Anasayfa - Künye - Haber Gönder - Reklam - İletişim  Giriş Sayfam YapRSS/XML
 
     Çok Okunanlar
     Son yorumlananlar
mehmet;
o kadar da mizah hakkımız olmasın mı:)

Ali Haydar Beşer;
Başlık hatalı olmuş. İçerikten ve fotoğraftan belli, ama yine de başlık hatalı. Yani yıkılan İst

enes;
ödevim vardı çok işe yaradı saolun bu siteyi herkese tavsiye edecem.com

yılmaz altunöz;
sergül hanım ihlas kokan yazılarınız, ufuk açıyor devamını dileriz...

Ahmet Şevki Şakalar;
Kahramanmaraş'ımızın edebiyatla anılması ne güzeldir.Güzel adamları şehrimizde ağırlamaktan memn

Metin doğdu;
Kimsenin kimseyi yücelttiğine mı bakıyoruz.bunlar çok üzücü olaylar bir kere engin noyan ve Mustafa

mehmet;
Zamana yeni düşmeyi geçtim TDK'nın sözlüğünde bulamadım kimisini.

bünyamin;
haznevi benimiçin en büyük tarikat bu yüzden muhammed mutaya selam söyller ellerinden öperim

sır;
eyvallah... böyle düşünenlerin olduğunu görmek sevindirdi beni, yalnız olmadığımızı hissettik. R

şeyma betül;
Bursa'da kitaba sığınanlara selam olsun,yolları açık olsun...

     Foto Galeri
Yusuf Dursun Özel Programı
Yenidünya Kutlu Doğum
2011 Yılı TYB Ödülleri
     ANKET
Sitelerdeki anketlerin herhangi bir konuda gerçeği yansıtacağına inanıyor musunuz?
Hayır (51 %)
Evet (10 %)
Biraz (8 %)
Bazen (5 %)
Siteye göre değişir (23 %)
 
    Anasayfa | Kitap Kültür  
 İyiliğe duyulan özlem tükenmez
İyiliğe duyulan özlem tükenmez
07 Ocak 2012 - 07:24:56
Sait Faik’in Kayıp Aranıyor romanı ehil bir elden yorumlanıyor…

SAİT FAİK’DE İYİLİK KÖTÜLÜK DUYGUSU

Sait Faik Abasıyanık, Türk hikâyeciliğinin önde gelen önemli yazarlarından biridir. Hiçbir akıma bağlı kalmadan, belli bir tarzın etkisinde kalmadan şiir tadında sade ve anlaşılır hikayeler yazdı. Hikayelerinde toplumu değil bireyleri ele aldı. Alt tabaka olarak ifade edilen fakir, işsiz, balıkçı, kıraathane ve çevresi hikayelerini konu olarak seçti. Bu çevrede yaşayan insanların karakterlerini hikayelerine yansıttı. İnsanların hayatlarını aktarırken yaşama sevincinde; acıma, üzüntü, tasa, keder, buruk sevinçler ve arzularla birlikte kavgasız, şikâyetsiz küçük insanların mutlulukları dikkat çekmektedir. Baki Süha Ediboğlu’na göre, klasik öykü tekniğini yıkarak doğayı ve insanları basit, samimi, hem iyi hem kötü taraflarıyla oldukları gibi fakat şiirsel ve usta bir dille anlatır.

Sait Faik'in iki roman yazmıştır. 1944'te yayınladığı Medarı Maişet Motoru ki bu romanda (kopukluklar olması) nedeniyle roman olarak başarılı kabul edilmez. Diğer romanı ise 1953 yılında yayımladığı Kayıp Aranıyor.

“KAYIP ARANIYOR”DA İYİLİĞE DUYULAN ÖZLEM

Kayıp Aranıyor romanı ilk olarak bir gazete 28 Haziran 1953 ile 1 Ağustos 1953 tarihleri arasında 36 bölüm olarak tefrika edildi. Romanın el yazısı müsveddeleri şu anda Sait Faik Abasıyanık Müzesi'nde sergilenmektedir.

Kayıp Aranıyor ’da başlıca kahramanlar: Nevin,  Cemal, Özdemir, Konsolos Vildan Bey, Biletçi çocuk ve Kamarot İrfan’dır. Romanda, eski konsoloslardan Vildan Bey'in kızı Nevin'in hayatı anlatılmaktadır. Romana adı veren olay Nevin içinde yaşadığı hayatın iki yüzlülüğünden sıkılması ve samimi yalan dolanın olmadığı bir dünyada yaşama isteğidir. Bu nedenle kocası Özdemir’den boşanır sevdiği Cemalle de evlenemez ve evine bir mektup bırakarak kaybolur.

Sait Faik’in başarılı görülen bu romanında iyilik-kötülük duygusuyla dürüst insanların varlığına duyulan özlem nedeniyle; aşağılık, riyakarlık, çıkarcılık irdelenir.

İnsanlara kötülük beslemeyen saf ve samimi bir insanın sahtekar, riyakar insanların namuslu görünmelerine duyulan tavır öne çıkar: “Hiçbir insana kin, hiçbir insana tiksinti duymamıştı. Kızdığı, konuşmadığı, sevmediği inşalar elbette olmuştu. Ama kimseden iğrenmemişti. İğrenilecek bazı şeylere kızmakla yetinmişti. Bazı sahtekar, riyakar insanların namuslu numarasıyla orospuları, karısı veya kocası tarafından aldatılmışları, ahlaksızları görünce küçümser ve iğrenir gibi haller takındıklarını görünce pek kızardı” Yazar bu düşüncelerini daha da ileri götürerek toplumdaki bu nevi insanları şiddetle yerer: “İğrenir görünürlerden çoğu o nevi insanlardan bin defa daha aşağılıktır. Riyakarlık aşağılığın son haddidir.”  İyi insanların karakteristik özelliği şu satırlarda ifade edilir: “ Sahiden iyi insanlar, kötüler hakkında laf söylemezlerdi. Belki sevmezlerdi, kızarlardı ama onu belli etmezlerdi.” Romanda, kendi anlayışına uymayan insanların yaptıkları irdelenir ve iyi insan ile kötü insan arasındaki düşünceler anlatılır: “Yaşamak için fena insan olmakla yine yaşamak veya ölmek için iyi insan olmak arasındaki fark ya bir iman, ya da bir riya farkıdır. İmanı kaldırıverin iyi adam pişman olan adamdır. Riyayı kaldırırsanız mesele yoktur, kötüler hemen saflarına iyiyi alıverirler. Önemli olan kötülüğü iyilikle beraber ortadan kaldırmaktır” Bu metinde imanın kaldırılmasıyla anlatılmak istenen iyi düşüncelerdir, vicdani duygulardır; pişmanlığın ortaya çıkmasıdır. Keza riyakarlık da kötülükle eşdeğer olarak izafede edilir. Metnin devamında iyilik ve kötülük şu halde karşılık bulur: “o zaman insanlık denilen şey kafasını kaldırır: “Durun bakalım,” der, “biz de varız.”, Onu insanlığın terazisi içinde teker teker tartılan kıymetler ancak kötülüğün silahlarını düşmanca değil dostça, elinden alır. Ancak böyle iyiler ve iyilik dünya yüzünde manasını bulur” (sh.17-18) Kitapların kötülük üzerine yazılması bir diyalog içinde verilir: “İnsanın hep kötüsünü, hayatın çirkin tarafını, ümitsizliği hiçliği, boşluğu konu olarak alıyor” der ve sorar: “hep kötüler mi var?” Yazar kötü düşüncelerden bizar olmanın ümitsizliği içinde, “Elli tonluk kinin yerine iki gramlık sevgiyi ne diye övmeli, tasvir etmeli idi” (sh.22-23)  Yazar edepsizlikten hareket edilerek edebe, aşksızlıktan da aşka varılabileceğini sanmanın ümitsizliği vurgular.

Sait Faik’in bağımsız bir hayat tercihini, insanlara bakışını hikayelerinde görmek mümkündür.

Gördüğü, içinde yaşadığı toplumdaki fertleri ele alan yazar karşılaştığı olumsuzluklara karşı isyanı kötülük ve kötü insanlaradır: “İnsanoğlunun en büyük savaşı zalimliğe karşı açılmalı. İnsanoğlu her şeyden evvel içindeki bu kıskançlıklardan, bu kinden, bu ahlaksızlıklardan daha pis şeyi – kendine, doğuşta varsa bile- söküp atmalıdır.” (sh.57)

Sait Faik’in kayıp aranıyor romanında ve diğer hikayelerinde göze çarpan en önemli husus sade, özgür ve riyakarsız bir hayattır. İnsan hayatının belli kalıplara sığmadan kötülüklerin dışında özlenen düşüncelerini eserlerine başarılı bir şekilde yansıttığı görülür.

 

Osman Aytekin

HaberKültür.Net

 

 

Paylaş
 

Yorum Ekle   Arkadaşına Gönder   Yazdır
     Yorumlar Tüm yorumları göster
Henüz yorum eklenmemiş. İlk yorumuz siz yazabilirsiniz.

     Kitap Kültür kategorisine ait diğer haberler
 12:50  Ateşi Uyandıran Şiirler
 17:32  Hangi Meşhurlar Üsküdarlı?
 10:20  Ailemizle 52 Derste Ahlak
 20:11  Canlı Renkler'de Neler Var?
 09:34  Okumak dirilmektir!
 21:55  Bir Arayışın Romanı: Aylak Adam
 10:05  Okunası bir kitap!
 10:49  Bizim Medeniyetimiz Sohbet Medeniyetidir!
 22:10  Gençlere hediyem olsun!
 12:11  Şiir: Hepimizin kalbi

     NE VAR NE YOK







     SORU - CEVAP
Neyin sırrı nedir?
     ÖZEL HABER
Üstad’ın şanına layık bir anma!
     ÖZEL RÖPORTAJ
Nefs hırsız gibidir
     KİTAP KÜLTÜR
Ateşi Uyandıran Şiirler
     DERGİ KÜLTÜR
Yeni Dünya'dan Tekkeler Özel
     Videolardan
Nezih Uzel Salavat
Nezih Uzel TVNET
Zikir
  Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin kullanılması yasaktır.
Görsel Tasarım ve Yazılım : Mehmet Akif KARDEŞ

Kültür,Sanat Edebiyat