Anasayfa - Künye - Haber Gönder - Reklam - İletişim  Giriş Sayfam YapRSS/XML
 
     Çok Okunanlar
     Son yorumlananlar
mehmet;
o kadar da mizah hakkımız olmasın mı:)

Ali Haydar Beşer;
Başlık hatalı olmuş. İçerikten ve fotoğraftan belli, ama yine de başlık hatalı. Yani yıkılan İst

enes;
ödevim vardı çok işe yaradı saolun bu siteyi herkese tavsiye edecem.com

yılmaz altunöz;
sergül hanım ihlas kokan yazılarınız, ufuk açıyor devamını dileriz...

Ahmet Şevki Şakalar;
Kahramanmaraş'ımızın edebiyatla anılması ne güzeldir.Güzel adamları şehrimizde ağırlamaktan memn

Metin doğdu;
Kimsenin kimseyi yücelttiğine mı bakıyoruz.bunlar çok üzücü olaylar bir kere engin noyan ve Mustafa

mehmet;
Zamana yeni düşmeyi geçtim TDK'nın sözlüğünde bulamadım kimisini.

bünyamin;
haznevi benimiçin en büyük tarikat bu yüzden muhammed mutaya selam söyller ellerinden öperim

sır;
eyvallah... böyle düşünenlerin olduğunu görmek sevindirdi beni, yalnız olmadığımızı hissettik. R

şeyma betül;
Bursa'da kitaba sığınanlara selam olsun,yolları açık olsun...

     Foto Galeri
Yusuf Dursun Özel Programı
Yenidünya Kutlu Doğum
2011 Yılı TYB Ödülleri
     ANKET
Sitelerdeki anketlerin herhangi bir konuda gerçeği yansıtacağına inanıyor musunuz?
Hayır (51 %)
Evet (10 %)
Biraz (8 %)
Bazen (5 %)
Siteye göre değişir (23 %)
 
    Anasayfa | Dergi Kültür  
Kış mü’minin baharıdır
Kış mü’minin baharıdır
30 Aralık 2011 - 18:55:07
Yeni Dünya dergisi kış aylarını ısıtacak sıcak dosya ve yazıları ile dolu dolu Ocak sayısı ile okuruyla buluşuyor.

Ocak sayısında “Kış mü’minin baharıdır” başlığıyla çıkan Yeni Dünya, her mevsimi, her anı mü’min hassasiyetiyle yaşamak için derinlikli çalışmalara imza atıyor.

Dosya çerçevesinde, Salih Eren özellikle Hadis-i Şerifler çerçevesinde diri bir kış hayatının kapılarını aralıyor. YTÜ Sosyoloji bölümünden Prof. Dr. Bedri Gencer ile yapılan söyleşi ise bilhassa Osmanlı ilim kültür geleneğinden bugüne yansıyan din ve ilim hayatımıza ışık tutuyor. Yıldız Teknik Üniversitesinde Sosyoloji Bölüm Başkanlığı görevini de yürüten Prof. Dr. Gencer, geleneksel hayat ile modern hayat arasındaki zıtlıları da bu vesile ile adeta özetliyor ve netleştiriyor. “Geleneksel Türk toplumu, okur-yazar olmayan ancak bilinçli bir toplumdu, buna karşılık modern toplum, okur-yazar ancak cahil bir toplum haline gelmiştir maalesef” diyen Gencer, okumuşluk ve cehalet kavramlarına yeni ve sahih bir bakış getiriyor. Bugün kimi çevrelerce adeta hafifsenir bir eda ile dile getirilen birtakım dini yaşayış ve telakkilerin nasıl bir toplumsal şuur ve ruh birlikteliği oluşturduğunu Gencer şöyle ifade ediyor: “Osmanlı-Türk toplumunda toplu mevlid ve ilahîlerin okunduğu toplantıların yarattığı kolektif halet-i ruhiyeyi,  sohbetten muhabbete intikalin güzel bir örneği olarak gösterebiliriz.”

PROF. DR. CEVAT AKŞİT İLE EHL-İ SÜNNET SOHBETİ

Dergi her sayı ülkemizin önde gelen ilim ve fikir adamlarıyla söyleşi yapmaya, dosya kapsamında veya müstakil olarak onların düşüncelerini yansıtmaya devam ediyor.

Bu sayıda Prof. Dr. Cevat Akşit Hocaefendi ile bir söyleşi gerçekleştiren Yeni Dünya, Karahanlı, Selçuklu ve Osmanlı geleneğinden intikal eden ilim ve din hayatımızı söyleşide etraflıca ele alıyor. “Dualı bir milletiz, çürük adam tutunamıyor” diyen Akşit Hocaefendi, bunun sırrını da izah ediyor. “Biz Müslüman olunca İslâm’ın prensiplerine çok bağlanmışız. Peygamberimizin sözleri bizim için, kanun, prensip. Peygamberimiz: “Kış mü’minin baharıdır” diyor. Neden, gecesi uzundur, hem uykusunu hem alır, hem ailesiyle ilişkilerine rahat zaman ayırır, hem de gece uykusunu aldığı için rahatça kalkar teheccüd namazı kılar. Gündüz kısa olduğu için oruç tutar” diyen Hocaefendi, milletimizin İslâm ile olan bağını ve dinî hayatımızın kışta tezahür eden yaşama biçimini açıklıyor.

 

Dosya kapsamında Nureddin Yıldız ve Mahmut Toptaş da görüşlerini dile getiriyor. Dünün sağlam din hayatının var olduğunu ancak bizlerin bugün de aynı sağlamlıkta ve değerde bir din hayatı kurmamız gerektiğini vurgulayan Yıldız, “Biz neden bir Buhari halkası kuramıyoruz?” diye soruyor.

YAHYALILI HACI HASAN EFENDİ

Ocak ayı, Yahyalılı Hacı Hasan Efendinin vefat ayıdır. Bu vesileyle Yeni Dünya bu ayda ayrı bir titizlik içinde olur. Bir Allah dostunu, mürşid-i kâmili anmanın heyecanı dergiye ayrı bir hareketlilik katar. Bu sayıda da Yahyalılı Hacı Hasan Efendi çok kıymetli yazı, hatıra ve değerlendirmelerle anılıyor. Hamit Bulut, hatıralardan yola çıkarak bir Allah dostunun portresinin çerçevesini ortaya koyuyor.

ALLAH’IN RIZA VE GAZABI NEREDEDİR, BİLİNMEZ      

Hamit Bulut, hep titiz ve dikkatli olmanın işareti olarak şu hatırayı anlatıyor: “Sofrada iken bize şu temsil-i misal ile ders, öğüt verdiler: “Ben sizin haberiniz olmadan yüz bardağa bal şerbeti doldurursam, içinden birine zehir katsam ve bu durumu size söyleyerek ellisini bir yana bırakıp şu elliden birer tane alın ve için desem (diye kardeşimle bana söyledi) içer misiniz! dedi. “Yok, belki de de o zehirli bardak o ellinin içindedir de bize tesadüf eder, biz de helak oluruz” dedik. “Pekiyi, 75’ini ayırın 25’den birini alıp için desem” dedi aynı cevabı verdik. Sonunda, doksan dokuzunu ayırsam, şu birini için desem, dedi, biz, “O bir belki de zehirli olmuş olur da tesadüfen içeriz, helak oluruz” dedik. O zaman dedi ki: “İşte böyle, Allah’ın rıza ve gazabının nerede olduğu bilinmez. Çok titiz davranmalı. Yani Allah’ın emirlerinin hepsi yapılmalı yasaklarının hepsinden kaçınmalıdır. Birini yapmazsın rızası orda olur da kaybedersin. Gazabı da öyledir. Belki ilk yaptığın, belki de son yaptığında helak olursun. Bunun için dikkatli olmalıdır.”

KUTUZ HOCA İÇİN ÇOK ÖZEL SÖYLEŞİ   

Geçen ay rahmet-i rahmana kavuşan Kutuz Hoca, ölümünün hemen ardından Prof. Dr. Mustafa Kara ile yapılan özel bir söyleşi ile gündeme geliyor. Söyleşi sayfalarında, Kutuz Hocaya dair çok özel fotoğraflara da yer veriliyor. Prof. Dr. Mustafa Kara, Kutuz Hocanın Kur’ân sevgisine dair şu hatırayı anlatıyor: “Mahallede sadece bir kişide radyo vardı. Cuma, sabahları erken bir saatte radyoda Kur’ân okunuyor. Babam her Cuma sabahı bütün talebeleri alıyor radyosu olan Mustafa Amcanın küçücük dükkânına götürüyor ve Kur’ân’ı birlikte dinliyorduk. İşte bu esnada Kutuz Hocanın gözyaşlarının sakallarını ıslattığını görüyorduk.”

Yakın tarihin din, devlet ve millet ilişkilerinin çok önemli bir tanığı ve Kur’ân aşığı olarak Kutuz Hoca, milletin imanı ve temsilcisi olarak ahirete göçtü. Ondan geriye her hatıra bizleri anlatmaya devam edecek.

Her ay, okunan ve sevilen dolu dolu sayılara imza atan Yeni Dünya dergisi, ilimi fikir ve iman hayatımızı diri tutmaya devam ediyor.

 

Yeni Dünya dergisi irtibat telefonu: 0 212 635 83 96 

 

Salih Eren

HaberKültür.Net

 

 

 

 

 

 

 

Paylaş
 

Yorum Ekle   Arkadaşına Gönder   Yazdır
     Yorumlar Tüm yorumları göster
 F. Demir / Temin noktaları?
 Selamlar. Yeni Dünya dergisine abone değilim fakat bazen almak istediğim zaman bayilerde, kitapçılarda dergiyi bulamıyorum. Acaba her şehirde temin noktaları mevcut mu?
12 Ocak 2012 - 03:23:45


     Dergi Kültür kategorisine ait diğer haberler
 12:26  Yeni Dünya'dan Tekkeler Özel
 20:32  Yaratılmışların sultanı için
 11:22  Modern İnsanın Tasavvufa İhtiyacı var
 01:03  Yazık Oldu Medreselere
 18:55  Kış mü’minin baharıdır
 12:45  Yedikıta vefalı dergi
 10:06  Cami hayatın merkezidir
 08:11  Mevlana Vakfı’na uzanan eller kırılsın
 09:12  Evet, futbol bir ayak oyundur
 05:01  Bu Kanon da ne ola ki

     NE VAR NE YOK







     SORU - CEVAP
Neyin sırrı nedir?
     ÖZEL HABER
Üstad’ın şanına layık bir anma!
     ÖZEL RÖPORTAJ
Nefs hırsız gibidir
     KİTAP KÜLTÜR
Ateşi Uyandıran Şiirler
     DERGİ KÜLTÜR
Yeni Dünya'dan Tekkeler Özel
     Videolardan
Nezih Uzel Salavat
Nezih Uzel TVNET
Zikir
  Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin kullanılması yasaktır.
Görsel Tasarım ve Yazılım : Mehmet Akif KARDEŞ

Kültür,Sanat Edebiyat