Anasayfa - Künye - Haber Gönder - Reklam - İletişim  Giriş Sayfam YapRSS/XML
 
     Çok Okunanlar
     Son yorumlananlar
KEMAL E.;
ARTIK TABULARIN YIKILMASININ ZAMANI GELDİDE GECİYOR...

KEMAL;
SALİH BEYİN YAZISI CİDDİ ANLAMDA DOYURUCU OLMUŞ TESEKKUR EDİYORUZ...DEVAMINI BEKLİYORUZ...

mehmet gönenc;
ihsan deniz eğer şiire nokta koyuyorsa buna sadece üzülürüm...ne de olsa buz ve fire tek ciltte kala

Mehmet Oyan;
Kitabevleri şiire bigane kalsa da,şiirler sayfalar arasında öksüz-yetim olsa da,ölümüne şair

KEMAL ERİMEZ;
mustafa kemal ülkenin sartlarına göre her kesimi kullanmış anlaşılan ...U.SALİH BEYE TESEKKUR EDERİZ

EROL KÖMÜR;
Yeşil Ordu'nun kurucu üyelerine bakıldığında neredeyse tamamının İttihaçı olduğu görülür. İttiha

EROL KÖMÜR;
Ne acı! Memleket işgal edilirken veliaht şehzademiz üzüntüsünden Şişli atölyesinde tabloları yapıp&#

sezai gülşenoğul;
pes mi desem peh mi karar veremedim.Bu ne ego birader!! Peh!

Muhammed;
Sokaklarına sinmiş, nispet kokusundan belli: Mersin’den gelmiş geçmiş, nûrlu bir Kur’an G

y. emre altuntaş;
yeni ekip, yeni bir ruh... güzel şeyler olacak inşallah. allah kolaylıklar versin...muvaffakiyet

     Foto Galeri
Celal Hoca Anma Programı
Cahit Zarifoğlu
Aşkar Dergisi
     ANKET
Sitelerdeki anketlerin herhangi bir konuda gerçeği yansıtacağına inanıyor musunuz?
Hayır (52 %)
Evet (10 %)
Biraz (7 %)
Bazen (5 %)
Siteye göre değişir (24 %)
 
    Anasayfa | Dergi Kültür  
İsmail Kılıçaslan neden huzursuz!
İsmail Kılıçaslan neden huzursuz!
16 Ocak 2010 - 01:42:24
İkinci Ahmet Hakan , hiç islamcı olmadın, zaten iyi şiir de yazmyorsun gibi birçok eleştiriye maruz kalan Kılıçaslan Gerçek Hayat'ın son sayısında içini döktü...

ZİNCİRLERİMDEN BAŞKA KAYBEDECEK NEYİM VAR?
Hiçbirşeyim.

Sokaktan geliyorum ben. Şiiri sokakta buldum. Kavga etmeyi sokakta öğrendim. Raconu orada…

Şimdi, otuz üç yaşına gelmiş ve epeyce pişmanlık biriktirmiş bir adam olarak diyorum ki “zincirlerimden başka kaybedecek hiçbir şeyim yok.”

Benim kutsal, yüce, değerli bulduğum hemen herşeyi gözden geçirmeye ihtiyacım varmış çünkü. Şiir yazarken, televizyonda çene çalarken “ üç oda bir salon konforunda” bir zihinle berbat ediyormuşum herşeyi.

Mesela Aristo’nun “dostlarım, dostluk yoktur” sözüne dudak bükerken yanlış yapıyormuşum. Mesela Kazancakis’in “ben huzursuz tarikatındanım” diyen keşişini yanlış anlamakla mukayyetmişim. Bir ideolojinin (yaşamımın ve inançlarımın bizatihi ürettiği o büyük ve sarsılmaz ideolojinin değil, toplu bir delilik, bir sahte birliktelik, bir ilkesizlik bütünü olan ideolojinin) neferi olarak “huzursuz” olunamıyormuş meğer.

Geçen hafta kaleme aldığım yazıdan sonra bir kez daha anladım ki “ideolojik” okumanın insanda yarattığı körleşme tedavi kabul etmiyor. Çünkü benim -kısadan söyleyeyim- “iktidar olmayı değil, mutmain bir kalbi önemsiyorum” demeye çalışmam bile, bu kısır ideolojik körleşmenin hayhuyu arasında taca gitti.

Huzursuzum evet. Haddime değilse de herkese de huzursuz olmayı öneriyorum. Zira, huzursuzluk en nihayet Peygamber mesleğidir. Bir mağarada uzun uzadıya hayatı, hayatın anlamını, nereden gelip nereye gittiğimizi düşünebilecek kadar huzursuzsak, günün birinde Cebrail bize de gülümser belki.

Ve evet. Mesela Allah’ın bize şu meşhur diğer tarafta “dünyevi iktidarı ele geçirdiniz mi”, “televizyon açtınız mı”, “gazete çıkardınız mı”, “ekonomik bir ilişkiler ağı oluşturdunuz mu”, “AKP’ye oy verdiniz mi”, “emrettiğim gibi Amerikalılarla yeşil kuşak konusunda anlaştınız mı” diye soracağını hiç mi hiç düşünmüyorum artık. Bunun yerine “sana iyilerden dediler mi”, “adil miydin”, “dünyanın daha iyi bir yer haline gelmesi için çabaladın mı”, “kimseye senden bir kötülük erişti mi” falan gibi sorular soracağını düşünüyorum.

Ve gene evet. Bu soruların cevabını alnı ak, başı dik şekilde verebilen adamın dünyanın en ideolojik adamı olduğunu, dünyadaki kötülükleri sadece bu adamın düzeltebileceğini düşünüyorum.

Hatırlayalım Peygamberi. Etrafına toplanan herkese “iyilerden olmak istiyorsan zincirlerinden başka kaybedecek hiçbir şeyin yok” demediyse ne dedi? “Din güzel ahlaktır” demediyse ne dedi? Mekke’nin en güvenilir adamı o değilse kimdi?

Beni, kendisiyle kökten bir hesaplaşmaya giren şu gariban, sokaktan gelme adamı, meşhur etmek, popüler kılmak için uğraşan tekmil zevata şunu söylemek istiyorum. Ben davayı satmıyorum. Sadece “dava o değildi galiba” demeye çalışıyorum. Zokayı yutmamak için de “zincirlerimden başka kaybedecek hiçbir şeyim yok ey Muhammed(s.a.v). Bana mutmain bir kalp için gerekeni söyle” diyerek yalvarıyorum.

Adım İsmail Kılıçarslan; ama ismimin baş harfleri vallaha da billaha da “acz” tutuyor.

Paylaş
 

Yorum Ekle   Arkadaşına Gönder   Yazdır
     Yorumlar Tüm yorumları göster
 ssss / selam
 ismail abi şu hayatta samimiyetine inandığım az insandan birisiniz,sizin gibi insanların hala yaşıyor olması ve onlarla karşılaşmış olmak beni çok mutlu ediyor,büyük bi açlıkla ne diyeceğinizi merak ederek sizi dinleyip takip ediyorum baazen şu yorulmara bakıyorumda herkes yazarken kendi ideolojisini belli ediyor konudan uzaklaşılıyor verilmek istenen mesaj yok oluyor ve bunu yapmak neden gerekirki ama siz bir şey yazıyorsunuz .lütfen yazmaya ve bizi huzursuz etmeye devam adin
13 Şubat 2011 - 03:03:37

 Yücel Kaya / Size Katılmıyorum.
 Hocam, Ülke TV'de sizin her programınızı zevkle izlerdim. Sizi severdik çünkü farklıydın. Sen yapmacık değildin, Gözlerine bakıpta yüreğini görebileceğimiz nadir kişilerden biriydin. Ekranların halkımız adına senin gibi yüzleri görmesi gerekirken köşeye çekilme ihtiyacı duydun. Seni bekleyenleri elinin tersiyle iterek. Sana katılmıyorum, çünkü peygamberimiz tüm yaşamını mağarada geçirmedi. Cebrail ona geldiğinde "Ey örtüsüne bürünen peygamber kalk..." dedi. "Ey örtüsüne bürünen İsmail kalk" sözüne muhatap olmadan görmeyi arzu ediyoz.
13 Kasım 2010 - 11:55:37

 ahmet / sorular
 Son zamanlarda insanlare bu soruyu sıkça sorar olmuşlar galiba..kendini islamcı diye niteleyen veya hisseden insanların aslında bir yaşayamamışlık açlığı ile dünyanın nimetlerine olan düşkünlüklerini görünce bu soru benim de aklıma saplanıp kaldı...acaba biz de ciğere ulaşamayan kedilermiydik..!!
03 Eylül 2010 - 10:37:36


     Dergi Kültür kategorisine ait diğer haberler
 18:55  Kış mü’minin baharıdır
 12:45  Yedikıta vefalı dergi
 10:06  Cami hayatın merkezidir
 08:11  Mevlana Vakfı’na uzanan eller kırılsın
 09:12  Evet, futbol bir ayak oyundur
 05:01  Bu Kanon da ne ola ki
 10:46  Kitap Zamanı her zamanki gibi
 07:21  Tasavvuf Denge Kurma Sanatıdır
 15:27  Afrika imtihanından geçtik
 15:42  Yeni Dünya Dosta Gider

     NE VAR NE YOK







     SORU - CEVAP
Gariplerin Kitabı bir klasik
     ÖZEL HABER
Anadolu’da Bir Gönül Efendisi
     ÖZEL RÖPORTAJ
Kutuz Hoca’nın ardından…
     KİTAP KÜLTÜR
Aşk öldürür
     DERGİ KÜLTÜR
Kış mü’minin baharıdır
     Videolardan
Zikir
Neşet Ertaş
Erkan OĞUR
  Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeksizin kullanılması yasaktır.
Görsel Tasarım ve Yazılım : Mehmet Akif KARDEŞ

Kültür,Sanat Edebiyat