Anasayfa - Künye - Haber Gönder - Reklam - İletişim  Giriş Sayfam YapRSS/XML
 
     Çok Okunanlar
     Son yorumlananlar
mehmet;
o kadar da mizah hakkımız olmasın mı:)

Ali Haydar Beşer;
Başlık hatalı olmuş. İçerikten ve fotoğraftan belli, ama yine de başlık hatalı. Yani yıkılan İst

enes;
ödevim vardı çok işe yaradı saolun bu siteyi herkese tavsiye edecem.com

yılmaz altunöz;
sergül hanım ihlas kokan yazılarınız, ufuk açıyor devamını dileriz...

Ahmet Şevki Şakalar;
Kahramanmaraş'ımızın edebiyatla anılması ne güzeldir.Güzel adamları şehrimizde ağırlamaktan memn

Metin doğdu;
Kimsenin kimseyi yücelttiğine mı bakıyoruz.bunlar çok üzücü olaylar bir kere engin noyan ve Mustafa

mehmet;
Zamana yeni düşmeyi geçtim TDK'nın sözlüğünde bulamadım kimisini.

bünyamin;
haznevi benimiçin en büyük tarikat bu yüzden muhammed mutaya selam söyller ellerinden öperim

sır;
eyvallah... böyle düşünenlerin olduğunu görmek sevindirdi beni, yalnız olmadığımızı hissettik. R

şeyma betül;
Bursa'da kitaba sığınanlara selam olsun,yolları açık olsun...

     Foto Galeri
Yusuf Dursun Özel Programı
Yenidünya Kutlu Doğum
2011 Yılı TYB Ödülleri
     ANKET
Sitelerdeki anketlerin herhangi bir konuda gerçeği yansıtacağına inanıyor musunuz?
Hayır (51 %)
Evet (10 %)
Biraz (8 %)
Bazen (5 %)
Siteye göre değişir (23 %)
 
    Anasayfa | Özel Haber  
 Gezgin Bir Derviş
Gezgin Bir Derviş
30 Kasım 2011 - 08:41:12
Mahmut Bıyıklı Milat Gazetesinde soylu ruhları tanıtmaya devam ediyor…

Bir dergi çıkarmanın olağanüstü heyecanını, bu işin ruhlarda uyandırdığı dirilişi en iyi şekilde anlatması bakımından Gökhan Özcan’ın uzun yıllar önce yazdığı mükemmel bir yazıyı hatırlamakta fayda var. Esaslı bir şiir zevki içerisinde ezberlediğim o yazının bazı bölümleri hala zihnimdedir. Şöyle diyordu Özcan:

“İçimizde bir grup adam, iflah olmaz bir yüreklilikle ömürleri boyunca bir "dergi çıkarma" ideali peşinde koşup dururlar. Bu gayretlerinin ekonominin realiteleri nezdinde kıymet-i harbiyesi yoktur. Kafasında mürekkep kokulu dergi sayfaları uçuşmayan küçük kafalı kâhir ekseriyet ise, bir ömrü kaplayan bu didinmenin ne için olduğunu kavrayamaz. Onların gönüllerini çıkarıp fasikül fasikül dört bir yana dağıttığının ayırdına varamaz. İşte bir derginin sayfalarına sinen bereket, bu soylu yalnızlığın buğusunda yayılır”

Dergi sayfalarından hayata dostluk köprüleri kuran, bu işin bir aşk olduğunun şuurunda, dergi sayfalarının gönül ve gönüllülük kavramıyla olan sevdasını bilen adamlar var aramızda şükür. İşte o klas adamlardan biri: Gezgin Dergisinin mimarı Halit Ömer Camcı…

Yıllar içerisinde emek ve alınterinden oluşan bir markanın altındaki imzadır Halit Ömer Camcı... Onun, dergiye ve dergiciliğe yüklediği derin anlama yakından şahidim. İlk sayıya vira bismillah dediği zamanlarda, ‘Bir derginin rüştünü ispatlaması için en az kırk sayıyı devirmesi gerektiğini, kırkını çıkarmanın yada kırkına ermenin geleceğe daha güvenli bakabilmek anlamına geldiği’ni vurgulamıştım. O ise gözünü ufuklara dikerek, idealini kuşanarak büyük adamların kararlılığı içerisinde sözlerime hak vermiş ve yola çıkmıştı. Bize konuşmak, zor yolları aşmak zor insanlarla uğraşmak ona düşmüştü. Sadece bilgisine inancına güvenerek yola çıkıp büyük işler başarmak büyük cesaret ister. Halit Ömer, kırkları aşıp altmışıncı sayıya merdiven dayayan Gezgin Dergisiyle bu cesareti göstermiş ve büyük bir iş başarmıştır. Ticari maksatlarla ve tesadüflerle değil, estetik kaygılar ve derin tefekkürlerle ortaya muazzam bir eser çıkarmış kaliteli okuyucunun üstün beğenisini kazanmayı bilmiştir.

Gezgin, ‘Bu ülkede güzel şeyler de oluyor’ inancının somut bir örneğidir. Örnekleri kendinden hareketin en anlamlı karesidir. Her sayısında bizleri yeryüzünün farklı coğrafyalarına taşımış elimizden tutup gezilere çıkarmıştır. Saraybosna’nın çarşılarında Kudüs’ün sokaklarında Kerkük’ün kalelerinde Kırım’ın çeşmelerinde Buhara’nın Semarkand’ın türbelerinde dolaşırken yanıbaşımızda durmuş öncü bir seyyah olup şu fani alemi bize gezdirmiştir. Her coğrafyanın ve her kaderin, her milliyetin ve her rengin üzerinde bir ortak kimliğin var olduğu sırrını kulağımıza fısıldamıştır her seferinde. Sınırları aşıp kavga çıkaran kimlikleri yırtarak yeryüzü vatandaşı olmanın keyfini sürmemizi tavsiye etmiştir içten içe.

Gezgin Dergisini bugünlere taşıyan başarıyı anlamak için Halit Ömer’i iyi tanımak gerektiğini düşünüyorum. Halit Ömer’i en iyi anlatacak şey ‘muhteşem’ kelimesidir. Çünkü o sevdiği her şeye Türkçe’nin en nazik tonlamasıyla içten bir ‘muhteşem’ der. Onun dostları ‘muhteşem’dir, gezdiği yerler ‘muhteşem’dir, yediği yemekler, içtiği çaylar ‘muhteşem’dir. Aslında muhteşemlik eşyanın hakikatine vâkıf, ‘Hoştur bana senden gelen’ deme sırrına ermiş dostun ta kendisindendir. Gönlü ihtişamlı sevgileri kaldıracak genişlikte olduğu için her şeyi o nazarla görmeyi bilmesindendir. “Sevmeyende ve sevilmeyende hayır yoktur” diye buyruluyor kutlu sözde; Halit sevmenin de sevilmenin de ötesine taşmış bir dosttur. O yaptığı her işte kirlenerek büyümeyi değil, arınarak yükselmeyi seçmiştir. Dostlarını harcayarak kazananlara inat o hep dostluğa yatırım yapmıştır. Yeni taşındığı büronun ilk gününde ‘burada iyi para kazanılır’ yerine ‘burada dostlar güzel ağırlanır’ demesi onun zihin fotoğrafını size net olarak gösterir.

Ben ona ‘genç bilge’ diyorum. Her alanda müktesebatı geniştir. Bu sebepledir ki yaptığı işlerde bilgisinin pırıltıları muhataplarının yüzlerini aydınlatır. Genç yaşına rağmen nezaketi, zarafeti, nezaheti, letafeti ve feraseti ile bir İstanbul beyefendisidir aynı zamanda. Halit’le konuştuğunuzda bu toprakların bereketinin kesilmediğini görür, Türkiye adına umudunuz artar.

Ve fotoğraflar… oğlu Hamza’dan sonra dünyada en çok bağlandığı bir sevda. Her fotoğraf karesi derununu zahire taşıyan ayna gibidir. Bakan değil gören adamın eseri olduğunu anlatır size. Ruhumun dinginliğe ihtiyacının arttığı bütün zamanlarda gönlümü onun ‘muhteşem’ kareleriyle dinlendiririm. Yerele sığmayıp evrensele uzanan bir sanatçının engin ruh dünyasını karelerde daha iyi temaşa ederim. Ömer’in fotoğrafları Mustafa Kutlu kitabına başlamak, Nazan Bekiroğlu’nu yarılamak, Doğu klasiklerini tamamlamak kadar feyiz verir insana.

O, gezmenin sadece coğrafyalar görmekten ibaret olmadığını anlatmakta, zâhirden bâtına doğru bir iç yolculuğun da bulunduğunu bize mütemadiyen hatırlatmaktadır.

Rabbimiz seferini makbul, işini âsân eylesin…

 http://www.milatgazetesi.com/2011/11/30/gezgin-bir-dervis-halit-omer-camci/

 

Mahmut Bıyıklı

 Milat Gazetesi

Paylaş
 

Yorum Ekle   Arkadaşına Gönder   Yazdır
     Yorumlar Tüm yorumları göster
 zeynep uyar / gezgin
 gezgin dergisini takip ediyorum. Ayrıca fotoğrafçılığada ilgi duyuyorum. inşallah bir o derginin yazaarları arasında olurum
30 Kasım 2011 - 11:43:24

 barbaros / tebrik teşekkür
 çok etkileyici bir yazı gerçekten. gezgin dergisini edineceğim inş. habercilikte üstün bir anlayış olarak görüyorum hakkı ve sabrı söylemeyi. teşekkürler
30 Kasım 2011 - 09:23:28

 ercan selimoğlu / dostlar bizi hatırlasın
 ne muhteşem insanın muhteşem dostları olması. bizi de böyle anacak dostlar nasib etsin rabbimiz. muhteşem insanlar muhteşem insanlara...
30 Kasım 2011 - 09:21:32


     Özel Haber kategorisine ait diğer haberler
 00:38  Üstad’ın şanına layık bir anma!
 12:34  Hoşgeldiniz canlar!
 14:44  İçerikte derinlik estetikte öncelik!
 09:17  Bir yeniden doğuş merasimi: Umre
 12:43  Dua Edelim!
 12:00  Yenidünya'dan Kutlu Doğum
 09:25  es selamu aleyküm
 10:21  İstanbul’da eğitim çağ atlıyor!
 11:51  Müzik bir başkaldırıdır!
 12:16  Mevlevihanede Genç Düşünceler

     NE VAR NE YOK







     SORU - CEVAP
Neyin sırrı nedir?
     ÖZEL HABER
Üstad’ın şanına layık bir anma!
     ÖZEL RÖPORTAJ
Nefs hırsız gibidir
     KİTAP KÜLTÜR
Ateşi Uyandıran Şiirler
     DERGİ KÜLTÜR
Yeni Dünya'dan Tekkeler Özel
     Videolardan
Nezih Uzel Salavat
Nezih Uzel TVNET
Zikir
  Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin kullanılması yasaktır.
Görsel Tasarım ve Yazılım : Mehmet Akif KARDEŞ

Kültür,Sanat Edebiyat