorun çıktığında çözüm bulma olgunluğuna sahip olmasıdır. "Ailemin mutluluğu için ben ne yapabilirim." düşüncesine sahip olmak çiftler için önemlidir.  Evliliğin yükünü karşı tarafa atarak mutlu edilmeyi beklemek değil, eşini mutlu etmek için ne yapacağını düşünmek aile mutluluğu için atılacak en iyi adımdır.

Peygamber Efendimizin bir eş olarak ilk aklınıza gelen özelliği nedir?

Merhametli olması. Hanımların kıskançlıkları, huysuzlukları karşısında hiç kızıp bağırıp öfkelenmemiş. Böyle bir rivayet hiç yok. Hep sabırlı olmuş, affedici olmuş.

Eşler arasındaki merhamet ve sevginin dinimizdeki değeri Allah katındaki mükafatından bahseder misiniz?

Allah (c.c) Rûm sûresi 21. âyet-i kerîmede: “Sükûna ermeniz için size kendinizden zevceler yaratması ve aranıza sevgi ve merhamet koyması onun  ayetlerindendir. Şüphesiz ki bunda düşünen toplumlar için ibretler vardır.” buyuruyor. Rabbimiz "Sevgi ve merhamet"e dikkat çekiyor.. Evlilikte en önemli iki şey: Sevgi ve merhamet. Merhamet: ikram etmek ve bağışlamak demek. Sevginin yaşaması için ikrama ve bağışlanmaya ihtiyacı var. İçinde şefkatin, merhametin olmadığı hiç bir sevgi yaşayamaz. Affedici olmalıyız. Hataların çetelesini tutup günü gelince, kızıverince ortaya dökmek için saklamamalıyız. "Geçen sene şunu yapmıştın, geçen hafta şunu söylemiştin" diye hatalar ortaya dökülmemeli. Evlenenlere hediye götürülür  ya "sevgi ve merhamet"te  Allah(c.c) ın çiftlere nikah hediyesi. Nikahta keramet var denilen şey bu bence. Evleneceklere en gerekli iki şey. Aile kurumunun sermayesi. Rabbimiz veriyor. Artık karı-koca bu hediyelerin kıymetini bilip sermayeyi artırabilirler ya da çar çur edip yok edebilirler. Kıymetini bilenler mutlu bir evliliği garantilemiş olurlar.

Türkiye’de ki boşanmayı haklı olarak tetikleyen sebepler nelerdir?

Dini İslam olan ve halkın çoğunun müslüman olduğu bir ülkede aile hayatında dini ne kadar dikkate alıyoruz.  Dini genellikle ibadetler, haram ve helaller diye algılıyoruz. Dinin ahlaki boyutu da ibadetler kadar önemlidir. Bu ahlaki boyutu öncelikle aile hayatımıza taşımalıyız. Sevgili peygamberimiz "Gülümsemek sadakadır." buyuruyor. O zaman bu sevaba eşimize gülümseyerek, kayınvalideye gülümseyerek başlamalıyız. İyilik yapmak sevap, o zaman iyiliğe önce en yakınlarımızdan, eşimizden, başlamak gerekmez mi? Biz dinimizi değil batıyı ve batının değerlerini kendimize referans alırsak elbette boşanmalar artacaktır.

Bölgesel ve kültürel yaşama göre ailevi sorunlar değişir mi?

Bölge, kültür, içinde büyüdüğümüz ailemiz, anne ve babamızın birbirlerine karşı davranışları bunların hepsi evliliği etkiler. Bir ailede büyük sorun olarak görülen bir tatsızlık başka bir ailede sorun olarak bile görülmeyebilir. En basitinden örnek verirsek, erkeğin eşinden su isterken kullandığı kelimeler bile bazı ailelerde büyük tartışmalara sebep olabiliyor. "Emir cümleleri kullandın, sen bana emrederek konuşamazsın" gibi. Aynı cümleler başka bir kültürde yetişen ailede gayet normal görülüp "su isterken daha başka ne diyecekti ki" gibi hayretle karşılanabiliyor.

Problemlerin çözümünde eskiden büyüklerin öğütleri dinlenirdi; şimdilerde ise insanlar evlilik terapistlerine gider oldular. Peki ya her evlilik terapistti doğru yönlendirir  mi eşleri?

Evlilik terapistinin evliliğe nasıl baktığı çok önemli. Feminist bir terapist bir aileye ne kadar çözüm sunabilir? Bu yüzden her terapist maalesef faydalı olmuyor. Gidilecek terapisti çok iyi seçmek gerekir. Çünkü terapiste gidip fayda görmeyen çiftlerin evlilik ile ilgili ümitleri bitiyor. Terapistin bile faydası olmadı; daha bu evlilikten hayır gelmez gibi bakılabiliyor. "Aile sorunlarında hakem tayin edin." buyuruyor Rabbimiz. Terapistte bu durumda karı koca arasında hakemlik yapmış oluyor. Eğer hakem hükmünü Allah ve Rasulünün gösterdiği yol üzerinden veriyorsa faydalı olabilir ancak.   

Bekârken “ben” şahsını kullanan gençler evlendikten sonra biz olmayı bilmiyorlar mı ve nasıl öğrenmeliler?

Ailede biz olmak gerektiğini düşünmüyorum. "Ailede biz olmak" kavramı feminizm kökenli olabilir. Eşitiz ve ben- sen değil biziz. Aileye bakış açımızı dinimizin ölçülerine göre oluşturmalıyız. Dinimiz "evin reisi erkektir" der. Ailede bir karar alınacaksa karı koca istişare etmeli; ama son söz erkeğin olmalı. "Biz olmalıyız" diye inanırsak sorunları çözüme ulaştırmak mümkün olmayabilir. Herkes eşit karar hakkı isteyecektir. Karı koca bir konuda çok farklı düşünüyorlarsa  o zaman çözüm noktasında tıkanabilirler. Tabii ki bencillikten kurtulmak anlamında "Ben" bir tarafa bırakılmalı; fakat "Biz" değil "Sen benim için önemlisin." tutumu içinde olmak, değer verildiğini göstermek önemli. 

Biliyoruz ki bazı İslam ülkelerinde evlenecek gençler dini ve dünyevi destekli kurslara tabi tutuluyorlar bunun ülkemizde olması mümkün müdür, eğer ki olursa faydası olur mu?

Mutlaka faydası olur, evlilik eğitimi çok önemli. Bazı vakıf ya da belediyelerde yapılıyor; fakat ulaştığı kişi sayısı sınırlı. Evlilik eğitimlerine katılanlar fayda gördüklerini dile getiriyorlar. Hele günümüzde evlilik üzerine çok tuzaklar var. Bu yüzden eğitim şart. Sadece evlenecek olanlara değil, evlilere de eğitimler verilmeli.

Genel de boşanan çiftler sebep olarak evdeki şiddetin olumsuz yönde çocukları etkilemek yerine boşanmayı tercih ettiklerini söylüyorlar. Ayrılık bir çözüm müdür? Boşanınca çocuklar daha mı az etkilenir?

İdeal olan elbette huzurlu bir yuva. Karı koca bunu sağlayamıyorsa hayat dayanamayacak bir hale geldi ise boşanmak kaçınılmaz olabilir. Çocuklar içinde bazen daha iyi olabiliyor; fakat karı kocanın düzgün bir şekilde birbirlerine hakaret etmeden çocukları arada koymadan ayrılmayı başarmış olmaları çok önemli. Yoksa hakaretlerin havada uçuştuğu bir boşanma ve sonrasında çocuğun yanında kaldığı ebeveyni tarafından diğer ebeveynin kötülenmesi gibi durumlar yaşanıyorsa, boşanmak daha iyi olur çocuk için, diyemeyiz. Boşanmak çocukları mutlaka olumsuz olarak etkiler.

Boşanma oranlarının artmasında toplumdaki psikolojik etkilerinden bahsetmenizi istesek; bekar gençlere etkisi nedir?

Gençlerin çoğu evlilikten korkuyor.  Gençleri bırakın eskiden küçük kızların hayali gelin olmaktı şimdi küçücük kızlar bile gelin olmak istemiyor. Çocuklar, gençler ailede huzur göremiyorlarsa evlilikten kaçınacaktır. Bir de medya tarafından ihanetler, süper aşklar gibi gençlerin kafasını karıştıracak şeyler sürekli gündemde olunca gençler ister istemez evliliğe soğuk bakmaya başlıyorlar. Etrafta boşanan çiftlerin çokluğu da üstüne tuz biber oluyor.

Evlenme yaşının üst sınıra çekilmesinde ne derece etkilidir?

İnsanların yaşla birlikte beklentileri de artıyor. Öncelikle eş seçmekte zorlanıyorlar. "Bu kadar bekledim belki daha iyisini bulurum biraz daha bekleyeyim." düşüncesi hakim olmaya başlıyor. Bu arada kadın erkek çok iç içe bir yaşamın içindeyiz. Evlenmek niyeti ile gençler pek çok kişi ile görüşüyorlar. Bu görüşmeler bir iki görüşme ile sınırlı kalmıyor, aylarca görüşüp sonra ayrılmaya kalkıyorlar. Bu kez taraflardan biri bağlanmış oluyor, bu da genellikle genç kız oluyor. Bunlar gençleri maddi manevi çok yıpratıyor. Eş bulana kadar kaç kişi de göz kalıyor, kaç kişiye gönül bağlanıyor. Yaş ile birlikte beklentilerde artmış olduğu için evlilikte hayal kırıklığı daha fazla yaşanıyor.

Modern hayatın aile üzerindeki dayatmaları ve çözümleri nelerdir?

Feminizm çağımızın en büyük dayatmasıdır ve evlilik kurumuna ciddi zararlar veren bir söylemdir. Kadınları hak hukuk davları ile meşgul ederek mutlu olmalarına engel olunuyor.  Çözüm Allah'ın kelamı ve sevgili peygamberimizin güzel sözlerinde.

Evlilik konusunda değerli birçok çalışmalarınız var kurum ve kuruluşların ülkemizde beraber sorunları çözmeye yönelik çalışmaları olsa nasıl olur?

Teşekkür ederim. Güzel olur elbette. Toplumları ayakta tutan aile kurumu. Bu yüzden aslında en çok aileyi ayakta tutabilmek için yapılması gerekenler üzerine kafa yormalıyız. Sarsıntıların yıkamayacağı sağlam aileler olabilmesi duasıyla..

Teşekkür ederiz  bu faydalı bilgileriniz için....

 

 

Elif Zeynep Çiftçi

HaberKültür.Net

 

 

 

Paylaş
 

Yorum Ekle   Arkadaşına Gönder   Yazdır
     Yorumlar Tüm yorumları göster
Henüz yorum eklenmemiş. İlk yorumuz siz yazabilirsiniz.

     Özel Röportaj kategorisine ait diğer haberler
 20:55  Nefs hırsız gibidir
 13:12  Gönle deva bestekâr
 11:17  Haç ve Hilal'in kavgasını yazıyorum!
 17:28  Samimiyet vardı Allah lutfetti
 09:10  Ömer Muhtar’ın Oğlu İle Konuştuk!
 22:40  ‘Müzik Ölmemeli’
 10:56  Kardeşlik his meselesidir!
 12:05  Kurguyu algılar belirler
 12:31  Müzik dili bitmez bir senfonidir
 12:01  Hepimiz Allah’a doğru yürüyoruz

     NE VAR NE YOK







     SORU - CEVAP
Neyin sırrı nedir?
     ÖZEL HABER
Üstad’ın şanına layık bir anma!
     ÖZEL RÖPORTAJ
Nefs hırsız gibidir
     KİTAP KÜLTÜR
Ateşi Uyandıran Şiirler
     DERGİ KÜLTÜR
Yeni Dünya'dan Tekkeler Özel
     Videolardan
Nezih Uzel Salavat
Nezih Uzel TVNET
Zikir
  Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin kullanılması yasaktır.
Görsel Tasarım ve Yazılım : Mehmet Akif KARDEŞ

Kültür,Sanat Edebiyat