Anasayfa - Künye - Haber Gönder - Reklam - İletişim  Giriş Sayfam YapRSS/XML
 
     Çok Okunanlar
     Son yorumlananlar
mehmet;
o kadar da mizah hakkımız olmasın mı:)

Ali Haydar Beşer;
Başlık hatalı olmuş. İçerikten ve fotoğraftan belli, ama yine de başlık hatalı. Yani yıkılan İst

enes;
ödevim vardı çok işe yaradı saolun bu siteyi herkese tavsiye edecem.com

yılmaz altunöz;
sergül hanım ihlas kokan yazılarınız, ufuk açıyor devamını dileriz...

Ahmet Şevki Şakalar;
Kahramanmaraş'ımızın edebiyatla anılması ne güzeldir.Güzel adamları şehrimizde ağırlamaktan memn

Metin doğdu;
Kimsenin kimseyi yücelttiğine mı bakıyoruz.bunlar çok üzücü olaylar bir kere engin noyan ve Mustafa

mehmet;
Zamana yeni düşmeyi geçtim TDK'nın sözlüğünde bulamadım kimisini.

bünyamin;
haznevi benimiçin en büyük tarikat bu yüzden muhammed mutaya selam söyller ellerinden öperim

sır;
eyvallah... böyle düşünenlerin olduğunu görmek sevindirdi beni, yalnız olmadığımızı hissettik. R

şeyma betül;
Bursa'da kitaba sığınanlara selam olsun,yolları açık olsun...

     Foto Galeri
Yusuf Dursun Özel Programı
Yenidünya Kutlu Doğum
2011 Yılı TYB Ödülleri
     ANKET
Sitelerdeki anketlerin herhangi bir konuda gerçeği yansıtacağına inanıyor musunuz?
Hayır (51 %)
Evet (10 %)
Biraz (8 %)
Bazen (5 %)
Siteye göre değişir (23 %)
 
    Anasayfa | Haber Kültür  
 İman Kalemizi Koruyalım
İman Kalemizi Koruyalım
20 Şubat 2012 - 11:13:03
Tesellimiz la ilahe illallah...

İnsan İslam a göre Hıristiyanların inandığının aksine günahsız doğar. Zamanla akl-ı baliğ olan insan iyiyi kötüden fark etme aşamasına gelir ve sorumlulukların yükünü yüklenir. Bu süreçte yaptığı her fiilin sorumluluğunu almak zorundadır.  İnsan hür vicdanıyla hareket etmesini ve bunun sonucunda meydana gelecek fiillerden sorumlu olması gerektiğini fıtratında mevcut bulunan ilahi ikaz mekanizmasından anlayabilir            

Zamanla kalpte meydana gelen manevi yıkımlar kalbin pusulasının şaşmasına ve manevi bir boşluğun doğmasına yol açar. Bu durumda gönül binasının en temel harcı olan tevhit akidesinde şaşmalar meydana gelir. Bencillik duygusunun sinsi bir gölge misali insanın ruhunu sarmasıyla gizli ve açık şirkin kapılarını açması imanda sakatlıklar oluşturur.

 

İnsanın en büyük çıkmazlarından biri de kendi ayaklarına çelme takıp durması ve bunu da başkalarından bilmesidir. Kalbinde ki yaraların tedavisini yine kalbe yeni yaralar açmak olarak gören bir anlayışın eteğinde boş yere dolaşıp durmaktadır.

            

Ateşin yakıcılığı kadar kesin olan bir gerçekte dünyanın faniliğidir. İşte insan bu faniliğin çaresini yine fanilikte aradığı için bir çıkmaz sokağa girmektedir. Bu süreç zarfında da kendi imanını sakatlamaktadır. Bir bünyenin sağlamlığı mikroplara gösterdiği dirençle ölçülür. Küfür mikroplarının ve günah virüslerinin kalpleri sardığı şu dünya zindanında bir iman bu süreçten sakatlanmadan çıkıyorsa bu onun ahirette ki teminatı olur inşallah.

 

Yıldızların bir kandil misali gökyüzünü aydınlattığı uzun gecelerde insan kendi çıkmaz sokağında kâbuslar harmanını devşirip durmaktaysa eğer bir an durup düşünmeli ve bu sorunu bir çözüme kavuşturma yolunu aramalıdır. 

 

Zaman bir kılıç gibi keskin bir ok gibi hızlı bir damla gözyaşı kadar sıcaktır. Zamanın soğuması ancak ve ancak vicdanların sükût etmesi neticesinde olur ve bunun da ardı yokluktur.

Kalpteki hastalığın sebebi yine kalbin içindedir. Eğer kalp kendi derdinin dermanını yine kendinde bulmuyorsa baştan bir sakat yola girmiştir. Derdin sebebi aslında derdin dermanıdır. Sebepler dairesinde insan sebeplerin yaratıcısı olanı görmeyip sebeplere takılır ve kurtuluşu bu fani iplere yapışmakta ararsa küfür kuyusuna düşer boğulur. 

 

Birlik kıskançtır. Kendinden başka bir iktidar olmayacağı gibi bunun taklit edilmesi bile onun gazabını çekmeye yeter. Zulmün en aşırısı Hakkın Hakkını bilmemektir. Hayalin darağacında asılan sonsuzluk sadece hakikatin şafağında doğar.

 

Etten ve kemikten bir kuşatılmışlığın içinde taştan şehirlerin kalbinde sakat bir inanışla nereye kadar koşabilir insan. Kanatları kırılmış bir kuş misali insan nereye uçabilir . Kendi çıkmazından çıkmalı insan. Zamanın kalbinden kozasını delen bir ipek böceği gibi uçmalı insan. Esma-i ilahiye çiçeklerinin özlerini toplayarak iman peteğinde tevhit balını sağmalıdır gönül kovasına.

 

Çağın kirli ağlarına takılan insan, uyanışı olmayan bir uykunun ortasında bir ümit kuşunun havalanmasını bekliyor. Muhasara altında iman. Küfür okları yağıyor sağdan ve soldan. Uyanmalı ve mücadele etmeli. Başka bir çare yok. Son nefes verilmeden ve bu imtihan bitmeden. Kendine dönmeli insan. Kurtulmalı çağın karanlıklarından.

 

Zavallı insan kendi zulmünün mazlumu olmuş. Tek tek doğmanın ve birlikte ölmenin silahlarında.  Sabahsız gecelerin sabahında bir kasırganın ortasında. Zavallı insan kendi ağırlığı altında ezilip durmakta. Nedensiz bir rüyanın boş yere arıyor tabirini. Çünkü bu rüya hiç görülmedi ki. Şarkılar kendi kendini söylüyor. Diller lal olmuş. Tek bir teselli çınlıyor ufuklarda. Tek bir teselli… La ilahe illallah, La ilahe illallah…

 

Mehmet Baş

HaberKültür.Net

 

 

 

Paylaş
 

Yorum Ekle   Arkadaşına Gönder   Yazdır
     Yorumlar Tüm yorumları göster
Henüz yorum eklenmemiş. İlk yorumuz siz yazabilirsiniz.

     Haber Kültür kategorisine ait diğer haberler
 10:39  İsmail Kahraman’a Vefa Gecesi
 23:07  Her yüreğin derdi başka
 14:25  Sütlüce’de bir garip çeşme
 10:11  İnsan Gündemde!
 10:04  Zor imtihan!
 09:57  Söz Hakkı’na ödül!
 14:29  Şehitler mezarı başında anıldı
 09:28  Nepal'de iki okul iki cami
 09:24  Tekkeyi Bekleyen Çorbayı İçer
 10:20  İstanbul İlahiyat yıkılıyor

     NE VAR NE YOK







     SORU - CEVAP
Neyin sırrı nedir?
     ÖZEL HABER
Üstad’ın şanına layık bir anma!
     ÖZEL RÖPORTAJ
Nefs hırsız gibidir
     KİTAP KÜLTÜR
Ateşi Uyandıran Şiirler
     DERGİ KÜLTÜR
Yeni Dünya'dan Tekkeler Özel
     Videolardan
Nezih Uzel Salavat
Nezih Uzel TVNET
Zikir
  Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin kullanılması yasaktır.
Görsel Tasarım ve Yazılım : Mehmet Akif KARDEŞ

Kültür,Sanat Edebiyat