Anasayfa - Künye - Haber Gönder - Reklam - İletişim  Giriş Sayfam YapRSS/XML
 
     Çok Okunanlar
     Son yorumlananlar
mehmet;
o kadar da mizah hakkımız olmasın mı:)

Ali Haydar Beşer;
Başlık hatalı olmuş. İçerikten ve fotoğraftan belli, ama yine de başlık hatalı. Yani yıkılan İst

enes;
ödevim vardı çok işe yaradı saolun bu siteyi herkese tavsiye edecem.com

yılmaz altunöz;
sergül hanım ihlas kokan yazılarınız, ufuk açıyor devamını dileriz...

Ahmet Şevki Şakalar;
Kahramanmaraş'ımızın edebiyatla anılması ne güzeldir.Güzel adamları şehrimizde ağırlamaktan memn

Metin doğdu;
Kimsenin kimseyi yücelttiğine mı bakıyoruz.bunlar çok üzücü olaylar bir kere engin noyan ve Mustafa

mehmet;
Zamana yeni düşmeyi geçtim TDK'nın sözlüğünde bulamadım kimisini.

bünyamin;
haznevi benimiçin en büyük tarikat bu yüzden muhammed mutaya selam söyller ellerinden öperim

sır;
eyvallah... böyle düşünenlerin olduğunu görmek sevindirdi beni, yalnız olmadığımızı hissettik. R

şeyma betül;
Bursa'da kitaba sığınanlara selam olsun,yolları açık olsun...

     Foto Galeri
Yusuf Dursun Özel Programı
Yenidünya Kutlu Doğum
2011 Yılı TYB Ödülleri
     ANKET
Sitelerdeki anketlerin herhangi bir konuda gerçeği yansıtacağına inanıyor musunuz?
Hayır (51 %)
Evet (10 %)
Biraz (8 %)
Bazen (5 %)
Siteye göre değişir (23 %)
 
    Anasayfa | Kitap Kültür  
 Tasavvufa Nasıl Girilir
Tasavvufa Nasıl Girilir
09 Şubat 2012 - 12:17:40
Prof. Dr. Mahmut Erol Kılıç Hoca’nın ‘Tasavvufa Giriş’ olarak isimlendirilmiş yeni kitabını okuyunca, telif ve müellif arasındaki sınır ötesi yürüyüşün ayak seslerini duydum bir kez daha…

Kitaplar vardır; okursunuz, bir müddet gündeminizi kendine çevirir. Dikkatiniz, satırları arasındaki afaki dünyaya yönlenir. Sonra insanın ‘nisyan’ yüzünde belli belirsiz bir çizgi olur, kaybolur gider. Bazı kitaplar ise, siz farkında olmasanız bile okunduğu andan itibaren sizi oldurmaya, dönüştürmeye, size sessizce ruh üflemeye devam eder. Niçinliği, yazarının kalbindeki yaşanmışlık izlerinde saklıdır. Siz, gerçek bir alıcıysanız ancak, tanışmanıza izin verilir bu keskin kitaplarla. Onun size kendini açması için mutlaka meleklerin şefkat kanatlarına dokunmuş samimi duaların eşliğinde hakiki bir arayışınızın olması gerekir. Hz. Mevlana’nın ‘Ne arıyorsan osun!’ dediği bir ruh ünsiyetinin varlığı zaruridir bu evrensel buluşmada.

Prof. Dr. Mahmut Erol Kılıç Hoca’nın ‘Tasavvufa Giriş’ olarak isimlendirilmiş yeni kitabını okuyunca, telif ve müellif arasındaki sınır ötesi yürüyüşün ayak seslerini duydum bir kez daha. Kitap, ağırlıklı olarak 2002-2008 yılları arasında Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde ‘Bir Doktrin ve Kültür Olarak Tasavvuf’ adıyla süregelen tarihi seminer notlarının gönüllü dostların himmetiyle bir araya getirilmesinden oluşmuş.

Arayı arayı bulsam izini…

Kitap, ‘Kalpleri, ancak O’nu anmak tatmin eder’ yasasını umarsızca çiğneyerek mesnetsiz ilkelere tutunan güçsüz elleri üzerinde iğreti yaşayan insanın, yeniden kutsal arayışı nispetinde değerli olduğunu hatırlamasını sağlayacak gerçekçi yaklaşımlarla dolu. Dikey bir tekamül ihtiyacının inkar edilmez ve sağaltıcı ağırlığını hissediyorsunuz baştan sona.

Sade bölüm başlıklarını bir araya getirmemiz bile kitabın seyr ü sülûkü hakkında isabetli hükümlere varmamıza yardımcı oluyor: İnsan hatırlamak üzere yaratılmıştır… İsimlerin zuhur mahalli insandır… Pozitif ilimler varoluşu kavramaya yetmez… Zikir unutulunca Müslümanlık kimlik olarak kaldı… Hakikat önce yatay sonra dikey olarak aranır… İksir-i Azam Mürşid-i Kamildir… Pozitif bilimler varoluşu kavramaya yetmez… Tasavvuf polülist değil doğrucudur… İlimlerin efendisi marifetullahtır… Halvet ve inziva bir bilgilendirme yoludur…

Tatmayan Bilmez

Kitabın bütünündeki muhtevaya örnek olmak üzere kitaptan bir bölüm paylaşmak istiyorum: “Tasavvufta bir kişi hangi varlık mertebesinde ise, o varlık mertebesinin bilgisine sahiptir. Bu da bizi tasavvufun aktif yönünü belirten ‘Tatmayan Bilmez’ prensibine götürür. Kişi ancak sahip olduğu mertebe hakkında bilgi verebilir. Aksi takdirde ‘kâzip’ olur. Başka bir mertebe hakkında ancak rivayette bulunabilirsiniz. Bu da çok düşük bir makamdır. Çünkü bu makamdaki kişinin kendi kapasitesi yeterli olmamış, sadece o bilgiye ulaşmış insanların bilgisini nakletmiştir. Böyle bir nakil tasavvufta ilim olarak kabul edilmez. Bu yönüyle tasavvuf diğer ilimlerden ayrılır.”

Bu cümleler, bunca sözlü varlığa, bunca tetebbuata, bunca veriye rağmen, bir türlü oldurulamayan, yaşanmışlık kalitesinde hayatlara dönüşemeyen eğitim faciamızın nirengi noktasını işaret ediyor. Kendi mertebesinin üstündeki bilgi alanından dem vuran kezzâbîn zümresinin satıcı olduğu bir bâzârda,  tükenen ömür çileleri, müşteri insanı içindeki solmayan ruhani enerjisiyle tanışamadan eli boş şekilde süreli derbederliğini bertaraf edeceği ahiret zindanına uğurluyor.

Bu çerçevede mertebemizin üstünde bir parantez açarak kitabın içinde yer alan sufi şiir şerhleri hakkında da birkaç söz sarfetmek isterim… Gerek Olanlar Şeyh Melami İbrahim Efendi’nin tasavvufu tarif eden 24 beyitlik muhteşem şiirinin aynı mertebeden şerhi, gerekse Niyazi-i Mısri şerhleri, metinler şerhi mütehassısı alim arif Ali Nihat Tarlan hocamızı istisnai makamında tutarsak, edebiyat kürsülerinde, geçmişte ve hali hazırda gerçekleşmemiş bir sahihlik makamından konuşuyor. Alıcısını bulmuş bir bâzergânın coşkun ruhu, çağları aşarak gelmiş doygun ruh eşleriyle buluştuğunda gerçeklenen bu ışıklı metinler, bilhassa genç ve sağlam talipleri için birer gök sofrası niteliğinde… 

Notların kitaplaşma aşamasında talebesi olmakla iftihar ettiğimiz kıymetli bir hocamızın gönüllü emeklerine şahit olduk. Davasına adanan insanların, insanlardan ve meleklerden aynı adanmışlıkta dostları, yardımcıları olduğunu ve hakiki söze dair bir kırıntıyı dahi zayi etmediklerini hakkal yakin gördük bir kere daha. Bazıları için konuşma üslubunda olması eksiklik gibi görülebilecekse de, bu kendini çoğaltan kitap, benim için aksine, gördüğüne inanan insanlar dünyasında, inandığını gören mertebe sahiplerinin ortak ondurucu nefeslerini ciğerlerimize çekmemizi sağlaması açısından tarifsiz bir kıymeti haiz. Sufi müelliflere ait, bugün mücelled kitap olarak elimizde tuttuğumuz bir çok eserin de derin meclis konuşmaları olduğu ehlinin malumu zaten…

Velhasıl, bu hoş geçimli zarif üslüplu dev kitabın, siyah ve beyazın yanında griye de gerçeklik alanı tanıyan ‘kırçıl mantık’ çağında tasavvuf denilen rehberli içe dönüş yolculuklarına niyet almış azimli ve cesur yürekler için şu anda benzeri olmayan bir şah eser olduğunu düşünüyorum. Taliplerine hayırlı olsun, emeği geçenlerden Hak razı olsun!

Mahmut Bıyıklı

Milat

 

Paylaş
 

Yorum Ekle   Arkadaşına Gönder   Yazdır
     Yorumlar Tüm yorumları göster
Henüz yorum eklenmemiş. İlk yorumuz siz yazabilirsiniz.

     Kitap Kültür kategorisine ait diğer haberler
 12:50  Ateşi Uyandıran Şiirler
 17:32  Hangi Meşhurlar Üsküdarlı?
 10:20  Ailemizle 52 Derste Ahlak
 20:11  Canlı Renkler'de Neler Var?
 09:34  Okumak dirilmektir!
 21:55  Bir Arayışın Romanı: Aylak Adam
 10:05  Okunası bir kitap!
 10:49  Bizim Medeniyetimiz Sohbet Medeniyetidir!
 22:10  Gençlere hediyem olsun!
 12:11  Şiir: Hepimizin kalbi

     NE VAR NE YOK







     SORU - CEVAP
Neyin sırrı nedir?
     ÖZEL HABER
Üstad’ın şanına layık bir anma!
     ÖZEL RÖPORTAJ
Nefs hırsız gibidir
     KİTAP KÜLTÜR
Ateşi Uyandıran Şiirler
     DERGİ KÜLTÜR
Yeni Dünya'dan Tekkeler Özel
     Videolardan
Nezih Uzel Salavat
Nezih Uzel TVNET
Zikir
  Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin kullanılması yasaktır.
Görsel Tasarım ve Yazılım : Mehmet Akif KARDEŞ

Kültür,Sanat Edebiyat