Anasayfa - Künye - Haber Gönder - Reklam - İletişim  Giriş Sayfam YapRSS/XML
 
     Çok Okunanlar
     Son yorumlananlar
ata;
muhakkak ki,Enver Paşa ile Abdülhamid Han arasında ortayolu bulduran neredeyse tek yazar..her kü

hayriye gül;
efendimizi anlatan bu yazı bu üslüp harika gerçekten. çok teşekkür ediyorum. şefaat ya resullalh

hatice engin;
çok kıymetli bir değerlendirme yazısı. bir anne olarak bazı sorularıma cevap buldum. teşekkürler.

KEMAL E.;
ARTIK TABULARIN YIKILMASININ ZAMANI GELDİDE GECİYOR...

KEMAL;
SALİH BEYİN YAZISI CİDDİ ANLAMDA DOYURUCU OLMUŞ TESEKKUR EDİYORUZ...DEVAMINI BEKLİYORUZ...

mehmet gönenc;
ihsan deniz eğer şiire nokta koyuyorsa buna sadece üzülürüm...ne de olsa buz ve fire tek ciltte kala

Mehmet Oyan;
Kitabevleri şiire bigane kalsa da,şiirler sayfalar arasında öksüz-yetim olsa da,ölümüne şair

KEMAL ERİMEZ;
mustafa kemal ülkenin sartlarına göre her kesimi kullanmış anlaşılan ...U.SALİH BEYE TESEKKUR EDERİZ

EROL KÖMÜR;
Yeşil Ordu'nun kurucu üyelerine bakıldığında neredeyse tamamının İttihaçı olduğu görülür. İttiha

EROL KÖMÜR;
Ne acı! Memleket işgal edilirken veliaht şehzademiz üzüntüsünden Şişli atölyesinde tabloları yapıp&#

     Foto Galeri
Celal Hoca Anma Programı
Cahit Zarifoğlu
Aşkar Dergisi
     ANKET
Sitelerdeki anketlerin herhangi bir konuda gerçeği yansıtacağına inanıyor musunuz?
Hayır (51 %)
Evet (10 %)
Biraz (8 %)
Bazen (5 %)
Siteye göre değişir (23 %)
 
    Anasayfa | Özel Haber  
Efendimin Sözü Başka
Efendimin Sözü Başka
27 Ocak 2012 - 11:13:33
Yahyalılı Hacı Hasan Efendi Hazretlerini vefatlarının 25. sene-i devriyelerinde muhabbetle ve hasretle anıyoruz...

 Efendimin Sözü Başka 

Her mekânın bir ışığa, onu anlamlandıracak bir aydınlığa ihtiyacı vardır. Allah dostları da hayatları esnasında yeryüzünün, ahde vefa gösterdikten sonra ise gökyüzünün kandilleridir. Aslında onların varlığı, hayatımızın belli bir döneminde kaderimize dokunan birer tesadüf nişanesi olmaktan çok öte bir mânâ taşır. Nasıl ki kâinatın Hâkim-i Mutlak’ı olan Allah’ımız insanı ‘ancak kulluk için’ yaratmışsa, kulluğun sırrına varmak isteyen bir insan da ‘Ben ancak mürşidime evlat olmak için yaratıldım’ dese mübalağa etmiş sayılmaz. Ezel bezminde edilen ‘Bizi doğru yola hidayet eyle’ duasının kabulü, El-Hadi olan Allah’ımızın bizleri bir mürşid-i kâmile evlat ederek zatına giden yolların kapısını aralaması şeklinde kendini göstermiştir. Nitekim Kur’ân-ı azimüşşanda, “Lütuf Allah’ın elindedir; onu dilediğine verir” 57/29 ve “Allah dilediğini nuruna ulaştırır” 24/35 buyrulmaktadır. 

ALLAH DOSTLARI NEDEN HATIRLIDIR?   

Son asrın en mutena manevi rehberlerinden Yahyalılı Hacı Hasan Efendi Hazretlerinin 27 Ocak 1987 tarihinde “ircii” emrine uyması üzerinden 24 sene geçmiş. Neden Allah dostları böylesine hatırlı, böylesine sevimli gelir iman ehline diye düşününce ilk olarak gönle düşen kelime ‘samimiyet’ oluyor. Onların sözleri nasıl da gönülden çıkıyor ki asırlar geçse, zaman mekân farkı tanımaksızın bütün hücrelerimize işleyen güçlerinden hiçbir şey kaybetmiyorlar. “Ellerinin mes’ud işaretlerinden daha güzel doğardı eşya’ dediği gibi şairin, onların o tesir-nâk, latif nazarları her neye değse onu adeta yeniden şekillendiriyor. Bizler için bu fizik ötesi halin nasıl vücuda geldiğini anlamak fehmen kabil olmasa da buna şahitlik edebilmeyi bile büyük nimet olarak görmemize de engel teşkil etmiyor. 

SAMİ EFENDİMİZ İÇİN YAZDIĞI ŞİİRİ   

Onların eşsiz değerlerini ancak hakiki vârisleri takdir ve ifade edebilir. Biz sadece burada Hacı Hasan Efendi Hazretlerinin mürşid-i âli-kadrleri Sami Ramazanoğlu Hazretleri için yazdıkları bir şiirlerinin bazı dörtlüklerini, bütün üstad-ı kamiller ve hassaten kendileri vasfında tekrar telaffuz etmeyi, nasipse hazzetmeyi Rabbimiz müyesser etsin dileyerek ifade-i meram için birkaç cümleyi bir araya getirmeye gayret edeceğiz: 

Takdir-i Hak çok yer gezdim / Hem dinledim hemi yazdım

Çoğunun sırrını sezdim / Efendimin sözü başka 

Yaratılmış nefesler sayısınca Hakk’a giden yol ve kol başları olmakla birlikte Ebu Bekir Sıddık-ı azam (ra)’ın kalbine aktarılan kesintisiz füyuzat-ı İlahiye’nin mazharı olan kâmil ve mükemmil mürşidlerin sayıları mahduttur. ‘O söylüyorsa doğrudur’ sırrında saklı teslim-i irade ve itirazsız kalbin mevcudiyetindeki mertebeler, evliyaullahın da derecelerini şekillendirmiştir. Zat-ı şerifleri hakkında mürşid-i kâmillerinin ‘Anadan doğma veli’ buyurdukları Hacı Hasan Efendi Hazretlerinin mümeyyiz vasfı ‘üzerinde bulunan güzel ahlâkı kendinden bilmeme’ vasfındaki arınmışlığı idi. 

ON SENE MERHUM MÜRŞİDİNE RABITA YAPTIRDI 

Kendisine vazife verildiğinde değil sevinmek, bu yükün altında mübarek bellerinin iki kat olduğunu söylemeleri, Es’ad Erbili Hazretleri’nin “Bu Es’ad üzerindeki hali, emanet bir elbise bilmese helak olurdu” ifadesi, Sami Efendi Hazretlerinin mürşid-i kâmillerinin irtihallerinden sonra 10 sene kendisine rabıta yaptırmaması ve kendisini rüyada görenlere “Her halde başka bir Sami ile karıştırdınız” buyurması mahviyetlerindeki sadakatin söze dönüşmüş halleri idi. Dolayısıyla bu muhterem zatların sözlerinin tesiri de diğer kelam ehlinden çok farklı olmaktaydı. 

ALLAH’IMIZIN SEVDİĞİ ŞEYLERİ YAPMAK 

Çok başına ihvan deren / Teveccühle feyiz veren

Arşu’r-Rahman’ı var gören / Efendimin gözü başka 

Onlar tebliğlerini ‘başlarına ihvan dermek’ için değil, sadece hakkı ve sabrı tavsiye için yaparlardı. Bir şeyi Allah’ım beni sevsin diye bile yapmanın çok üstünde bir makamda sadece ‘Allah’ımızın sevdiği şeyleri yapmak’ ile meşgul olanlara giydirilen özel hil’atleri vardı… Feyiz aldıkları bütün piran-ı izam hazeratı gibi.

Şairin, “Bulmuşam feyz-i nazar senden senin kurbanınam” dediği gibi, onların bir nazarları taliplerini âlâ-yı illiyyine çıkarmaya ve esfel-i safiline indirmeye kâfi idi. Çünkü Yüce Rabbimiz onları ‘cismaniyet’ kubbeleri altında saklamış ve ‘gören gözleri işiten kulakları, kavralayan elleri ve yürüyen ayakları’ olmakla şereflendirmişti. 

MANEVİ NÜFUZLARI    

Kapalı kalpleri açar / Gönlüne füyûzat saçar

Mevla’sına nazı geçer / Efendimin sözü başka 

‘Altın Silsile’ tabir olunan silsile-i şerifte yer alan bütün pîrân-ı izamın büyük bir tasarruf gücüne sahip olduklarını biliyoruz. İmam-ı Rabbani Hazretlerinin, Muhammed Masum ve Muhammed Seyfeddin Hazretlerinin bugün Hindistan’ın idari mekanizmasındaki pek çok şahsın manevi rehberi olduğu bilinmekte. Yusuf Hemedani Hazretlerinin, Ebul Hasan Harakani Hazretlerinin Orta Asya’dan Anadolu’ya ulaşan hat üzerindeki manevi nüfuzları malum. Halid-i Bağdadi Hazretlerinin sınır ötesi kavvamiyeti, manevi bir yola yönelmemiş ilim adamlarının bile takdir ve tasdikleriyle sabitlenmiş durumda. İmam Gazali Hazretleri’nin, mürşid-i kâmilleri Ebu Ali Farmedi’nin izinin tozundan bir nefes ayrılmayarak yazdığı Selçuklu ve Osmanlı’nın şer’i sisteme dayalı ‘nizam-ı âlem’ düsturunun temel kaynağı İhya-u Ulumiddin’in yedi iklim düzenindeki çivi rolü, muhaliflerinin çokluğundan bile kestirilebilir durumdadır. Keza Es’ad Erbili Hazretleri’nin zahiren sürgün gibi görünen Erbil ikameti sırasında devlet-i âliyyenin Irak üzerindeki Sünnileştirme politikasındaki rolü, Sami Efendi Hazretlerinin Cezayir’in istiklalinde, Hacı Hasan Efendi Hazretlerinin Kıbrıs Barış Harekâtındaki manevi tesirleri siyasal bilim kürsülerinde ders olarak okutulmaya namzet olarak sırlarını korumaya devam ediyor.   

ZARİF ŞİİRİN ZARİF HİKÂYESİ 

Bu zarif şiirin kendi kadar zarif bir de yazılış hikâyesi var. Gönüller Sultanı Hacı Hasan Efendi Hazretlerinin ‘sadrımdakini kendisine verdim’ buyurdukları yol ve bel evlatları Ali Ramazan Dinç Hocaefendi Hazretlerinin, aziz pederleri ve mürşid-i kâmillerine nazlanarak, Sami Ramazanoğlu Hazretleri hakkında bir şiir istemesi üzerine yazılıyor bu mısralar ve mevzun ve mukaffa bir şiirden öte, hakikatin bir vechesine ışık tutmak üzere yeryüzü semasına nüzul ediyor.   

DÜNYA VE AHİRET EĞLENCEMİZ OLSUNLAR 

Bizler, emrolunduğumuz gibi ‘vesile’lere tutunarak kapalı kalplerimizin açılması, orada hakiki yakınlık ve muhabbet güllerinin derilerek bütün insanlığın akıbeti için kaygı çeken kulların safına katılmayı diliyoruz. Taliplerini varlık perdesinden sıyırmakla yaratılış gayesiyle arasındaki engelleri kaldırtan bu asil kulluk yolculuğunun tadına varabilmeyi diliyoruz. Diliyoruz ki taraflarından bendelerine hediye edilen azim, şevk ve içinsiz muhabbet biz aciz kölelerine ahlâk olsun. Muhabbetlerinin ve şefaatlerinin mazharlarından kılınmak, dünya ahiret eğlencemiz olsun.  

 

M.Nur Mertkanlı

Yeni Dünya Dergisi, Ocak 2012

Paylaş
 

Yorum Ekle   Arkadaşına Gönder   Yazdır
     Yorumlar Tüm yorumları göster
Henüz yorum eklenmemiş. İlk yorumuz siz yazabilirsiniz.

     Özel Haber kategorisine ait diğer haberler
 14:47  Denize Sevdalanan Şair!
 11:01  TYB’den muhteşem organizasyon!
 13:08  Anadolu’da Bir Gönül Efendisi
 11:13  Efendimin Sözü Başka
 09:26  İyi Günler TYB
 23:30  Usta!
 13:37  Sema Maraşlı övüncümüz
 10:24  İlim ve Hikmetin Kalesi
 14:11  Bir Üstad daha yok!
 00:02  Günay’dın Sayın Bakanım!

     NE VAR NE YOK







     SORU - CEVAP
Mürşid Bir Rol Modeldir
     ÖZEL HABER
Denize Sevdalanan Şair!
     ÖZEL RÖPORTAJ
Din mütedeyyin meselesi değildir
     KİTAP KÜLTÜR
Tasavvufa Nasıl Girilir
     DERGİ KÜLTÜR
Yazık Oldu Medreselere
     Videolardan
Zikir
Neşet Ertaş
Erkan OĞUR
  Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin kullanılması yasaktır.
Görsel Tasarım ve Yazılım : Mehmet Akif KARDEŞ

Kültür,Sanat Edebiyat