Anasayfa - Künye - Haber Gönder - Reklam - İletişim  Giriş Sayfam YapRSS/XML
 
     Çok Okunanlar
     Son yorumlananlar
ata;
muhakkak ki,Enver Paşa ile Abdülhamid Han arasında ortayolu bulduran neredeyse tek yazar..her kü

hayriye gül;
efendimizi anlatan bu yazı bu üslüp harika gerçekten. çok teşekkür ediyorum. şefaat ya resullalh

hatice engin;
çok kıymetli bir değerlendirme yazısı. bir anne olarak bazı sorularıma cevap buldum. teşekkürler.

KEMAL E.;
ARTIK TABULARIN YIKILMASININ ZAMANI GELDİDE GECİYOR...

KEMAL;
SALİH BEYİN YAZISI CİDDİ ANLAMDA DOYURUCU OLMUŞ TESEKKUR EDİYORUZ...DEVAMINI BEKLİYORUZ...

mehmet gönenc;
ihsan deniz eğer şiire nokta koyuyorsa buna sadece üzülürüm...ne de olsa buz ve fire tek ciltte kala

Mehmet Oyan;
Kitabevleri şiire bigane kalsa da,şiirler sayfalar arasında öksüz-yetim olsa da,ölümüne şair

KEMAL ERİMEZ;
mustafa kemal ülkenin sartlarına göre her kesimi kullanmış anlaşılan ...U.SALİH BEYE TESEKKUR EDERİZ

EROL KÖMÜR;
Yeşil Ordu'nun kurucu üyelerine bakıldığında neredeyse tamamının İttihaçı olduğu görülür. İttiha

EROL KÖMÜR;
Ne acı! Memleket işgal edilirken veliaht şehzademiz üzüntüsünden Şişli atölyesinde tabloları yapıp&#

     Foto Galeri
Celal Hoca Anma Programı
Cahit Zarifoğlu
Aşkar Dergisi
     ANKET
Sitelerdeki anketlerin herhangi bir konuda gerçeği yansıtacağına inanıyor musunuz?
Hayır (51 %)
Evet (10 %)
Biraz (8 %)
Bazen (5 %)
Siteye göre değişir (23 %)
 
    Anasayfa | Sufi Kültür  
 Kaybetmeden bilebilsek
Kaybetmeden bilebilsek
27 Ocak 2012 - 10:20:35
İnsan nimetin gerçek değerini, genellikle o nimeti kaybettiğinde anlar…

İyi ve Kötü İle Kıyas 

İnsan nimetin gerçek değerini, genellikle o nimeti kaybettiğinde daha iyi anlar. O nimete sahip olduğu andaki durumuyla, Allah'ın hikmet üzere o nimeti geri aldığı andaki durumunu kıyaslar ve yitirdiğinin değerini hisseder. Sahip olunan her nimet gerçekte Allah’a aittir; mülkün asıl sahibi olan Allah, dilediğinde dilediği nimeti geri alabilir. Bunu kavramak, kişinin Allah'a daha içten yönelmesine, daha derin bağlanmasına sebep olur. 

Örneğin sağlıklı insan, sağlığının ne denli büyük bir nimet olduğunu anlamayabilir. Ancak sağlığını yitirecek olursa, hastalanmadan önceki durumu gözlerinin önüne gelir ve sağlığın Allah’ın sunduğu ne büyük nimet olduğunun bilincine varır. Gerçekten de insan biraz düşünecek olursa bedenini kullanabilmesi, bir yerinin ağrımaması, görebilmesi, duyabilmesi, işlerini yapabiliyor olması hatta soluk alabilmesinin önemini kavrayabilir. Tüm bu nimetler için insan her an Rabb’ine şükür içinde olmalıdır. 

Allah hem etrafımızda hem de nefsimizde zıtlıklar yaratmış. 

Bu zıtlıkların yaratılış hikmetlerinden bir, dünya hayatında farklılıklar arasında kıyas yaparak güzellikleri daha bilinçli olarak görebilmemiz. Böylece nimetlerden daha fazla haz alıp şükreder, etrafımızdaki ve kendimizdeki noksanları görebilir ve Allah'ın hoşnutluğunu kazanabilmek amacıyla daha mükemmelini hedefleyebiliriz.  

Yüce Allah insan nefsine de zıtlıklar yerleştirmiş. Nefis kötülüğü emreder ancak Allah, bu kötülüklerden sakınmayı da ilham etmiş. İnsan nefsinde negatif güçlerin yanı sıra pozitif güçler de vardır. O halde insan nefsinde hem var gücüyle kötülükleri, çirkin utanmazlıkları emreden, bunları çekici gösteren bir güç vardır, hem de tüm bunlardan sakınmasını, iyi ve güzeli seçmesini emreden pozitif bir güç vardır. Söz ettiğimiz bu pozitif güç her durumda insana doğruyu fısıldayan vicdandır.

Yüce Allah’ın insan için imtihan amacıyla yarattığı her olay nefsiyle ilgilidir; en büyük imtihan nefse karşı olandır. Çünkü genellikle imtihanların nefsin hoşuna gitmeyen yönleri vardır. Birçok insan, Allah’ın yarattığı olayı nefsani olarak değerlendirir ve olayların nefsinin istekleri yönünde gelişmesine çalışır. Daima nefsini koruyup kollar, yaşamı süresince nefsinin yanında yer alır. 

Mümin ise Rabb’inin birçok hikmet üzerine nefsini bu olumsuz özellikleriyle yarattığının ve nefsiyle imtihan olduğunun bilincindedir. Bu nedenle nefsine olan yaklaşımı Allah'ın hoşnutluğu doğrultusunda yaşamayan kişilerinkinden çok farklıdır. Kur’an’da da, "(Yine de) Ben nefsimi temize çıkaramam. Çünkü gerçekten nefis, -Rabbimin kendisini esirgediği dışında- var gücüyle kötülüğü emredendir…" (Yusuf Suresi, 53. ) ayetiyle bildirildiği üzere nefsini temize çıkarmaya da çalışmaz. Kulak verdiği yalnızca vicdanının sesidir, nefsinin heva ve hevesleri değil… 

O en güzel yaratışı bilir 

Allah’ın her şeyi kendisi için özel yarattığını düşünemeyen kişi, kendi durumunu sürekli başkaları ile kıyaslar. Aynı ya da benzer hataları yapan kimselerden örnekler verir. “O da aynı şekilde davranıyor”, “Ben yapınca mı hata oluyor?” gibi mantık dışı kıyaslar yapar. Bu düşünceler rahmani olmayan bir bakış açısı sonucu ortaya çıkar. İnsanın Kur’an'î bakış açısıyla bakması ve kendisini, Allah’ın beğendiği ahlâkı yaşayan müminlerle kıyaslaması gerekir. “Samimi Müslümanlar böyle bir davranış göstermiyor, benim de güzel ahlak sergilemem gerekir” şeklinde yapılacak bir kıyas doğrudur.

Kur’an’a uygun olmayan örnekler vermek, kötü ile kıyaslamak, takva sahibi insanın yapacağı davranışlar değildir. Samimi mümin bir konuda mantık yürütürken, Allah’ın beğeneceği ahlakı kıstas alır. Başka kişilerin kötü tavırlarından örnekler vermesi, Kuran’a uygun olmayan tavırlar göstermek, Allah’tan korkup sakınan takva sahibi bir müminin ahlakına uygun olmaz. 

Mümin vicdanını, sabır ve tevekkülünü, Rabb’ine olan itaatini, sadakatini kendisine örnek aldığı peygamberlerin ahlakıyla kıyaslar. Böylece eksikliklerini belirler ve ahlakını mükemmelleştirmek için çabasını artırır. 

İnsan, ahireti de dünyadaki kavramlarla kıyaslayarak cennetin kusursuz güzelliğini ve cehennemin korkunçluğunu düşünür. Böylece cehennem korkusunu ve cennet özlemini artırır.  Kendisini azaptan uzaklaştıracak, Allah’ın sonsuz rahmetine ve kurtuluşuna ulaştıracak özelliklere sahip olmaya çalışır. 

Kur’an’dan, ahirette cennet ve cehennem ehlinin birbirlerinin yaşamına dair görüntüler izleyeceklerini anlıyoruz. Bu görüntüler, müminlerin aldığı zevki, inkârcıların ise azabını ve pişmanlığının şiddetini artıracaktır.

Ateşin halkı cennet halkına seslenir: 

“Bize biraz sudan ya da Allah’ın size verdiği rızıktan aktarın.” Derler ki: “Doğrusu Allah, bunları inkar edenlere haram (yasak) kılmıştır.” (Araf Suresi, 50) 

Cehennem mümin için kıyas anlamında şiddetli etkileyicidir ve Allah’a şükrünü artıran en büyük nimetlerdendir. Mümin cehennemle kıyaslayarak cennetten daha fazla zevk alır. Allah’ı çok seven, kulağı işten, kalp gözü açık varlıktır mümin; o nedenle izlediği cehennemden ve azabından çok fazla etkilenir. Kendisini sonsuz azaptan koruduğu ve cennetini lütfettiği için Rabb'ini övgüyle hamd eder. Cehennemdeki o berbat yaşamı gören mümin, cennete doyamaz. 

Dünya hayatında iyi ile yapılacak kıyas, ahirette –Allah’ın dilemesiyle- yukarıda söz ettiğim kötü ile kıyas yapmaya vesile olur. Bizler kendimizi hiçbir konuda yeterli görmemeli, imanımızı, aklımızı, vicdanımızı geliştirmenin önünde hiçbir engel olmadığının bilincinde olmalıyız. Davranışlarımızı Allah’ın kutlu peygamberleri, elçileri ve salih müminlerin örnek ahlâklarıyla sürekli kıyaslayarak, daha mükemmele ulaşmayı hedeflemeliyiz… 

 

Fuat Türker

HaberKültür.Net

 

 

 

 

 








 

 

Paylaş
 

Yorum Ekle   Arkadaşına Gönder   Yazdır
     Yorumlar Tüm yorumları göster
Henüz yorum eklenmemiş. İlk yorumuz siz yazabilirsiniz.

     Sufi Kültür kategorisine ait diğer haberler
 15:29  İnşirahın anahtarı sabırdır
 17:57  Güven mülkün temelidir
 10:20  Kaybetmeden bilebilsek
 11:56  Allahımız gibi tuzak kursak
 20:03  Seyyid Nur ahlakı lazım
 10:52  Dua kalbin kanadıdır
 23:10  Allah Kerimdir kuyusu da derindir
 23:45  Mazhar-ı Cân-ı Cânân Olmak!
 07:44  Allah’a çağıran Müslüman yok mu?
 09:03  Önemli olan imanın kalitesi

     NE VAR NE YOK







     SORU - CEVAP
Mürşid Bir Rol Modeldir
     ÖZEL HABER
Denize Sevdalanan Şair!
     ÖZEL RÖPORTAJ
Din mütedeyyin meselesi değildir
     KİTAP KÜLTÜR
Tasavvufa Nasıl Girilir
     DERGİ KÜLTÜR
Yazık Oldu Medreselere
     Videolardan
Zikir
Neşet Ertaş
Erkan OĞUR
  Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin kullanılması yasaktır.
Görsel Tasarım ve Yazılım : Mehmet Akif KARDEŞ

Kültür,Sanat Edebiyat